tumor.gen.tr https://www.tumor.gen.tr Tümör, Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, tumor.gen.tr Mon, 12 Oct 2015 00:00:00 +0000 Wed, 18 Sep 2019 00:00:00 +0000 60 Çocuklarda Beyin Tümörü https://www.tumor.gen.tr/cocuklarda-beyin-tumoru.html Wed, 14 Nov 2018 09:29:30 +0000 Çocuklarda beyin tümörü, aslında aynı şekilde yetişkinlerde de meydana gelen bir durumdur. Direk olarak kişilerin beyinlerinde bulunan bazı dokuların anormal gelişimlerden kaynaklanan bu tümörler, müdahale edilmediğinde sonucun Çocuklarda beyin tümörü, aslında aynı şekilde yetişkinlerde de meydana gelen bir durumdur. Direk olarak kişilerin beyinlerinde bulunan bazı dokuların anormal gelişimlerden kaynaklanan bu tümörler, müdahale edilmediğinde sonucunda ölümü getiren rahatsızlıklardır. Bu nedenle çocuklarda görülen beyin tümörleri, insan hayatında ciddi risk oluşturmaktadır. Beyin tümörleri, insanlarda çocukluk dönemlerindeki kanserler arasında çok görülen lösemi rahatsızlığından sonra ikinci sırada gelmektedir. Birçok farklı nedene bağlı bir şekilde oluşum gösteren çocuklarda beyin tümörü, gerekli olan önlemler alınmadığında hızlı bir şekilde artan bir rahatsızlıktır. Aslında çocuklarda görülen beyin tümörlerinin birçok nedeni olduğu söylense bile bu nedenlerin birçoğu net olarak ortaya çıkarılamamıştır. Eski tarihlerden beri yapılan araştırmalara rağmen net bir neden elde edilememiştir. Fakat bazı durumlar direk olarak çocuklarda beyin tümörü riskini iki katına çıkarmaktadır. Beyin tümörlerine daha önceden de belirttiğimiz gibi zamanında müdahale yapılmalıdır. Çünkü insanlarda bu sorun tedavi edilmezse, sonunda ölüme neden olmasa bile kalıcı olarak nörolojik problemlerin oluşmasına da neden olacaktır. Çocukluk çağlarında kişilerin sinir sistemlerinde bulunan tümörlerin yarısından çoğu anatomik olarak posterior fossa olarak bilinen bölgede meydana gelmektedir. Genel olarak bakıldığında çocuklarda beyin tümörü, günümüzde karşılaşılan kanser hastalıklarının yüzde yirmisini oluşturmaktadır. 

Çocuklarda beyin tümörü ne gibi belirtilere neden olur
  • Çocuklarda meydana gelen beyin tümörleri ilk zamanlarda ciddi belirtilere neden olmasa bile bir süre sonra tümörün büyümesine bağlı olarak daha büyük sorunların oluşmasına neden olacaktır. Özellikle sık görülen baş ağrıları, çocuğunuzun günlük yaşamında sorunlar yaşamasına neden olacaktır. Bu durum sosyal olarak da kendisini gösterecektir.
  • Belli bir süre sonra çocuklarda kusma şikayetleri meydana gelecektir. Mide bulantısı ve kusma rahatsızlığı, çocuklarda kronik bir hal alacağı için kişiler doktora mecburi olarak gitmek zorunda kalacaklar. 
  • Çocuklarda beyin tümörü, ilerledikten sonra sık sık denge kayıplarıyla kendisini gösterecektir. Çocukta ara ara meydana gelen denge kayıpları yürümede ve ayakta durmada çok ciddi sorunlara neden olacaktır. Bu durum belli bir süre sonra oldukça rahatsızlık verici bir hale gelebilir.
  • Yine hastalığın ileri ki dönemlerinde çocuğunuzda bayılma ve bulanık görme durumları meydana gelebilmektedir. Çocuklarda beyin tümörü rahatsızlıkları genellikle beynin fonksiyonlarını tam olarak yerine getirememesi nedeniyle bu gibi belirtilere neden olmaktadır. 
  • Son olarak ortaya çıkan en ciddi belirtilerden bir tanesi ise beyin tümörünün kafa iç basıncını arttırmasıdır. Bu basıncın artması durumunda direk olarak nörolojik sorunlara neden olur ve hastalığın erken teşhis edilmesini sağlar.
Çocuklarda beyin tümörü neden olur
Daha önceden de belirttiğimiz gibi çocuklarda beyin tümörü rahatsızlığının net olarak bir nedeni bulunmamaktadır. Fakat bazı insanlarda meydana gelen sorun aile içerisinde genetik olarak görüldüğü için bu duruma neden olan etken kalıtsallık olarak ele alınır. Bunun yanı sıra çocuklarda beyin tümörüne neden olan etkenlerden bazılarının da hava kirliliği, doğum sırasında alınan hasarlar, bazı organik bileşimler, bağışıklık sistemini baskılayıcı tedaviler gören çocuklar ve daha da önemlisi aşırı radyasyona maruz kalmış çocuklarda bu tümör rahatsızlığı çok görülmektedir. 

Tanı ve tedavi: 
Çocuklarda beyin tümörü rahatsızlığının meydana getirmiş olduğu belirtiler ele alındığında direk olarak yapılan testler sonrasında net tanı konulmaktadır. Özellikle tıbbi görüntüleme cihazlarıyla bu tanı çok daha rahat bir şekilde konulur. Daha sonrasında ise tedavi aşamasında çeşitli ilaçlar kullanılarak hastalık ortadan kaldırılmaya çalışır. Fakat herhangi bir iyileşme görülmezse bu durumlarda cerrahi müdahaleler]]> Göz Tümörü https://www.tumor.gen.tr/goz-tumoru.html Wed, 14 Nov 2018 16:42:54 +0000 Göz Tümörü, genelde bebeklik döneminde daha çok görülen göz sorunları içinde yer alır. Bu gibi göz sorunları oldukça fazla can sıkan durumdur. Tümör kitle şeklinde oluşum gösteren belirtilerdendir. Halk arasında tüm Göz Tümörü, genelde bebeklik döneminde daha çok görülen göz sorunları içinde yer alır. Bu gibi göz sorunları oldukça fazla can sıkan durumdur. Tümör kitle şeklinde oluşum gösteren belirtilerdendir. Halk arasında tümör denildiği zaman akla ilk gelen şey kanser olur. Ancak tümör daha fazla kapsama sahip olan bir tabir alarak iyi huylu olan kitlelerden oluşmuştur. İyi huylu olan kitlelere en fazla göz çevresinde rastlanılır. Göz tümörü belirtilerinden bir kaçı net tanı olarak belirir iken bazıları ise estetik durumda iken meydana gelmektedir. Bazı gözde oluşan göz tümörleri ise takip altına alınmaktadır. Ancak kötü huylu olan bir tümör eğer oluşum gösteriyor ise estetik endişelerin bir kenara bırakılarak bir an önce tedavi planının uygulanması gerekir. Oluşan göz tümörüne bağlı olarak ortaya çıkan göz kanseri tedavi yöntemleri gözde oluşan tümörlerin cinsine ve ortaya çıka bölgeye göre değişkenlik göstermektedir. Gözde oluşan bazı göz tümörleri cerrahi uygulama uygulanmasından kaçınılmaz olmaktadır. Göz tümörü çocuklarda da çok sık görülen bir göz rahatsızlığıdır. Bebeklerde çocuklara göre çok daha fazla görülen göz tümörü çok ciddi olan Retinoblastom adı verilen hastalık görülür. Retinoblastom en çok çocukluk döneminde görülen ve kötü huylu olarak oluşum gösteren bir göz tümörüdür. Genetik olarak aileden gelmektedir. Sporadik ile ailevi olması ile ortaya çıkar. Göz bebeği içinde beyaz renkli pupilla yani lökokori ismi verilen kızarıklık oluşması gözde kayma gibi belirtiler ile ortaya çıkar. Bu oluşumlar genelde her iki cinste de görülür. Göz tümörü oluşumlarının bir çoğu çocuklarda tam üç yaşından önce belirgin bir hale gelmektedir. Oluşan tümör irsi yani kalıtsal olarak oluşabilir veya kalıtsal olmaz. Göz tümörü belirtileri farklı, farklı belirtiler olarak ortaya çıkar. Şaşılık oluşumu şeklinde olur bu sebepten dolayı da şaşılık şikayeti olan kişilerin hiç geciktirmeden göz hastalıkları uzmanına mutlaka gözükmesi gerekir. 

Göz Tümörü Belirtileri Nelerdir

  • Şaşılık
  • Göz çevresi ve etrafının şişmesi
  • Gözün ön tarafa doğru şişmesi
Göz Tümörü Tedavisi

Göz tümörünün tedavisi cerrahi yöntemidir. Tedaviye başlanmadan önce küçük bir parça alınarak analiz edilir. Oluşan tümörün şekline göre karar verilir. Eğer gözde oluşan tümör küçük ise bir bütün şeklinde çıkartılır. Tümör alındıktan sonra da göz kapağı ya kendi kendine yada özel yöntemler kullanılarak yeniden göz kapağı yapılmaktadır. Bunu yapabilmek içinde öncelikle vücudun kulak arkasından, ağız içinden ve kulak kıkırdağından yada vücudun herhangi bölümünden alınmış olan cilt sayesinde tamiri yapılır. Bazal hücreli olan karsinom gibi tümörlerin tedavilerinde sadece ameliyatın yeterli olacağını cerrahi sınırların çok temiz olması halinde kemoterapiye veya radyoterapiye gerek yoktur. Malign melanom ve retinoblastom gibi bazı hastalıklarda plak, ışın ve lazer tedavisi uygulanmaktadır. Tedaviye yaklaşımda ise tümörün büyüklüğü oldukça önemli bir unsurdur. Belirli bir seviyenin sütünde büyüklüğe sahip olan tümörler gözün alınmasını dahi gerektirebilir. 




]]>
Rahimde Tümör https://www.tumor.gen.tr/rahimde-tumor.html Thu, 15 Nov 2018 01:52:59 +0000 Rahimde Tümör, hem her rahimde hemde rahmin büyüklüğüne göre kötü huylu veya iyi huylu olarak oluşan tümördür. Genelde rahim içinde ortaya çıkan tümör çeşitlerine daha önceden doğum yapmamış olan bayanlarda aynı Rahimde Tümör, hem her rahimde hemde rahmin büyüklüğüne göre kötü huylu veya iyi huylu olarak oluşan tümördür. Genelde rahim içinde ortaya çıkan tümör çeşitlerine daha önceden doğum yapmamış olan bayanlarda aynı biçimde rahmin büyüklüğünde oluşan kanser çeşitlerine de genelde daha önce hiç doğum yapmamış olan bayanlar rastlanılır. Rahimde oluşan tümörün cinsine bağlı olarak kişi yağ yakma yolu ile yada ameliyat ile tedavi edilir. Rahmin büyüklüğünde oluşan bir iltihap türü olarak karşımıza çıkar. Daha çokta rahim düşüklüğü olmasından sonra karşımıza bu tip tümörler daha çok çıkar. Bu tümör türü çoğunlukla rahim içinde çok azda olsa rahim büyüklüğünde oluşan iyi huylu olan tümörlere ''fibroit'' ismi verilir. Bağ dokusundan oluşmuş olan bu yumru daha önce hiç doğum yapmamış ve evlenmemiş olan bayanlarda oldukça sık görülür.

Rahimde Tümör Belirtileri
  • Cinsel ilişki esnasında ağrı ve acı hissi
  • Çok sık idrara çıkmak
  • Aşırı akıntı
  • Adet dönemler arasında kalan üç haftalık dönemlerde de kanamaların olması söz konusu olabilir.
  • Kişinin ayak bileklerinde şişme olur, ayrıca da basur memesi, virüs ve çok azda olsa görülen akıntılar da başka belirtiler içinde yer alır.
  • Rahim içinde bulunan kan dolaşımına etki ederek çok aşırı adet kanamalarının olmasına neden olur.
  • Oluşan tümörün rahime baskı yapmasından dolayı sancılar olur ve idrar yapar iken zorlanma olur.
Rahimde Tümör Tedavisi

Rahim içinde oluşan bu tür tümörlerde iltihap kurutan ilaçlar alınarak oluşan iltihaplanma kurutulmaya çalışılır. Daha sonra da eğer ihtiyaç duyulur ise ''diyatermi'' adı verilen bir yöntem ile rahim büyüklüğünün yakılması söz konusu olmaktadır. Fakat genellikle ilaç alarak kolaylıkla tedavi edildiğinden dolayı bir sonraki adet dönemi olup bittikten sonra tümörün yok olduğu görülür. Bu kanser çeşidinde ameliyat haricinde başka bir tedavi yöntemi yoktur. Birden daha fazla kişide tümör olması durumunda doktorun bayanın rahminin kadının alınması teklif etmesi de söz konusu olabilir.





]]>
Omurilik Tümörü https://www.tumor.gen.tr/omurilik-tumoru.html Thu, 15 Nov 2018 08:58:54 +0000 Omurilik Tümörü, Beyin gibi omurilik de genişleme olanağından yoksun ve hacim değişikliklerini karşılayamayan bir boşlukta bulunur; bu sebeple küçük bir kitle bile ağır sinir sistemi bozukluklarına sebep olabilir.Birincil yad Omurilik Tümörü, Beyin gibi omurilik de genişleme olanağından yoksun ve hacim değişikliklerini karşılayamayan bir boşlukta bulunur; bu sebeple küçük bir kitle bile ağır sinir sistemi bozukluklarına sebep olabilir.Birincil yada yayılım nedeni ile gelişen omurilik tümörleri acil beyin cerrahisi hastalığıdır. Girişim zamanında gerçekleştirilmez ise, tümör geriye dönüşü olmayan bir felce sebep olur. Omuriliğin en sık tümör rastlanan bölümü göğüs  omurları olur. Çünkü bu bölgede hem omur sayısı fazladır, hem de beyin-omurilik zar tümörü bu omurlarda daha çok görülür. Ayrıca bu bölge mediastine oldukça yakındır. Mediastinde ise çoğunlukla meme ve akciğer kanserlerinin yayılmalarına bağlı olarak büyüme gösteren lenf bezleri bulunur ve bunlar omurilik kanalına doğru büyümek sureti ile omuriliğe baskı yaparlar.

Omurilikte Tümör Başlangıç Belirtileri: Belirtilerin yüzde 80-90 gibi büyük bir kısmının başlangıç evresinde tümörün yerleştiği bölge ağrılıdır. Ağrı sinir kökleri üzerindeki baskıdan dolayı meydana gelir ve genellikle iki yanlı bir yayılımı olur. Omuriliğe baskı ile klinik belirtilerin meydana çıkması arasındaki süre, tümörün büyüme hızına ve yerine bağlı olarak değişebilir. Başlangıçtaki ağrılı safhayı, bir dizi sinir sistemi bozuklukları takip eder; bunlar, da baskının ilerlemesini gösteren belirtilerdir. Bu belirtiler hareket eksikliğinden felce kadar değişebilir. Baskı nedeni giderilmez ise süreç son evreye geçer ve tam duyu yitimi, deride beslenme bozuklukları, sık görülen yatak ülseri gibi belirtilere rastlanır.

Omurilik Tümörü Tanısı: Öncelikle, hastaya hiçbir zararının olmaması ve tanıda yanılma payının az olması sebebi ile bilgisayarlı tomografi  ve magnetik rezonans  yöntemlerine başvurulur. Bunlardan başka omurilik boşluğunun kontrast madde verilerek görüntülenmesi metodu olan miyelografi uygulanır. Damarsal omurilik hastalıklarında ise anjiyografi faydalı sonuçlar verir. Omuriliğe baskı yapan belirtilerin en doğru tanısı, bilgisayarlı tomografi, magnetik rezonans ve miyelografik incelemelerin ortak sonucuyla verilir. Beyin-omurilik sıvısının incelenmesi  bel omurları arasından iğne ile sıvı alınarak sağlanır. Bu şekilde alınan sıvıda protein yoğunluğunun arttığı görülür. Bu tahlillerde, bazı özel yöntemler kullanılarak, birincil tümörlerde seyrek olarak, yayılım ile oluşan tümörlerde ise daha sık olarak tümör hücreleri ortaya çıkar.

Ayırıcı tanı: Birincil veya yayılım sonucu ortaya çıkan beyin tümörlerinin ayırımında;, hastaların anlattıkları dikkate alınmalıdır.. Yayılım sonucu meydana gelen tümörler en çok 50-60 yaşlarında görülür. Omurilikte bir tümör yayılması şüphesi belirince, birincil tümörün yeri hakkında bilgi edinilmesi hayati önem taşır. Beyin-omurilik zar tümö­rüne kadınlarda daha sık rastlanır. Göğüs bölgesine yerleşir, yavaş bir şekilde gelişir ve çoğunlukla ağrı yapmazlar. Omurilik kanalı boyunca etrafa yayılan nörinomların yavaş bir gidişi vardır ve tek taraflı ağrı yaparlar.

Tümörün gidişi ve komplikasyonları: Omurilik dışındaki omurga tü­mörlerinde gelişim, tümörün tipi, kütlesi ve büyüme hızına bağlıdır. Omuriliğin içerisine yerleşen tümörlerin gelişimi daha hızlıdır; hastaların büyük çoğunluğunda iki ay içinde iki taraflı felçler görülür. Büzgen kasların işlevinin bozulmasına, sert zar dışı tümör biçimlerinde daha erken olmak üzere, olguların %60'ında rastlanır. Lezyonun yerleşim yerinin altında tam bir felcin meydana gelmesi, onkoloji acil polikliniklerinde sık rastlanan bir komplikasyondur. Kütle cerrahi ameliyat ile alınabilir ya da ışın tedavisi yapılabilir.

Omurilik Tümörü Tedavisi: Tümörün tipine ve yerleştiği yere göre değişiklik gösterir.

Cerrahi: Cerrahi ameliyat ile tümör alınır. Omurilik dışı, iyi huylu, sert zar içi tümörlerin tedavisi cerrahi yöntemdir. Omurilik içi tümörlerin tedavisinde ameliyatın başarısız sonuçlar doğurma ve ölüme yol açma riski yüksektir; sonuçlar çoğunlukla hayal k]]> Çocuklarda Kemik Tümörü https://www.tumor.gen.tr/cocuklarda-kemik-tumoru.html Thu, 15 Nov 2018 10:04:38 +0000 Çocuklarda Kemik Tümörü, normalden hızlı büyüyen eğer iyi huyluysa oluştuğu kemiğe kötü huylu ise kemikle beraber aynı zamanda etrafındaki organlarda sıçrama gösteren bir çeşit tümör türüdür. Aslında kemik dışınd Çocuklarda Kemik Tümörü, normalden hızlı büyüyen eğer iyi huyluysa oluştuğu kemiğe kötü huylu ise kemikle beraber aynı zamanda etrafındaki organlarda sıçrama gösteren bir çeşit tümör türüdür. Aslında kemik dışında değilde, kemik içinde oluşan tümörlerden bahsediyor. Bunlar kemik, kıkırdak ve kemiğin içinde bulunan yağ ve dokular yani kemik iliği ve bağ dokuları diyebiliriz. 

Çocuklarda kemik tümörü, bir dokunun kontrolsüz bir şekilde çoğalarak büyümesi ve bir kitle oluşturmasıdır. Bu tümörler vücutta kemikler dahil başka diğer dokularda da görülmesi mümkündür. Çocuklarda kemik tümörü, gece uyurken uykudan uyandıracak kadar büyük bir ağrı ve şişlik ile ortaya çıkar ve yaş aralığı ise 10-30 yaşları arasında görülür. İyi huylu kemik tümörü biraz daha erken başlıyor. Bu tümörlerin yaş aralığı ise 5 ile 20 yaş aralığıdır. Metastaz adı verilen tümörler ise 40 yaş ve üzeri kişilerde görüldüğü bilinmektedir. İyi huylu tümörler bulunduğu yani oluştuğu yerden başka bir yere dağılmaz. Ama bunlar tedavi edildiği halde bile zaman zaman tekrar ortaya çıkabiliyor. Ama bu ihtimal bile uzmanlar tarafından kötü bir anlama gelmediğini açıklandı. Ama habis adı verilen tümörün kötü huylu tümör olduğunu ve risk taşıdığını söyleyebiliriz. Bu tip tümörler kansere daha yatkın, yani kanser özelliği taşıyor ve diğer organlara da sıçrayış gösterip hayati tehlikeye yol açıyor. Bu rahatsızlık ağrı ile orta çıkıp süreklilik haline geliyor ve ilerleyen zamanlarda da bu şikayetler artış gösteriyor. Çocuklarda kemik tümörü aynı zamanda kemikleri eriterek gücünü azalmasını sağlıyor. Daha önce fark edilmeyen bir tümör kemiği incelterek kırığa sebep olarak kendini fark ettirecektir. Bazende hiç bir belirtisi olmadan kendini tesadüfen başka bir rahatsızlık sonucu çekilen röntgen ve başka şeylerden ortaya çıkar. Çocuklarda kemik tümörü özellikle ergenlik döneminde boy atan çocuklarda görülür. Özellikle de erkek çocuklarında bu hastalığa yakalanma riski oldukça yüksektir. Bu durum çocukların hızlı boy atma döneminde daha çok rastlanır, bunun sebebi henüz bilinmemektedir. 

Çocuklarda Kemik Tümörü Belirtileri Nelerdir
  • Büyük ağrılar hatta uykudan uyandıran ağrılar
  • Hastalığın ilk belirtileri arasında ateş, kilo kaybı, yorgunluk ve genel bir bitkinlik durumu oluşur.
  • Bu bölümde oluşan şişlikle kendini belli eder
  • Rahatlık olan bölge kızarık veya aşırı sıcak  olur ve şartlara bağlı olarak hareketlerde ağrıya sebep olur bu da hareketlerde kısıtlamalara neden olur. 
  • Bazen bu bölgede çok basit bir nedene bağlı olarak hemen kırılma görülür.
  • Bulantı ve kusma hissi 
  • Bu durumlar eğer varsa hemen bir doktora gidip kontrol altında tutmak önemlidir lütfen basite almayın. 
Çocuklarda kemik tümörü tedavisi
  • Bazı uzman doktorlar tümörün alınmasını önerir. Bu sonuç olası patolojik kırıkları önler.
  • Bazı durumlarda tümörün tipine, hastanın durumuna ve yaşına göre değişiklik gösterir. Bazı durumlarda tıbbi tedavi ağrıları geçirmeye yarar. Kazılarda kendi kendine kaybolur özellikle çocuklarda.
  • Eğer tümör kötü huylu ise cerrahi tedavi gerektirebilir. 
  • Bunların yanında bir takım çalışması yaparak değerlendirme yapılır. 
  • Kemoterapi ve radyoterapi de uygulanabilir.
]]>
Ayakta Tümör https://www.tumor.gen.tr/ayakta-tumor.html Thu, 15 Nov 2018 16:54:17 +0000 Ayakta Tümör, uzun yıllar boyunca tedavisi en zorlu hastalıklardan birisi olmuştur. Eskiden ayak gibi herhangi bir yerde çıkan kemik tümörleri, bu hastalığa yakalanan kişilerde ayak tümörünü almak için direk kişinin ay Ayakta Tümör, uzun yıllar boyunca tedavisi en zorlu hastalıklardan birisi olmuştur. Eskiden ayak gibi herhangi bir yerde çıkan kemik tümörleri, bu hastalığa yakalanan kişilerde ayak tümörünü almak için direk kişinin ayağı kesiliyordu. Ayak tümörü olan hastanın bu ayak uzvu hem kesiliyor hem de bu hastaların 5-10 yıl hayatta kalma süresi ise maalesef yüzde 10 gibi düşük bir orandı. Çoğu hasta ise o kadar bile hayatta kalamıyordu. Bu dediğimiz olay bundan 10 yıl kadar önceydi. Tıpta yeni çıkan gelişmeler ışığında artık bu tedaviden sonra bu ayak tümörü olan kişi günlük hayatını uzun yıllar boyunca devam ettiriyor ve de ayak gibi önemli bir uzvunu kayıp etmek zorunda kalmıyor. Bugün ayak tümörü olan hastaların %90’ı herhangi bir uzuv kaybı yaşamadan tedavi edilebiliyor.

Ayakta Tümörün Belirtileri

Ayakta çıkan ayak tümörünün en önemli belirtisi ayakta meydana gelen şişlik ve de ağrıdır. Ancak ayakta oluşan ağrı ya da şişlik birçok irili ufaklı bir hastalıktan ya da sakatlıktan birisi olabilir. bu yüzden ayak tümörünün fark edilmesi ilk bakıştı zor oluyor. Ayakta tümör ile çok nadir olarak karşılaşıldığı için doktorun ayaktaki şişlik ya da ağrının nedeninin ilk olarak ayak tümörü olduğunu düşünmesi biraz zordur. Bu yüzden ayakta oluşan tümör biraz geç teşhis edilebiliyor. Özellikle tümörde erken teşhis çok önemlidir. Hastalara bu tanı konulmadan başka ön tanılar yüzünden ciddi şekilde zaman kaybı yaşıyorlar. Mesela ayakta çok durarak çalışan bir kişinin ayak tabanında ağrı ya da şişlik var ise bu kişinin ayak tabanında kötü huylu bir tümör olduğu ilk tedavide düşünülmesi çok zordur. Bu nedenle doğru tanıya erken varmak doktorun tecrübesi ve şüphelenmekten geçiyor.

Dinlenirken de ağrı ya da sızı var mı, ilaçlara tedavide etkili oluyor mu, artan bir şişlik ya da büyüyen bir kitle  var mı gibi sorular sorularak doğru tanıya ulaşılabilir. Ayakta tümörde basit bir röntgen çekimi bile doktora ipuçları verebilir. Özellikle ayak tümörünün kötü huylu olması yüzünden uzuv kayıpları ya da ölümler gerçekleştiği için erken tanı ve de doğru tedavi yöntemi ile vakit kaybetmemek çok önemli bir yer tutuyor.

Ayakta Tümör Tedavisi

Dünyada sağlık alanında yaşanan devrim niteliğindeki gelişimler ışığında artık ayak tümöründen muzdarip olan hastanın ayağındaki tümörün tam olarak nerede olduğunun bulunması ve de büyüklüğünün ne kadar olduğunun bilinmesi çok basite indirgendi. Eskiden tümörün tan yerinin bulunması için kullanılan alet sadece röntgen cihazıydı. Günümüzde ese MR, PET ya da bilgisayarlı tomografi cihazları yardımı ile tümörün vücuttaki haritalanması kolaylıkla yapılabiliyor. Yeni geliştirilen ilaç ve ışın tedavileri sayesinde kan dolaşımını karışabilen bu tümör hücreleri yok edilebiliyor. Işın tedavisi kullanılarak ayak tümörü küçültülerek ameliyat edilebilecek hale getiriyor. Ameliyattan sonra ise tümör alındıktan sonra oluşacak boşluklar yine teknoloji de yaşanan gelişmeler sayesinde kolaylıkla dolduruluyor.

Bu yazımızda sizlere ayak tümörünün belirtilerini, tedavisinin ne olduğunu, bu konuda erken teşhisin çok önemli olduğunu yani kısaca ayak tümörünü anlattık. Umarım sizin için yararlı bir yazı olmuştur. 

]]>
Tümör Çeşitleri https://www.tumor.gen.tr/tumor-cesitleri.html Fri, 16 Nov 2018 12:04:41 +0000 Tümör Çeşitleri, tümör Herhangi bir hücrenin ya da hücre gruplarının, organizmanın denetim mekanizmaları tesirinden çıkıp hızlı ve anormal bir şekilde çoğalma ile meydana gelen kitlelerin genel ismidir. Latince tüm Tümör Çeşitleri, tümör Herhangi bir hücrenin ya da hücre gruplarının, organizmanın denetim mekanizmaları tesirinden çıkıp hızlı ve anormal bir şekilde çoğalma ile meydana gelen kitlelerin genel ismidir. Latince tümör, “şişlik, ur” anlamına gelir.

Tümör genel bir tabir olup, tam bir tasnifi şu ana kadar yapılamamıştır. Değişik açılar tarafından yapılan ayırmalarda farklı zorluklarla karşılaşılır. Tümör çeşitleri için; Habis, kötü huylu, selim ise iyi huylu olarak yapılan ayrım oldukça eski olmasına karşın pratik ve anlaşılır olması, çoğu farklı özellikleri beyan etmesi nedeniyle, şu anda bile kullanılır. Habis tümörlerinin genel bir adı olarak kanser sözcüğü kullanılır.

Tümör Çeşitleri: tümörler benign ve maling tümörler olarak iki çeşittir Beling tümörler tehlikesiz iyi huylu tümörler, Maling ise ortaya çıktığı bölgeyi ve buradan yayılabildiği komşu hücreleriin de yapısını bozan kötü huylu tümörlerdir.

İyi Huylu Tümörler: İyi huylu tümörler kanser değildir. Tehlikesi yoktur. Komşu bölgelere yayılmazlar. Sınırları belirgin olup, komşu dokuları eritmez, zarar vermezler. Bu tür hücreler, onkogen yani farklılaşmışlardır. (mutasyon) ancak yine de orijinleri tahmin etmek olasıdır. Bulunduğu yerden tamamen alındığı zaman genellikle tekrar nüks etmezler. Örneğin; Siğil, kist, ben ve polipler benign tümördür.

Kötü Huylu (Malign) Tümörler: Bu tür tümörler ise kanser olarak isimlendirilir. Kötü huylu Habis tümörler çok hızlı büyür ve yayılır. Etraflarında kapsül yoktur, büyümeleri aşırı olduğundan, yanlarındaki kan damarları beslenmesinde anlamsız kalır. Bu sebepten tümör içerisinde bir çok doku ölümleri meydana gelir. Hücre kaybından daha fazla, hücre artışı olduğundan hacimleri hiç azalmaz. 

Kötü huylu tümörler, tek tek ya da grup halinde, kan ve lenf gibi bedenin tabi boşluğunda komşuları yoluyla yayılır, metastaz adı verilen yeni tümör üretirler. Hücreleri istila edip, üremeye devam eder. Mikroskopik tümörler, olgunlaşmamış hücrelerden oluşmuştur. Hatta tümörlerin hangi dokulardan çıktığı, hangi hücre grubunu taklit ettiği hala belirlenememiştir. Hücrelerin sekli, boyu ve çapı birbirine benzer özellik taşımaz. Buna pleomorfizm adı verilir. Çekirdek ile sitoplazma arasındaki oran bozulmuştur. Hücrelerin birbiri ile olan bağlılık ve bağlantısı bozulmuştur. operasyonla alındıkları zaman tekrar artmaya çok uygun yapıya sahiptir. Vücut içerisinde en çok rastlanılan kötü huylu (malign) tümörler; akciğer, kan, bağırsak tümörleri.

Metastaz; kanserli hücrelerin köken aldığı tümörden ayrılıp, lenf sistemi ya da kan dolaşımına girerek farklı organlara taşınması demektir. Bu bir defa taşındıktan sonra kanser olan hücreler hızla üreyip büyüyerek, o organlar içinde yeni tümör kitleleri oluşturur. nihayetinde organların işlevleri bozup, hastanın hayatını tehdit eder.

Kanserin Sınıflandırılması İsimlendirilmesi: Tümör çeşitleri içerisindeki kötü huylu maling tümörler=kanserler, ortaya çıktığı organ ya da köken aldığı hücre-doku tipine göre sınıflandırılır. Organa göre akciğer, mide, deri kanseri gibi isimleri alırken, hücre türüne göre karsinom, sarkom, lösemi ile lenfoma benzeri ana başlıkların altında isimlendirilir. Nihayetinde; akciğer küçük hücre karsinomu, mide adenokarsinomu, kemik sarkomu gibi tanımlardan söz edilir. İnsanlara ait kanserlerin yarısı kadarı meme, akciğer, prostat veya bağırsakta ortaya çıkar. Bu sebeple tetkiklerin birçoğu bu alanların üzerine odaklanmış durumdadır.

]]>
Tümör Hastalığı https://www.tumor.gen.tr/tumor-hastaligi.html Fri, 16 Nov 2018 14:33:02 +0000 Tümör Hastalığı, Tümör bir hücrenin ya da hücre gruplarının canlının kontrol mekanizmalarının etkisinden çıkıp hızlı ve normal olmayan bir şekilde çoğalması ile meydana çıkan kitlelere genel olarak verilen add Tümör Hastalığı, Tümör bir hücrenin ya da hücre gruplarının canlının kontrol mekanizmalarının etkisinden çıkıp hızlı ve normal olmayan bir şekilde çoğalması ile meydana çıkan kitlelere genel olarak verilen addır. Tümör kelimesi Latincede, "şişlik, ur" manasına gelmektedir. Tümör genel bir ifade olup, henüz bir sınıflandırması yapılamamıştır. Farklı boyutlarda yapılan sınıflandırmalarda çeşitli zorluklarla yüz yüze kalınmıştır. Habis (kötü huylu) ve selim (iyi huylu) şeklinde yapılan sınıflandırma baya geçmiş tarihe uzanmasına rağmen kullanışlı ve anlaşılır olması ve çok çeşitli özellikleri barındırmasından dolayı günümüzde hala kullanılmaktadır. Kötü huylu tümörler  genel bir isim olarak kanser sözcüğüyle ifade edilmektedir. Tümör hastalığı, vücudumuzda tıp dünyasında immunite  şeklinde tabir edilen kontrol mekanizması diye bilinen sisteme tabi olmadan çoğalıp büyüme sonucu meydana gelen hastalıktır. Organizmadaki sıradan hücre artması, belirli doku ya da organ oluşturana kadar devam etmektedir.. Tümörlerde ise hücre artması, vücudumuzdaki kontrol mekanizmasının sınırlarını aşmış ve limiti olmayan, düzensiz bir şekil almıştır. Bundan dolayı hücreler ihtiyaç olmadan çoğalırlar ve aynı zamanda çoğalan bu hücreler belli bir organ meydana getirmezler. Çoğaldıkları dokunun görevlerini ifa edemezler ve organın ve dokunun normal zamandaki yapısı makroskopik (gözle görülebilecek bir şekilde )ve mikroskobik düzeyde bozulur.

Tümör hastalığı tarihi çok eski zamanlara dayanmakla beraber 17. yüzyılda hücrelerin mikroskopla incelenmesiyle tümör konusunda detaya ulaşılabilmiştir. Tümörlerin, dokuları bir nevi taklit ettiği; hücrelerden oluştuğu ve bu hücrelerin etrafa dağılması ile çeşitli yerlerde yenilerinin oluştuğu tespit edilmiştir.

Tümör Hastalığı Genel Özellikleri

İyi huylu tümörlerin büyümesi yavaş gerçekleşmektedir. Bu tümörün yerleştikleri yer ya da kaynağı olduğu doku nedeniyle erken belirti verme ihtimali vardır. İyi huylu tümörün hücrelerinin artması yavaştır ve belli bir süre sonra çoğalması durabilir. Bulundukları dokudan uzak bölgelere yayılmazlar ve yeni tümörler oluşturmazlar. Bu tümörler tam olarak çıkarıldıklarında genelde nüksetmezler ve öldürücü özelliğe sahip değildirler. Ancak bu tümörler zaman içerisinde özellikleri değişip kötü huylu tümör olma özelliğine sahip olma ihtimalleri vardır. Bu tümörlerin ne zaman kötü huylu özelliğe dönüşebileceğine kestirmek güçtür ancak belirli tümör çeşitlerinde bu potansiyelin yüksek olduğunu belirtmek mümkündür. Tümör hastalığında kötü huylu urlar ise çok hızlı gelişirler ve çevresinde kapsülleri yoktur. Büyümeleri çok hızlı olduğundan dolayı çevresindeki kan damarları beslenmesinde yetersiz kalır. Bundan dolayı tümör içinde çok fazla doku ölümleri meydana gelir ancak hücre kaybından çok hücre artması gerçekleştiği için hacimleri azalmaz. Bu türde çok sık kanama oluşur ve cerrahi operasyonla çıkarıldıklarında çoğu kez yeniden çoğalma ihtimali bulunmaktadır.

Kanser ile tümör hastalığı günümüzde birbiriyle ilişkili kavramlar olarak bilinmektedir. Her kanser tümörü içinde barındırmakta ancak her tümör kanseri içinde barındırmamaktadır. Şöyle ki iyi huylu şeklinde tabir edilen tümör kanser değilken kötü huylu şeklinde tabir edilen kavram kanser olarak tanımlanabilir. 

]]>
Yüzde Tümör https://www.tumor.gen.tr/yuzde-tumor.html Fri, 16 Nov 2018 16:57:06 +0000 Yüzde tümör, oluşması, diğer bölgelerde çıkan tümörlerden çok daha fazla önem arz etmektedir. Çünkü yüz bölgesi kişiler arasındaki iletişimde önemlidir. Böylece kişiler yüzde çıkan patolojilere daha fazla itina göst Yüzde tümör, oluşması, diğer bölgelerde çıkan tümörlerden çok daha fazla önem arz etmektedir. Çünkü yüz bölgesi kişiler arasındaki iletişimde önemlidir. Böylece kişiler yüzde çıkan patolojilere daha fazla itina gösterirken tedavilerine çok daha önce başlar. Bu bakış açısından hareketle yüzde tümör oluşumda köyü ya da iyi huylu olsun tedavi edilmeleri şarttır. 
Yüz bölgesinde deri kanserinin neden olduğu tümörler genel kanserlerin yüzde ellisini oluşturur. Bu nedenle bu tür oluşumlar ihmal edilmemelidir. Masum görünen yararlarının oluşumunda kanserli hücreler rol oynayabilir. Bu gibi durumlarda erken davranıldığında tedavi çok daha başarılı olur. 

Yüz Tümörleri Çeşitleri:
  • Bazal Hücre Kanserler,
  • Yassı Epitel Hücreli Kanserler,
  • Maling melonom Oluşumlar,
  • Deri Eki Hücreli Kanserler,
Yüzde tümör oluşumlarından en çok bazal hücreli kanserler görülür. Daha sonra Yassı epitel hücreli kanser ve diğerleri takip etmektedir. 

Yüzde Tümör Oluşma Nedenleri
  • Güneş UV Işınları: Cilt kanserinin oluşma nedenlerinin büyük çoğunluğunu güneş ışınları oluşturur. Bazal hücreli ve yassı epitel hücreli kanserler baş, yüz ve boyun bölgesinde görülür. Güneş ışınları maling melonom oluşmasına da neden olur. 
  • Radyasyon: Herhangi bir nedenden dolayı radyasyona maruz kalma cilt kanserlerinin en önde gelen sebebidir.
  • Çeşitli Kimyasallar: Kimyasallar cilt hücre yapısını bozarken bununla birlikte güneş ışınları cilt kanser riskini arttırmaktadır. 
  • Genetik: Ailede cilt kanseri hikayesi olanların hastalığa yakalanma riski fazladır.
  • Yaş Faktörü: İleri yaşta erkeklerde bazal ve yassı epitel hücre kanseri daha sık görülür.
  • Uzun Süreli İyileşmeyen Yaralar: Uzun süre iyileşmeyen yanık gibi yaraların yüzde ikisinin yassı epitel hücreli kansere dönüşme riski bulunmaktadır. 
Yüzde Tümör Belirtileri Nelerdir
  • Yüzün bazı bölgesi ya da bölgelerinde yavaş büyüyen, üzeri normal deri renginden ya da yapısından farklı oluşumlar,
  • Merkezinde ülserasyon olan et parçaları,
  • Deride kısmında kabarıklık ya da kepeklenme olan yaralar,
  • Yassı epitel hücreli kanserde yaralarda ağrı olmayan, sınırları belirsiz kızarıklıkta, normal deri yüzeyinden kabarık nodüller görülür. 
  • Yaralar kabuklandığında klinik olarak ilerle hızı artar,
  • Belirtilen kanser türlerinde ağrı görülmez.
Yüzde Tümör Rahatsızlığının Tanısı

Yüzde oluşan tümörün kanserli olup olmadığının tek tanı yöntemi biyopsidir. Yaradan ya da nodülden alınan yeteri miktardaki parça patoloji laboratuvarına gönderilir. Sonuç yaklaşık olarak 5 günde çıkar ve tanı konur. 

Yüz Tümörlerinin Tedavisi
  • Cerrahi Tedavi: Ciltte kanserli yapının en hızlı tedavisi cerrahi uygulamadır. Tümör etrafında güvenli sınır belirlenir ve bu doku çıkarılır. Açık kalan bölge küçük olduğunda primer olarak kapatılırken defekt alan büyükse etrafı sağlam dokudan kaydırılarak flep yöntemiyle tamir edilmektedir. 
  • Radyoterapi: Bazen direkt bazen de cerrahi işlem sonrasında destekleyici tedavi olarak kullanılabilir. Eğer hastanın cerrahi müdahale şansı yoksa tümörlü dokunun küçülmesi için de uygulanabilmektedir.
  • Kemoterapi: Yüzde tümör oluşumlarında kemoterapi yapılmaz.
]]>
Böbrekte Tümör https://www.tumor.gen.tr/bobrekte-tumor.html Sat, 17 Nov 2018 06:45:22 +0000 Böbrekte tümör, böbrek kanserinin oluşmasını sağlar. Böbrekte tümör oluşumu hem iç kısımda, hem de dışta kabuk kısmında meydana gelebilir. Böbrekte idrarın meydan geldiği ve aktığı kısımda, aynı zamanda böbreğin d Böbrekte tümör, böbrek kanserinin oluşmasını sağlar. Böbrekte tümör oluşumu hem iç kısımda, hem de dışta kabuk kısmında meydana gelebilir. Böbrekte idrarın meydan geldiği ve aktığı kısımda, aynı zamanda böbreğin dışında oluşan tümörlerin nedenleri ve tedavisi farklıdır. Dış kısımda yani böbreğin kabuk kısmında oluşan tümörler daha sık görülür. Böbrekte tümör yapılan araştırmalara göre erkeklerde daha fazla görülüyor. Önceki yıllarda 65 yaş üzeri kişilerde böbrek tümörüne tanı konurken, günümüzde gelişen tanı yöntemleri sayesinde ve check up yaptırma alışkanlığının artmasıyla, daha genç yaşlarda da böbrek tümörü tanısı konulmaya başlanmıştır.

Böbrekte tümör nedenlerinin en fazla görülenleri
  • Fazla kilolar, özellikle obezite derecesinde olanlar
  • Sigara içme alışkanlığı
  • Yüksek tansiyon hastası olmak, en sık görülen böbrekte tümör oluşumu nedenleridir.
Böbrekte tümör belirtileri ve tanı kriterleri

Hastalarda böbrekte tümör olduğunda görülen klasik belirtiler karın ağrısı, karında kitle, idrarda kan olması ve nedeni bilinmeyen kilo kaybıdır. Ancak bu belirtiler hastaların sadece % 7 kadarında bariz şekilde görülür. Çoğunluğu farklı yakınmalarla bir sağlık kurumuna giderler. Burada böbrekte tümör olduğu tesadüfen tespit edilir. Bu durumda hastaların üroloji bölümünde değerlendirilmesi gerekir. Böbrek kanserinin hızla cerrahi olarak tedavi edilmesi oldukça önemlidir.Çünkü bu tümörlerin yayılma hızı oldukça fazladır. Günümüzde yapılan teşhislerde hastaların % 30 kadarında metastaz olduğu belirlenmiştir. Böbrekte tümör küçük olduğu dönemde teşhis edildiği zaman, kendine has belirtileri pek olmaz. Fakat böbrekten salgılanan bazı hormonların kanda dolaşması, bazı belirtiler, hatta hastalıklara yol açabilir. Bu tür belirtiler paraneoplastik sendrom olarak tanımlanır. Bunlar arasında en önemlileri;
  • Yüksek tansiyon
  • Nedeni bilinmeyen ateş yükselmesi
  • Nedensiz zayıflama
  • Nedensiz kansızlık sorunu oluşması
  • Karaciğer değerlerinin bozulması
  • Kanda sedimentasyon, CRP yükselmesi olarak sayılabilir.
Böbrekte tümör tanısı belirttiğimiz gibi hastaneye başvuran hastalara yapılan batın bilgisayar tomografisi, tüm batın ultrasonografisi, batın MR gibi radyolojik tetkikler sayesinde konur.

Böbrekte tümör tedavisi nasıl yapılır

Böbrekte tümör teşhisi yapılan hastalarda, en kısa sürede cerrahi girişimle tümörün alınması gerekir. Yapılan ameliyat genellikle başarılı şekilde sonuçlanır. Ancak tümör uzak alanlara yayılım gösterdiyse, ameliyat yeterli olmaz. Böbrek tümöründe yapılan ameliyatta, tümör çevre dokularla birlikte çıkarılır. Bu operasyona radikal nefrektomi adı verilir. Genel anestezi altında yapılan ameliyat açık yöntemle ya da laparoskopik olarak uygulanabilir. Tümörün büyüklüğüne göre ameliyat laparoskopik olarak yapılabilir. Büyük tümörlerde genellikle açık yöntem tercih edilir. Metastaz yapan böbrek tümörleri günümüzde kullanılan modern cerrahi yöntemlerle ve ilaçlarla tedavi edilebiliyor. Radikal nefrektomi ile birlikte immunterapi ilaçlarıyla hastalara kombine bir tedavi uygulanıyor. İlerleyen aşamalarda ise, tümörlü böbrek cerrahi olarak çıkarılmaktadır. Bu operasyonda sitoredüktif nefrektomi olarak tanımlanır.
]]>
Hipofiz Bezi Tümörü https://www.tumor.gen.tr/hipofiz-bezi-tumoru.html Sat, 17 Nov 2018 07:07:59 +0000 Hipofiz bezi tümörü, diğer tümör rahatsızlıklarına göre çok daha fazla görülen bir rahatsızlıktır. İnsanlarda yaş fark etmeden ortaya çıkan bu durum kimi zaman bir bebekte kimi zaman ise 60 yaşını geçkin bir yaşlı da Hipofiz bezi tümörü, diğer tümör rahatsızlıklarına göre çok daha fazla görülen bir rahatsızlıktır. İnsanlarda yaş fark etmeden ortaya çıkan bu durum kimi zaman bir bebekte kimi zaman ise 60 yaşını geçkin bir yaşlı da meydana gelebilmektedir. Son derece ciddi belirtilere neden olarak insanlarda günlük yaşamın olumsuz bir şekilde etkilenmesine neden olan bu tümör, direk olarak hormonların üretilmesinde ve hormonların salgılanmasında belirtilere neden olur. Bu nedenle insana hayatında çok önemli bir yeri olan hipofiz bezleri, tümör nedeniyle olumsuz bir şekilde etkilenir. Hipofiz bezleri üzerinde meydana gelen tümörler, en çok bezin uç kısımlarında meydana gelir. Aslında yapısal olarak bölgeden alınmaya uygun olan hipofiz bezi tümörleri, tekrarlama ve daha da büyüme tehlikesi nedeniyle alınamamaktadır. Hipofiz bezi tümörünün bir diğer adıyla hipofiz bezi kanseri denilebilir. Hipofiz bezlerinde oluşan kötü huylu tümörlerin kanser hastalığından bir farklı bulunmamaktadır. Hipofiz bezlerinde oluşan tümörler, bazen hipofiz bezinin görevlerini yerine getirmesine herhangi bir engel teşkil etmemektedir. Hipofiz bezi tümörü, eğer salgılama yapıyorsa bu durumda bir engel teşkil etmez. Fakat bazı türdeki hipofiz bezi tümörleri salgılama yapmadığı için insanlarda ciddi rahatsızlıklar meydana gelir. Bunlar direk olarak hormonların salgılanmamasına bağlı olarak gerçekleşmektedir. 

Hipofiz bezi tümörü ne gibi belirtilere neden olur

Görme problemleri: Hipofiz bezi tümörü ile birlikte meydana gelen birçok belirti arasında en önemlisi görme rahatsızlığıdır. Çünkü görme eyleminin gerçekleştirilebilmesi için gerekli olan hormonların düzenli olarak salgılanması, direk olarak bu duruma neden olmaktadır. 
Adet düzensizlikleri: Kadınlarda adet dönemlerinde salgılanması gereken birçok hormonun salgılanmaması ya da zamanında salgılanmaması nedeniyle birçok problem meydana gelmektedir. Bu durum bazen kadınlarda hamilelik durumları üzerinde de olumsuzluklara neden olabilmektedir. 
Cinsel problemler: Erkeklerde hipofiz bezi tümörü, direk olarak cinsel problemlerin ortaya çıkmasına neden olur. Bu problemler başta iktidarsızlık olmak üzere meydana gelmektedir. Bu nedenle bir diğer neden olarak cinsel iktidarsızlığı söyleyebiliriz.
Sabırsızlık: Kimi insanlarda normal olarak görülen sabırsızlık durumları bazı insanlarda da hipofiz bezi tümörü nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Son zamanlarda meydana gelen diğer belirtilerle birlikte sabırsızlık görülüyorsa bu durumlarda kesinlikle muayene olmalısınız.
Yorgunluk: Sadece hipofiz bezi tümörü için değil, vücutta meydana gelen diğer tümörlerde de direk olarak yorgunluk durumu söz konusu olur. Bu yorgunluk sürekli bir hal almaktadır. Bu nedenle bu durum da bir belirti olarak görülebilir. 
Aşırı hormon salgılanması: Bu durum özellikle çocuklarda hızlı büyümeye neden olarak aşırı bir hal alabilir. Bu gibi durumlarda hastaneye gidildiğinde tümör teşhis edilmektedir. 

Hipofiz tümörü nedenleri nelerdir

Aslında meydana gelen hipofiz tümörünün nedeni tam olarak ortaya çıkarılamamaktadır. Yapılan araştırmalara göre bu durum hakkında neden olan durum ortaya çıkarılamamıştır. Fakat bu durumun kalıtsal olarak aile içerisinde yayıldığı bilinmektedir. Bu nedenle aile içerisinde bir kişide bulunan bu durum direk olarak babadan ya da anneden çocuğa geçebilmektedir. 

Tedavisi nelerdir

Hipofiz bezi tümörü, meydana gelmesi durumunda ilk olarak doğru yöntemlerle teşhis edilmektedir. Teşhis gerçekleştirildikten sonra yapılması gereken en önemli şey aktif izlemdir. Tümör tıbbi olarak aktif bir şekilde izlenerek büyüyüp büyümediği anlaşılır. Daha sonra insanlarda meydana gelen belirtilerin ortadan kaldırılması amacıyla kişilere gerekli hormonlar dışarıdan verilmektedir. Bunun haricinde yapıla ilaç tedavileri ve radyasyon tedavileriyl]]> Kolda Tümör https://www.tumor.gen.tr/kolda-tumor.html Sat, 17 Nov 2018 23:21:41 +0000 Kolda tümör: Herhangi bir hücrenin veya hücre gruplarının kontrolden çıkıp anormal bir şekilde çoğalmasına tümör denir. Kemik dokusundan kaynaklanan tümörler iyi ya da kötü huylu olabilir. Kolda kötü huylu tümör büyüme Kolda tümör: Herhangi bir hücrenin veya hücre gruplarının kontrolden çıkıp anormal bir şekilde çoğalmasına tümör denir. Kemik dokusundan kaynaklanan tümörler iyi ya da kötü huylu olabilir. Kolda kötü huylu tümör büyüme ve gelişmesi sınırsızdır. Kolda bulunan tümör cerrahi bir yöntem ile yok edilse bile tekrar çıkabilir. Kan ve lenf dolaşımı sırasında başka organlara yayılıp başka organlarda kitleye yol açabilir. İyi huylu tümör bu tür özelliklere sahip olmazlar ve hemen anlaşılırlar. Yerleştikleri organın büyümesini engelleyecek kadar büyümezler. Tekrarlamaları ve yayılmaları azdır. İkincil tümör ise, Vücudun başka bir organında, bölgesinde bulunan tümörün sıçrayarak başka bölgelere dağılmasıdır. Kolda tümör oluşumunun nedeni tam olarak bilinmemektedir. Aşırı ışına maruz kalma, bazı enfeksiyonlar ve virüsler, vücut direncini düşüren herhangi bir hastalık, sigara, zararlı güneş ışınları kolda tümör oluşumuna sebeptir. 

Kolda tümör belirtileri: Kolda kötü huylu tümörde görülen en önemli belirti, kolda bulunan ağrı, şişlik ve zaman geçtikçe ağrı ve şiddetin artmasıdır. Şişlik büyüdükçe ciltte damarlanma meydana gelir ve dışarıdan gözlemlendiğinde toplar damarlarda fazlalık fark edilebilir. İyi huylu kolda bulunan tümör ise ağrı yapmaz. Sinirin yanında bulunursa eğer  sadece sinir ağrısına yol açabilir. 

Kolda tümör tedavisi: Kolda tümör tedavisinde öncelikle biyopsi alınır ve tümör türü belirlenir. tümörün türü belli olduktan sonra tedavi şekline başlanır. İlk olarak tümörün yaygınlaşmaması için cerrahi tedaviden önce kemoterapi uygulanır. Bazı tedaviden sonra kemoterapi ve radyoterapi tedavisi devam ettirilir. Cerrahi bir yöntemle kolda ki tümör alınacaksa eğer büyümeden gelişmeden alınır. Erken tanı, tedavi yöntemini hızlandırır ve olumlu sonuçlara yol açar. Bazen bu durum hemen iyileşmeyi sağlayabilir. Eğer tümör ileri derecede kötü huylu ve gelişmişse tümör bulunan kol vakit geçirilmeden kesilmeli ve hemen tedavi başlamalıdır. 
]]>
Yumurtalıkta Tümör https://www.tumor.gen.tr/yumurtalikta-tumor.html Sun, 18 Nov 2018 23:20:50 +0000 Yumurtalıkta tümör, bir diğer adıyla over tümörleri olarak bilinmektedir. İnsanlarda sadece kadınları etkileyen bu durum, gerekli önlemler alınmadığında ve gerekli olan tedaviler yapılmadığında sonucunda ölümü getiren has Yumurtalıkta tümör, bir diğer adıyla over tümörleri olarak bilinmektedir. İnsanlarda sadece kadınları etkileyen bu durum, gerekli önlemler alınmadığında ve gerekli olan tedaviler yapılmadığında sonucunda ölümü getiren hastalıklardır. Bu nedenle yumurtalık tümörleri çok ciddi olarak ele alınan rahatsızlıklardır. Amerika'da yapılan bir araştırmaya göre kadınlarda meydana gelen tümör hastalıkları arasında beşinci sırasında yumurtalıkta tümör sorunu yer almaktadır. Yumurtalıkta tümör hastalığının en kötü yanı ise insanlarda sinsi bir şekilde devam ederek kendisini çok geç ortaya çıkarmasıdır. Bu nedenle yumurtalıkta tümör, aniden ilerlemiş bir şekilde ortaya çıkar ve acilen tedavi gerektirir. Yumurtalık tümöründe insanlarda kısırlık rahatsızlığı da çok karşılaşılmaktadır. Yumurtalıklarında tümör olan bir bayanın hamile kalma ihtimali ciddi bir şekilde düşeceği için bu durum geçici de olsa kısırlığa neden olmaktadır. Kadınlarda hemen hemen her yaşta oluşan bu tümör hastalığı, aslında bir kanser hastalığıdır. Birçok zaman kötü huylu olarak ortaya çıkan yumurtalıkta tümör rahatsızlığı için bu tümörün alınması gibi cerrahi müdahaleler yapılamamaktadır. Bu nedenle yapılacak olan tedavilerden birçok zaman hızlı sonuç alınmaz. Hastalarda maksimum yaşam süresi 5 yıl olan bu rahatsızlık, ölümcül bir sonuçta olduğu için insanlarda psikolojik olarak da olumsuzluklara neden olur. Yumurtalıkta tümör rahatsızlığı en çok menopoz dönemlerinde karşılaşılmaktadır. Bu nedenle menopoz döneminde bu tümörün görülme riskinin biraz daha arttığını söyleyebiliriz. 

Yumurtalıkta tümör neden oluşur
  • Yumurtalıklarda oluşan tümörlerin birkaç farklı nedeni bulunmaktadır. Bu nedenlerden bir tanesi, doğum yapmamış olan insanlardır. Uzun yıllar boyunca doğum yapmamış olan insanlarda yumurtalıkta tümör oluşması durumu çok fazla görülmektedir. Bu nedenle evlendikten birkaç sene sonrasında kadar çocuk yapmayan ailelerde böyle bir rahatsızlığın görülme durumu da söz konusudur.
  • Yumurtalık tümörü, oluşum nedenler arasında yer alan bir diğer etken ise kişinin ailesel öyküsüdür. Kişinin büyük annesinde meydana gelen yumurtalık tümörü, kalıtsallık özelliğiyle torunlarda bile meydana gelebilmektedir. Bu nedenle kalıtsal bir hastalık olup olmadığı iyi araştırılmalıdır.
  • Kadınlarda özellikle son yıllarda daha da kullanımı artmış olan gebeliği önleyici ilaçlar yumurtalık tümörü oluşumuna neden olan önemli etkenlerden biridir. Özellikle sürekli bir  hale gelmiş olan bu ilaç kullanımı, ciddi rahatsızlıklara neden olur. 
  • İnsanlarda bu duruma neden olan bir diğer etken ise genç yaşta hamille kalmış olmaktır. Özellikle bazı köylerde meydana gelen çocuk evliliklerinde yumurtalıkta tümör riski yüksek bir seviyeye ulaşır. Bu nedenle erken hamile kalmış olan insanların bu durumlara çok dikkat etmesi gerekir. 
  • Son olarak insanlarda meydana gelen hormonal nedenlerden dolayı böyle bir rahatsızlığın ortaya çıkması söz konusudur. Özellikle kadınlık hormonunun tek başına vücuda takviye edilmesi gibi tedavilerde yumurtalıkta tümör riski artmaktadır.
Teşhis ve tedavi:
İnsanlarda bulunan yumurtalıklar tam olarak kasığın iç taraflarında yer alır. Bu nedenle meydana gelen yumurtalık tümörlerinde ağrılar kasıkta hissedilir. Erken dönemlerde yumurtalıkta tümör rahatsızlığının teşhisi oldukça zordur. Çünkü bu tümör önemli belirtiler göstermez ve gizliden gizliden ilerler. Genellikle tesadüfen jinekolojik muayeneler sırasında tümörün varlığı anlaşılır. Böyle bir durumdan şüphe duyulması halinde ultrason cihazlarıyla tam teşhis konulur. Tedavi aşamasında ise aslında çok ciddi işlemler yapılamamaktadır. Bunun için sadece yapılan ilaç tedavileri bulunur. İlaç tedavileri ise ciddi sonuçlara neden olmaz. 
]]>
Beyinde İyi Huylu Tümör https://www.tumor.gen.tr/beyinde-iyi-huylu-tumor.html Mon, 19 Nov 2018 01:54:01 +0000 Beyinde iyi huylu tümör, yavaş üreme hızına sahip olduğundan kötü huylu tümörlere nazaran beyine daha az baskı yapmaktadır. ve kolaylıkla beyin dokusunda ayrılmamaktadır. Beyinde iyi huylu tümörlerin bir kısmı Beyinde iyi huylu tümör, yavaş üreme hızına sahip olduğundan kötü huylu tümörlere nazaran beyine daha az baskı yapmaktadır. ve kolaylıkla beyin dokusunda ayrılmamaktadır. Beyinde iyi huylu tümörlerin bir kısmı veya tümünü operasyonla alınmaktadır. Bunun için ameliyat sonrası daha iyi sonuç vermektedir. Beyin tümörleri beyne baskı yapması ile ikiye ayrılmaktadır.Beyinde iyi huylu tümörler beyne baskı yapmamaktadır. Kesin teşhis ve tedavi için beyin tomografisi ve emarla yapılmaktadır. Hastalarda yapılan tetkik sonrası her altı aydan sonra yenilenmesi gerekmektedir. Bununla tümörün boyutunun büyümesini kontrol edebilirsiniz. İyi huylu beyin tümörleri çok hızlı üremezler ve katıdırlar. Bu nedenle ameliyatla tamamen alınırlar. Yıllar sonra  bulunduğu bölgede yayılarak büyümektedir.  Büyüyen iyi huylu tümörler normal olan beyin dokusunda yer bulabilmek için önemli beyin dokularını sıkıştırarak  beynin dokusunu bozmaktadır ve çeşitli sorunlara yol açmaktadır. Bundan dolayı iyi huylu tümörlerin tespit edilmesi çok zordur. Bazı hastalarda ise derinin altına bile uzandığı görülmüştür. 

Beyinde iyi huylu tümör dahi olsa tümör olduğu için beyinde olması ve hassas bölgeye yerleşmesi hastalar da yüz güldürücü olmamaktadır. Beyin hayati organ olduğundan ameliyat sonrası da  yenileme imkanı olmaktadır. Beyin tümörlerinde tedavi cerrahidir. Cerrahi yöntem dışında bir yöntem bulunmamaktadır. Ama bazı durumlarda cerrahi müdahale bile yapılmamaktadır. İyi huylu beyin tümörünün beynin çok hassas olan bölgesine yerleşmesi tümöre dokunmak hastada hayati tehlikeye yol açmaktadır. Bu durumunda hastada beyin tümörü alınmamaktadır. Hasta da bu durum oluştuğunda ışın ve kemoterapi ile tedavi uygulanmaktadır. Hastanın diğer organlarında oluşan tümörler de beyne yayılabilmektedir. Akciğer tümörü özellikle beyne yayma olasılığı çok yüksektir. 

Beyinde iyi huylu tümör Belirtileri;
  • Uzun süren ve artan Baş ağrısı
  • Nedeni bulunmayan kusma, şiddetli bulantı
  • Nöbet oluşması
  • İlerleyen beyin tümörlerinde vücudun bazı bölgesinde  felç belirtileri
  • Kişinin yeteneğinin ve kişiliğin bozulması
  • Görme kaybı, çift görme
  • İşitme bozukluğu
  • Yutma güçlüğü
  • Hormon bozukluğu 
  • Yüz felci
  • Dengesizlik
  • Konuşamama, konuşma bozukluğu
  • Anlama güçlüğü
Beyinde İyi Huylu Tümör Hangi Sıklıkla Görülür

Beyinde iyi huylu  tümörler her yıl 100 bin kişiden 10'da görülmektedir. Bununla birlikte hastanın yaşı ilerledikçe artış göstermektedir. Çocuklarda daha çok görülmektedir. Buna doğumsal artık tümörler denilmektedir. 

Beyinde iyi Huylu Tümör nasıl tedavi edilmelidir

Beyinde iyi huylu  tümörlerde 1 cm den büyük olmayan tümörlerde tedavi takip edilmesi yeterli olabilmektedir. Ama bu kararı da verirken  hastanın yaşı önemlidir. Hastanın yaşı ilerlemişse iyi huylu beyin tümörüne sahipse altı ayda bir film istenmekte ve tümörün büyüklüğü takip edilmektedir. Genç hastalarda ise bu durum farklı tedavi planlanmaktadır. Hastanın yaşı, tümörün büyüklüğüne ve tümörün yerleşim yerine göre değişiklik göstermektedir. İyi huylu tümörün çok yayılma olmamışsa ve belirli bir büyüklüğe ulaşmışsa ve kafa tasına baskı yapıyorsa kesinlikle tedavi edilmelidir. İyi huylu beyin tümörlerinde her zaman ilk tedavi olarak cerrahi yöntem seçilmektedir. Tümörün yerleştiği bölge çok hassas bölge olmamak şartı ile iyi huylu beyin tümörleri cerrahi yöntem ile tamamen çıkarabilmektedir. İyi huylu tümörün hassas bölgeye yerleşmişse dokunmak hastanın hayatını tehlikeye atmak demektir. Beyinde iyi huylu tümörlerin tamamen çıkartıldıktan sonra tekrarlamazlar. Tümörün tamamen çıkarılması hastanın hiç beyninde tümör olmamış gibi yaşamına devam etmektedir. 
]]>
Bacakta Tümör https://www.tumor.gen.tr/bacakta-tumor.html Mon, 19 Nov 2018 14:42:47 +0000 Bacakta tümör, bacakta oluşan tümörler normalden hızlı ve kontrolsüz büyüyebilir. Eğer tümör selimse kemiğe, kötü huylu ise kemik ile beraber diğer organlara yayılım gösterebilir. Aslında bu tür tümörler ke Bacakta tümör, bacakta oluşan tümörler normalden hızlı ve kontrolsüz büyüyebilir. Eğer tümör selimse kemiğe, kötü huylu ise kemik ile beraber diğer organlara yayılım gösterebilir. Aslında bu tür tümörler kemik içinde bulunan dokulardan kaynaklanır. Aynı zamanda tümör oluşumunda yumuşak doku türleri de tümöre neden olabilir. Yumuşak doku tümörleri genellikle bacak, kol, omurga ve leğen kemiğinde görülür. Bacaklarda oluşan tümörler de diğer organlarda oluşan tümörler gibi uzman bir doktor tarafından değerlendirilerek bir an önce tedaviye başlanması gerekir.

Bacakta Tümör

Bacak tümörleri iyi huylu olabileceği gibi kanser ile alakası da olabilir. Bu tür tümörlere hareket sisteminin kötü huylu tümörleri denir. Bacak tümörlerinin iyi huylu mu kötü huylu mu olduğu ayırt edilmelidir. Kemiklerde oluşan gelişim bozukluğu nedeniyle ortaya çıkar. Daha çok çocuklarda görülür ve genellikle tesadüfen fark edilir.

Bacakta tümör farklı şekillerde oluşum gösterse de ergenlik çağında, hızla boyu uzayan çocuklarda görülme sıklığı daha fazladır. Daha çok çocuklarda boy atma döneminde fark edilir. Ancak bu dönemde neden oluşum gösterdiği tam olarak bilinmemektedir.

]]>
Gastrointestinal Stromal Tümör https://www.tumor.gen.tr/gastrointestinal-stromal-tumor.html Mon, 19 Nov 2018 20:34:03 +0000 Gastrointestinal Stromal Tümör, mide ve bağırsak sistemlerinin bağ dokusu ile alakalı olarak gelişen tümörlere verilen addır. Kısaca GIST olarak tanımlanır. GIST, bağırsak damarlarının geçtiği mazanter olarak is Gastrointestinal Stromal Tümör, mide ve bağırsak sistemlerinin bağ dokusu ile alakalı olarak gelişen tümörlere verilen addır. Kısaca GIST olarak tanımlanır. GIST, bağırsak damarlarının geçtiği mazanter olarak isimlendirilen yağ dokusunda ya da omentum olarak adlandırılan bağırsakları kapatan yağlı tabakada oluşum gösterir. GSIT'nin görülme sıklığı 1 milyonda 10-20'dir. Kadınlara oranla erkeklerde daha sık rastlanan tümörler, mide, bağırsak sisteminin kanser ve lenfomasından sonra üçüncü sırada görülmektedir. Eski yıllarda Gastrointestinal Stromal Tümörler Leiomyosarkom olarak adlandırılmaktaydı. Oluşan tümörlerin boyutu 1-40 santim arasında değişmektedir.

Gastrointestinal Stromal Tümörlerin yaklaşık %60-70'i midede, %20'si ince bağırsakta geri kalan kısmı ise bağırsakları örten yağlı tabakada oluşum göstermektedir.

Gastrointestinal Stromal Tümör Belirtileri

  • Bitkinlik-halsizlik
  • Karında dolgunluk hissi
  • Bağırsaklarda kanama
  • Bağırsak tıkanıklığı
  • Yutkunma güçlüğü
  • Sarılık olarak sıralanabilir.

Gastrointestinal Stromal Tümör Tanısı

Gastrointestinal Stromal Tümör tanısı için ultrasonografi, endoskopi, bilgisayarlı tomografi, endoskopik ultrason, MR ve enteroklizit yöntemleri ile yapılır. Tümör bu yöntemler ile çoğu zaman tesadüfen tespit edilebilir.

Gastrointestinal Stromal Tümör Tedavisi

Gastrointestinal Stromal Tümör tedavisi genellikle tümörün tamamen çıkarılması ile gerçekleştirilir. Tümör cerrahi ile çıkarılır. Cerrahi operasyondan sonra tedaviye destek amacıyla imatinib mesilat adlı ilaç kullanılır. İmatinib mesilat adlı ilaç, tümör çok büyükse, çevre dokulara zarar veriyorsa, yaygın metastaz tespit edilmişse ve ana damarları içine almışsa ve tümör cerrahi ile tamamen çıkarılamamışsa kullanılır. Daha önceki yıllarda kemoterapi tedavisi uygulansa da kemoterapinin hastalık üzerinde bir etkisi olmadığı fark edilmiştir. Günümüzde periton içine kemoterapi verilmeye başlanmıştır. Bu tedavilerin yanı sıra bazı vakalarda ek olarak radyoterapi tedavisi de uygulanmaktadır.

Gastrointestinal Stromal Tümör

Gastrointestinal Stromal Tümör Seyri

Gastrointestinal Stromal Tümörler bağırsaklarda tıkanma, sindirim problemleri ve bağırsak delinmesi gibi ciddi sıkıntılara yol açabilir. Gerekli ve zamanında müdahale edilmediği takdirde hastaların yaşam süresi %30-60 arasında 5 yıldır. Eğer tümör farklı organlara yayılım göstermezse yaşam süresi 5 yıl, yayılım gösterirse yaşam süresi 1-2 yıl kadardır.

]]>
Beyin Tümörü https://www.tumor.gen.tr/beyin-tumoru.html Tue, 20 Nov 2018 20:05:15 +0000 Beyin Tümörü, Beyin tümörleri, iyi ve kötü huylu olmak üzere ikiye ayrılırlar. Tümör beyin içerisinde bulunduğu bölgeye göre etkiye sahiptirler. Sürekli büyüme halinde oldukları için beyine baskı veri Beyin Tümörü,

 Beyin tümörleri, iyi ve kötü huylu olmak üzere ikiye ayrılırlar. Tümör beyin içerisinde bulunduğu bölgeye göre etkiye sahiptirler. Sürekli büyüme halinde oldukları için beyine baskı verirler. Bu durum ise hastaya çok şiddetli ağrının yanı sıra hareketlerde dengesizlik görme kaybı başta olmak üzere daha bir çok olumsuz soruna neden olur. Tümör kötü huylu ise ameliyat edilse bile tekrar etme ihtimali çok yüksektir ve kötü huylu tümörlerin büyümesi ve yayılmasının yavaşlatılması mümkün olsa bile kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. 

Beyin tümörleri iki şekilde oluşur. Birincisi vücudun her hangi bir yerinde meydana gelir ve beyne metasyaz yapanlar. Diğeri ise beyinde meydana gelir.

Beyin Tümörü En Fazla Kimlerde Görülür

Beyin tümörü en fazla ailede genetik yatkınlığı bulunanlarda, 9 yaş altı çocuklar ve 55 yaş üstü ihtiyarda daha sık rastlanır. Ayrıca beyaz ırkta, zencilerde  göre görülme oranı çok daha yüksektir. Cinsiyet olarak ise erkeklerde kadınların 3 katı daha fazla oranda görülmektedir.

Beyin Tümörünün Hastaya Olan Etkileri Nasıldır

  • Çok şiddetli, hastalığın ilerlemesine bağlı olarak dahada şiddetlenen baş ağrısı,
  • Epilepsi hastalığına benzer bayılmalar,
  • Vücudun bazı bölgelerinde hissiyat kaybı, kısmı felç,
  • Mide bulantısı ve şiddetli kusmalar,
  • Yürüme güçlüğü ve bazı fiziksel hareketleri yerine getirememe,
  • Kişilik bozuklukları,
  • İlerleyen zamanlarda geçmiş veya yakın zamanı hatırlayamamak, hafıza kaybı,
  • Son evreye girdiği zaman gözlerdeki görme yetisini tamamen kaybetme.
Beyin Tümörü Nasıl Tedavi Edilir

Beyin tümörü ister iyi huylu, ister kötü huylu olsun en kestirme tedavi yöntemi cerrahi operasyondur. Fakat bazen tümör beynin ameliyat edilmesi çok daha kötü sonuçlar doğuracak bir bölgesinde olabilir. Bu durumda ise, ışın tedavisi ve tümörün büyümesini engelleyecek ve tedavi amaçlı ilaçlar kullanılır.

Beyin Tümörü
İyi huylu tümörler, oldukça yavaş bir üreme hızına sahiptir ve beyin dokusundan kolaylıkla ayrılmaktadırlar. Bu yüzden tamamı veya tümüne yakın büyük bir kısmı sorunsuz bir şekilde çıkartılabilirler. bu nedenle ameliyat ile kesin tedavisi mümkündür. Sonuçlar büyük bir ihtimal ile çok iyi gelir. Bazen ameliyattan sonra tümörün tamamı çıkarılmamışsa ışın tedavisi uygulanabilir. Ameliyattan kısa bir süre sonra hasta tamamen iyileşir. Rutin kontroller dışında her hangi bir tedaviye gerek yoktur.




]]>
Karaciğer Tümörleri https://www.tumor.gen.tr/karaciger-tumorleri.html Wed, 21 Nov 2018 12:46:13 +0000 Karaciğer tümörleri organın kendi dokusundan oluşan kansere yol açabilecek iyi veya kötü huylu tümörlerdir. Bu tümörlerden kötü huylu olanlar bilindiği üzere karaciğer kanserine sebeptir.Karaciğer kanserinin ne Karaciğer tümörleri organın kendi dokusundan oluşan kansere yol açabilecek iyi veya kötü huylu tümörlerdir. Bu tümörlerden kötü huylu olanlar bilindiği üzere karaciğer kanserine sebeptir.

Karaciğer kanserinin nedeni kesin olarak bilinmemekle beraber hastalıktan sorumlu olduğu hastalıklar vardır. Bu hastalıklar hepatit B ve C virüsü, alkol, sigara, siroz, yiyeceklerde bulunan bazı karaciğer kanserine yol açabilecek maddeler.

Karaciğer kanseri olan çoğu hastada genellikle başlarda şikayet olmaz. Bununla birlikte karnın sağ üst bölümünde hafif ağrı, karında şişlik, deride sararma veya dokularda kolay kanamalar görülebilir. Bu durumlarda hastalar zaman kaybetmeden doktoruna başvurmalıdır.

Radyolojik görüntü veren işlemler de karaciğerde ki tümör kütlelerinde tanı neredeyse kesindir ve biyopsi gerekmez. Ancak şüphe duyulan hastalara biyopsi yapılarak kesin kanıya varılabilir. Biyopsi radyoloji lokal anestezi ile yapılan iğne biyopsisidir.

Karaciğer hastalarında farklı tedavi seçenekleri mevcuttur. Hastaların en çok yarar gördükleri tedavi cerrahi müdahale tedavisidir. Burada tümörü içine alacak şekilde karaciğerin hastalıklı bölümün çıkarılması veya karaciğer nakli tedavi gibi tercihlerde bulunabilir. Cerrahinin uygun olmadığı tümörlerde veya bu büyük ameliyatları kaldıramayan hastalarda bazı ışın tedavileri uygulanır. Bunlar kemoterapi, radyoterapi, tümörün yakıldığı yöntemler ile nükleer tıp tedavileri uygulanabilir.

Karaciğerde en sık görülen tümörler sıçrama yani metastazdır. Metastaz başka bir organ veya dokuya ait kanserin karaciğere sıçramasına verilen tıp dilinde kullanılan isimdir. Karaciğere vücudun hemen her yerinden kanserler sıçrayabilir. Karaciğer sıçramalarında, karaciğer içinde farklı boyutlarda kütleler olarak ortaya çıkar.
Karaciğer Tümörleri
Hastalarda bazen karında şişlik, karnın sağ üst bölümünde veya sırtta duyulan ağrı, vücudun başka yerlerindeki sıçramalara bağlı şikayetler (nefes darlığı vb.) görülebilir. Bu sıçramaların tedavisi yine doktorun tavsiyesi üzerine cerrahi müdahale yada ışın tedavisidir. Cerrahi tedavi seçiminde önemli hususta tümörün çıkarılması sonrasında geriye kalan karaciğer dokusunun hastaya yetecek düzeyde olmasıdır. Öte yandan karaciğer ameliyatları, tüm ameliyatlar içinde en büyük ameliyatlardır ve hastaya büyük bir yük binmektedir. Hastaların genel sağlık durumunun bu zorlu ameliyatlarla baş edecek düzeyde olması gereklidir. Karaciğer ameliyatlarında hastanın karaciğeri yetmeyecek durumda olması durumunda, operasyondan sonra kalacak bölümün büyütme olanağı vardır.karaciğer büyüyen ve kendini yenileyen bir organdır. Ameliyat iki aşamalı gerçekleşir ilk aşamada hastalıklı bölüm temizlenir ikinci aşamada kalan kısım büyütmeye yöneliktir.

Karaciğer metastazlarında kemoterapide uygulanır. Karaciğere başka bir organdan veya dokudan sıçramış kanser olması evre 4 tür. Hastalar cerrahi uygulansın ya da uygulanmasın, kemoterapi adayıdırlar. Karaciğerde kanserlerin yanında iyi huylu tümörler de yer alabilmektedir.
]]>
Glomus Tümörü https://www.tumor.gen.tr/glomus-tumoru.html Wed, 21 Nov 2018 18:12:54 +0000 Glomus Tümörü, Baş boyun bölgesinde büyük damarlarda yerleşmiş olup ve kanda oksijen, karbondioksit seviyeleri ve kan asitlik ölçüsünü hesaplayıp beyne ileten küçük organcıklara denir. Bunlardan kaynakl Glomus Tümörü, Baş boyun bölgesinde büyük damarlarda yerleşmiş olup ve kanda oksijen, karbondioksit seviyeleri ve kan asitlik ölçüsünü hesaplayıp beyne ileten küçük organcıklara denir.

Bunlardan kaynaklanan ve genellikle iyi huylu olan bu tümörler, sıçrama  yapmaz ve ‘Glomus Tümörü’ adını alır. Yavaş büyüyen bu tümörler sık görülmezler ve baş boyun bölgesinde yerleşen tümörlerin çok azdır. Bu tümörlerin çok nadiren kötü huylu olup başka bölgelere ve organlara sıçrama yaptığı da bilinmektedir. Bu tümörler boyun bölgesinde, beyne ve yüze kan taşıyan şah damarında ya da doğrudan beyinden çıkıp ses tellerinde, mide ve bağırsak sistemine dallar veren ve şah damarına çok yakın seyreden sinir  etrafındaki organcıklarda görülmektedir.

Aynı tümör kulak kemiği içinde, orta kulak duvarına yerleşen mikroskobik organcıklarda da görülür. Boyunda değil kulak kemiği içinde yer aldığı zaman bulguları ve tedavi yolları da değişir.. ‘Glomus Tümörü’ kalıtsal olarakta gırtlak,göz yuvası ve burunda da nadir olsa da görülebilir.

Glomus Tümörünün Belirtileri Nelerdir

Genellikle kırklı yaşlar ve sonrasında görülen bu tümörlerin belirti ve muayene bulguları yerleşim yerlerine göre değişir. Yani şah damarı ve vagus sinirinden kaynaklanan ‘Glomus Tümörleri’ boynumuzun bazı bölgelerinde, alt çene köşesinin arkasında ve altında yavaş büyüyen, sert, ağrısız şişlik şeklinde ortaya çıkmaktadır. Şah damarı duvarında gerçekleşen ‘Glomus Tümör’ü kıyasla biraz daha yukarı yerleşimlidir. Bu tümörler bazı zamanlar da başka şikayetlerden dolayı doktora gittiğimizde veya boyun ultrason, tomografi ve MR gibi görüntüleme işlemleri sırasında tesadüfen olarak fark edilir. Kulak bölgesinde gerçekleşen glomus tümörleri boyunda şişlik gibi bir belirti vermezler. Genellikle belirtileri kulak çınlaması,işitme azlığı gibi şikayetlerden sonra belli olur.
Glomus Tümörü
Glomus Tümörünün Tanısı Nasıl Konur

Boyunda şişlik sebebiyle doktora gelen hastalarda muayene sonucu bir tümörden şüphelenildiğinde,önce ultrason sonra da eğer olanaklı ise MR görüntüleme tanıyı koymada çok etkilidir. MR olanaklı değilse ilaçlı bilgisayarlı tomografi tanıya yardımcıdır. Diğer boyun kitlelerinin tanısında çok yardımcı olan iğne ile parça alma işlemi bu tümörlerde pek gerekli olmaz ve kullanılmaz. Damarları gösteren filmleri boyun bölgesi glomus tümörlerinde kimi zaman başvurulan bir incelemedir.

]]>
Beyin Tümörü Ameliyatı https://www.tumor.gen.tr/beyin-tumoru-ameliyati.html Thu, 22 Nov 2018 16:04:42 +0000 Beyin tümörü ameliyatı, beyinde malign (kötü huylu) veya benign (iyi huylu) tümör oluşumunda başvurulan cerrahi işlemdir. Hastaların tedavisi için başvurulan ameliyat yöntemi ise kişiye, hastalığın seyrine, Beyin tümörü ameliyatı, beyinde malign (kötü huylu) veya benign (iyi huylu) tümör oluşumunda başvurulan cerrahi işlemdir. Hastaların tedavisi için başvurulan ameliyat yöntemi ise kişiye, hastalığın seyrine, ameliyata hazırlık aşamasındaki bulgulara, tümörün çeşidine ve büyüklüğüne göre değişmektedir. Ameliyat dışındaki tedavi yöntemleri ise radyasyon tedavisi ve kemoterapiden oluşmaktadır.

Beyin Tümörü Ameliyatının Hazırlık Safhası: Beyin tümörü teşhisi aşamasında hem hasta hem de hasta yakınları zor bir dönem geçirebilir. Bu dönemde hastanın kendi durumu ile ilgili daha detaylı bilgi almak istemesi, sonuçları birkaç doktora göstermesi ve tatmin olmak istemesi doğal karşılanmalıdır. Hastanın ameliyat olmaya karar vermesinden sonra onu bekleyen ikinci bir karar aşaması da ameliyatı gerçekleştirecek olan ve güven vermesini istediği doktorunu bulma aşamasıdır. Bu aşamada da hasta yakınlarının hastaya destek olması önem arz etmektedir. 

Ameliyatı gerçekleştirecek doktor konusunda da karar verildikten sonra doktor tarafından ameliyat hakkında ayrıntılı bilgi verilmesi istenir. Bunlar genellikle tümörün yeri, tümörün iyi huylu mu kötü huylu olduğu, ameliyatın zorluk derecesi, ameliyat süresi, cerrahi yöntemin türü, ameliyat bitiminde yoğun bakımda tahmini kalma süresi, ameliyat sonrası hayat kalitesindeki değişimler, ameliyatın riskleri ve ameliyatın mali açıdan değerlendirilmesi gibi bilgileri içermektedir.

Ameliyat öncesinde gereken laboratuvar ve görüntüleme yöntemlerini de kapsayan tetkikleri oluşturup anesteziyoloji bölümüne gönderilen hastadan onay alınması gerekecektir. Ameliyat tarihine karar verildikten sonra, hastanın başka rahatsızlıkları yok ise ameliyattan bir gün önce hastaneye yatması yeterli olacaktır.

Beyin Tümörü Ameliyatı
Kraniotomi (Kafatası Açma) İşlemi: Ameliyat öncesi saçların kesilmesiyle kafatası kraniotomiye hazırlanır. Genel anestezi altında gerçekleştirilen işlemde hastanın başının istenilen pozisyonda kalması ve hareket etmesinin önlenmesi amacıyla çivili başlık kullanılmaktadır. Antiseptik solüsyonla silinen baş steril cerrahi örtülerle örtülür. Kafatasında daha önce çizilerek belirlenen bölgede kesi yapılır.

Önce cilt, daha sonra cildin altındaki galea ve periost adı verilen dokular kemikten sıyrılır ve kullanılan özel bir matkapla kafatasından istenilen ve gereken büyüklükte kemik çıkarılır. Bu kemik daha sonra aynı bölgeye kapatılmak üzere steril bir şekilde saklanır. Kemik doku altında bulunan zar tabakası açılarak beyin dokusuna ulaşılır. Daha önce yeri belirlenmiş olan tümör bu dokudan kesilerek alınır. Bu aşamada en önemli konu kanamanın kontrol altında tutulmasıdır. Kesi yapılan doku üzerindeki zar kapatılarak kemik parçası da yerine konur. Kemiğin üzerini kapatan periost, galea, cilt altı ve cilt kapatılarak ameliyat bitirilir. 

Ameliyat Sonrası Kontrol Süreci ve Yaşanabilecek Komplikasyonlar: Ameliyat sonrasında hasta, uyandırma ünitesine daha sonra ise yoğun bakıma alınmaktadır. 3-5 günde taburcu edilen hastanın dikişleri yaklaşık 8-10 gün sonra alınmaktadır. Hastanın bundan sonra doktorunun vereceği ilaçlara sadık kalması gerekecektir. Ameliyat sonrası baş ağrısı, yorgunluk ve halsizlik sıkça görülmektedir. Ayrıca beyin ödemi komplikasyonu durumunda ilaç kullanımı sağlanacaktır. Beyin ameliyatı olan hastalarda bunların dışında görme, konuşma, düşünme ve kuvvet kaybı da sıkça rastlanan komplikasyonlardandır.
]]>
Nöroendokrin Tümör https://www.tumor.gen.tr/noroendokrin-tumor.html Fri, 23 Nov 2018 15:44:40 +0000 Nöroendokrin tümörü tanımlayarak başlamak gerekirse, Nöroendokrin tümörler (NET) yada öbür ismi ile nöroendokrin neoplazi (NEN), hormonal yöntem ile sinir sistemi aralarında bulunan kanserlerdir. Nöroendokrin tümörler, ge Nöroendokrin tümörü tanımlayarak başlamak gerekirse, Nöroendokrin tümörler (NET) yada öbür ismi ile nöroendokrin neoplazi (NEN), hormonal yöntem ile sinir sistemi aralarında bulunan kanserlerdir. Nöroendokrin tümörler, geçmişteki ismi ile karsinoidler yada APUDoma, 2.000 yılından itibaren Hayat Sıhhat Örgütü (WHO) aracılığıyla gastro-entero-pankreatik nöroendokrin tümörler (GEP-NET) olarak adlandırılmaktadır. Hormonal yöntem, fiziksel olayları yönetmek amaçlı kimyevi sinyaller gönderir, aynı hale cevap olarak sinir sistemi ise elektriksel cevaplar gönderir. Nöroendokrin yöntem ise hormonal yöntem ile sinir sisteminin bileşiminden meydana gelir. Hormonların peptidler, steroidler ve nöroaminler isimlerinde alt dalları bulunmaktadır.
 
Nöroendokrin tümörler (GEP-NET) ne sıklıkta görülür 
  
Yao ve ark, çalışmasında AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ'nde GEP-NET sıklığı 100.000 kişide 1.0 iken, 2008 yılında 5.2 olarak bildirilmiştir. Aynı biçimde Tsai ve ark. çalışmasında Tayvan'daki GEP-NET sıklığı 1996 yılında 100.000 kişide 0.3 iken, 2008 yılında 1.5 olarak belirlenmiştir. Bu çeşit tümörlerde hayat genelinde bir yükseliş gözlenmektedir.  
  • Hastalar sık sık 50-60 yaş aralığında bulunurlar
  • Sindirim sisteminde bulunan tümörlerinin % 1-2'sini oluştururlar. 
Tüm vücuttaki nöroendokrin urların % 65 kadarı sindirim sisteminden, % 25 kadarı solunum sisteminden ve % 10 kadarı ise öbür sistemlerden kaynaklanır. GEP-NET olgularının aşağı yukarı olarak % 20'sinin yemek borusu ve mide içinde % 40 kadarının ince bağırsakta, % 25 kadarının kalın bağırsak içerisinde ve % 15'lik kısmının göden'da olduğu belirlenmiştir.  
 Nöroendokrin Tümör
En sık sık görülen nöroendokrin tümörleri (GEP-NET) çeşitleri  
  • Karsinoid tümörler: Her 100,000 kişide 1.5 kimsede görülebilirler. Karsinoid tümörler, bağırsakların duvarında bulunan nöroendokrin kök hücre kaynaklı ve akciğerde, göğüs boşluğunda, karaciğerde, pankreasta, bronşlarda, yumurtalıkta, prostatta ve böbreklerin içinde  rastlanabilen tümörlerdir.  
  • Pankreatik iç salgı tümörler (PET) yada adacık hücreden oluşan tümörler 100,00 kişide bir görülürler. 
  • İnsülinoma: insülin (kan şekeri seviyesini düşüren hormon) salgısı yapan tümörler 
  • Gastrinoma: gastrin (sindirimde vazife yapmak amacıyla mideyi asit salgılatmak amacıyla uyaran hormon), Zollinger- Ellison sendromu ismi verilen hastalığa yol açabilirler . 
  • Vazoaktif intestinal peptidoma (VIPoma): bağırsaktan ekstrem vazoaktif intestinal peptid (VIP) salgılarlar. 
  • Ppoma: ekstrem pankreatik polipeptid salgılarlar. 
  • Somatostatinoma: ekstrem somatostatin hormonu salgılarlar 
  • WDHA: watery diarrhea (sulu ishal), hypokalemia (potasyum düşüklüğü), achlorhydria (mide asidinin yokluğu) 
  • Kalsitoninoma: ekstrem kalsitonin salgılarlar. 
  • GHRHoma: ekstrem growth (büyüme) hormon salgılarlar. 
  • Nörotensinoma: ekstrem neurotensin salgılarlar. 
  • CRHoma: ekstrem kortikotropin relasing (salgılayan) hormon salgılarlar. 
  • ACTHoma: ekstrem adrenokortikotropik hormon (ACTH) salgılarlar. 
  • Paratiroid hormon alakalı peptid tümör  
Daha nadir görülen nöroendokrin tümör (GEP-NET) çeşitleri
  • Tiroid medüllerinde görülebilen kanser 
  • Küçük hücrelerden oluşan akciğer kanseri 
  • Büyük hücrelerden oluşan akciğer nöroendokrin kanseri 
  • Akciğer harici minik hücreli kanser 
  • Rahim ağzı (serviks) nöroendokrin kanseri 
  • Multipl iç salgı neoplazi (MEN1 ve MEN2) 
  • Nörofibromatozis tür 1 
  • Tüberoz skleroz 
  • von Hippel-Lindau (VHL) sıhhat sorunu 
  • Nöroblastoma 
  • Feokromasitoma 
  • Paraganglioma 
  • Ön hipofiz nöroendokrin tümörü 
Nöroendokrin tümörler (NET'ler) çoğunlukla ağır üreyen bir kanser]]> Kemik Tümörü https://www.tumor.gen.tr/kemik-tumoru.html Sat, 24 Nov 2018 05:53:04 +0000 Kemik Tümörü, kontrolsüz ve normalden daha hızlı büyüyen, eğer iyi huylu bir tümörse bulunduğu kemiğe, şayet kötü huylu bir tümörse bulunduğu kemiğin yanı sıra diğer organlara da sıçrayabilen tümörlerdir. Kemik Tümörü, kontrolsüz ve normalden daha hızlı büyüyen, eğer iyi huylu bir tümörse bulunduğu kemiğe, şayet kötü huylu bir tümörse bulunduğu kemiğin yanı sıra diğer organlara da sıçrayabilen tümörlerdir. Burada bahsettiğimiz tümörler aslında kemiğin içinde yer alan dokuları ilgilendiren tümörlerdir. Bunları ise kıkırdak, kemik ve kemiğin içerisinde bulunan farklı dokuları da bağ dokuları ve kemik iliği olarak belirtebiliriz. Kemik tümörü bunların hepsinden ayrı ayrı köken alabilir. Ayrıca bu sıralamanın içine yumuşak doku çeşitlerini de ekleyebiliriz. Yumuşak doku tümörleri, genellikle hareket sistemini yani omurga, leğen kemiği, omuz kuşağı, bacaklar ve kolları etkileyen tümörlerdir. Bu tümörler ortopedik onkoloji tarafından incelenen ve mutlaka uzman bir doktor tarafından gözetim altına alınarak tedavisi başlatılan tümörlerdir.

Kemik Tümörüyle Kemik Kanseri Arasındaki Fark

Her kemik tümörü kesinlikle kanser değildir. Bu nedenle iyi huylu olarak bilinen tümörlerin kanserle alakası olmayıp sadece bulundukları bölgede çeşitli sorunlara neden olurlar. Kötü huylu kemik tümörleri ise kemik kanseri adı ile değerlendirilebilir. Kemikte rastlanan bazı kanserler ise meme, akciğer, prostat ve böbrek gibi organlarda oluşan kanser çeşitleri kemiğe sıçrayabilmektedir. Meydana gelen kanser türlerinin kemiğe sıçraması sonucunda rastlanırlar. Kanserleri genellikle üç grup içinde değerlendirebiliriz. Bunlardan ilki iç organları ilgilendiren kanserlerdir. Bu kanserler ise akciğer, prostat, mide, böbrek ve kolon vb. kanserlerdir. İkinci gruptaki kanser türleri ise kan kökenli ve kemik iliği tümörleridir. Ayrıca lösemi ve lenfoma da bu gurpta yer alır. Üçüncü grup kanser çeşidinde ise bağ dokusu tümörlerine rastlanmaktadır. Bu kanser türleri ise eklem kıkırdağı, yağ dokusu, damar, sinir ve kemik olarak sıralayabiliriz. Ayrıca hareket sistemini etkileyen kötü huylu tümörleri diğer adıyla kanserleri olarak bilinirler.

Kemik Tümörü

İyi Huylu Kemik Tümörünün Rastlanma Sıklığı

İyi huylu kemik tümörleriyle kötü huylu kemik tümörlerini birbirlerinden kesinlikle ayırmak gerekir. Örnek verecek olursak, iyi huylu kemik tümörlerinden olan kemik kistlerine de sıklıkla rastlanmaktadır. Genellikle kemiklerde meydana gelen gelişim bozukluklarıyla ortaya çıkan fibröz bağ dokusu adı verilen tümörlere iyi huylu tümörler olarak bilinirler ve sıklıkla rastlanırlar. Bunlar her çocukta rastlanabilen ve tesadüfen ortaya çıkan küçük lezyonlardır.

Kemik Tümörüne En Fazla Kimlerde Rastlanır

Kemik tümörleri hemen hemen her yaşta rastlanabilse de genel olarak gençlerde sıklıkla rastlanır. Bu nedenle yeni doğmuş bir bebekte bile kemik kanseri rahatsızlığıyla dünyaya gelebilir. Yine 7 80 yaşında olan yaşlı bir insanda kemik kanseriyle karşılaşabilir. Ancak en fazla rastlanma oranı ise 15-25 yaş civarıdır. Genellikle osteosarkom, erken yaşlarda daha fazla rastlanır. Kıkırdak kanseri adı verilen kondrosarkomsa,osteosarkoma ise daha ileri yaşlarda yani 35'li ve üzeri yaşlarda rastlanma sıklığı daha çoktur. Kemik tümörüne en fazla gençlerde rastlandığını belirtmiştik. Bu nedenle genellikle ergenlik döneminde boyu hızla uzayan gençlerde ve erkek çocuklarda rastlanma sıklığı oldukça fazladır. Genellikle çocukların erken ve hızlı uzama dönemlerinde rastlanır. Neden peki sorusuna da henüz cevap verilemiyor.

Kemik tümörlerinin genellikle ağrıları simetrik olmaya bilmektedir. Buda kemik tümörü ağrılarının hem sol kısımdan hem de sağ kısımdan çaprak olarak ağrıların yaşanmamasıdır. Büyüme ağrısı ise simetrik olarak gelişmektedir. Yani çocuk hoplayıp zıpladıktan sonra iki bacağında ağrılar yaşıyorsa bu ağrılar ağrı kesici ilaçlar veya dinlenmesi halinde geçiyorsa bu ağrılara büyüme ağrıları adı verilir. Ayrıca kemik tümörlerinde genellikle gece ağrıları yaşanırken, büyüme ağrıları ise gece uyku esnasın]]> Over Tümörleri https://www.tumor.gen.tr/over-tumorleri.html Sun, 25 Nov 2018 01:40:29 +0000 Over Tümörleri, Vücutta birçok bölgede oluşan tümörler günümüzde son derece artış göstererek insan hayatında olumsuzluklara neden olmaya devam etmektedir. Öyle ki bu tümörlerden biri olan over tümörleri yani y Over Tümörleri, Vücutta birçok bölgede oluşan tümörler günümüzde son derece artış göstererek insan hayatında olumsuzluklara neden olmaya devam etmektedir. Öyle ki bu tümörlerden biri olan over tümörleri yani yumurtalık tümörleri erkeklerde görülmeyen fakat bayanlarda son derece fazla oranda görülen bir durumdur. Yumurtalık tümörleri halk arasında yumurtalık kanseri olarak adlandırılmaktadır. Bu durum günümüzde teknolojinin gelişmesi ile ortamlarda bulunan radyasyon durumlarının artması nedeni ile günümüzde çok daha sık görülmeye başlamıştır. Son derece tehlikeli olacak ve kişinin hayatında önemli değişikliklere neden olacak olan over tümörleri yine gelişen teknoloji sayesinde tedavi edilebilir ya da durdurulabilir bir hastalık haline gelmiştir. Bayanlarda görülen bu tür tümörler genellikle kötü huylu tümörlerdir. İyi huylu over tümörleri kişilerde yapılan operasyonlarla ortadan kaldırılsa da kötü huylu over tümörleri bu şekilde ortadan kaldırılamamaktadır. Çünkü kötü huylu olarak sınıflandırılan bu tümörler yapılan tedavilere cevap vermediği gibi kişinin vücudundan alınsa bile tekrar oluşum göstermektedir. İşte bu nedenle bu tür tümörlere kötü huylu tümörler denilmiştir. Kadınlarda üreme sisteminin bir parçası olan yumurtalıklarda görülen tümörler kişinin üreme sisteminde de olumsuz durumlara neden olarak kişide kısırlık problemlerini meydana getirebilmektedir.


Over Tümörleri
Over tümörleri genellikle menopoz dönemindeki yada bu döneme yaklaşmış olan kişilerde çok sık karşılaşılan bir durumdur. En çok bu yaşlarda görülen yumurtalık tümörleri birçok zaman üreme sistemine olumsuz etkileri nedeni ile kişide üremenin durması ve kısırlığa neden olduğu gibi zamanla farklı belirtiler göstererek kişilerde rahatsızlıklara neden olmaktadır. Bazen bu durumun nedeni olarak ırki durumlar gösterilebilir. Öyle ki bu vakaların görülme durumu birçok zaman kişinin ailesinde bulunan ve kişiden kişiye doğumla geçen sorunlardan dolayı ortaya çıkmıştır. Over tümörleri önemsenmediğinde ya da gerekli müdahaleler yapılmadığında son derece tehlikeli durumları ortaya çıkararak kişide farklı belirtiler gösterir. Müdahale edilmeyen bu tümörler bazen diğer organlara da zarar verebilmektedir. Bu nedenle sizlerde böyle bir tümörün varlığından şüphe ederseniz hemen doktorunuza başvurun. 

Belirtiler:
  • Over tümörleri ilk zamanlar kişide çok fazla belirtiye neden olmaz. Bu durumda kişinin over tümörünün varlığını tahmin etmesi ya da varlığından şüphe etmesi son derece düşük bir ihtimaldir. Öyle ki bu tümörler gelişen diğer evrelerde belirtilerini gösterir.
  • Over tümörleri bir süre sonra ilerlediğinde yavaş yavaş belirtiler göstermeye başlayacaktır. Bu belirtilerden biri tabi ki ağrı durumlarıdır. Meydana gelen ağrı durumları genellikle kişinin karnının alt bölgelerinde hissedilir. Ağrı içten olduğu için kişi masaj gibi ovsa da herhangi bir değişiklik hissetmez.
  • Bazen kişinin kalça bölgesinde kemiklerinde ya da diğer dokularında kansere rastlanması durumunda da bu kanserlerin neden over tümörleri olabilmektedir. Bu nedenle kişide daha detaylı bir inceleme gerekmektedir. 
  • Son olarak tümör iyice ilerlediğinde kişinin karın bölgesinde şişkinlik, kabızlık, nefes darlıkları gibi son derece büyük belirtiler meydana gelecektir. Bu durumda kişinin acilen müdahale edilmesi gerekmektedir. 
İşte bu belirtilerden herhangi birinin görülmesi doktora gitmeniz için yeterli bir sebeptir. Öyle ki bu tür tümörler, erken teşhis edildiğinde son derece olumlu bir şekilde  ortadan kaldırılabilmektedir. Bu nedenle sizlerde gerekli muayenelerinizi yaparak bu gibi sorunlardan korunabilirsiniz. 
]]>
Tümör Lizis Sendromu https://www.tumor.gen.tr/tumor-lizis-sendromu.html Sun, 25 Nov 2018 21:35:24 +0000 Tümör lizis sendromu, günümüzde çok önemli araştırma konuları içerisinde olan bir durumdur. Bu sendrom tümörde bulunan hücrelerin hızlıca yıkımına bağlı olarak gelişen ve bu hücrelerin dolaşıma katılması ile mey Tümör lizis sendromu, günümüzde çok önemli araştırma konuları içerisinde olan bir durumdur. Bu sendrom tümörde bulunan hücrelerin hızlıca yıkımına bağlı olarak gelişen ve bu hücrelerin dolaşıma katılması ile meydana gelen tehlikedir. Bu durum son derece riskli ve kişinin hayatını tehdit edecek kadar tehlikelidir. Tümör lizis sendromu görülen kişilerde acil müdahale ve erken teşhis olabileceğinden çok daha iyi sonuçlar alınmasını sağlayacaktır. Aksi durumlarda sendrom ilerledikçe kişinin kurtulma ya da olumlu sonuç alma durumu değişecektir. Onkolojide son derece önemli olarak görülen bu durum tıp dünyasında henüz net bir tedavi geliştirilememesinden dolayı son derce önemli sorunlardandır. Günümüzde diğer tümör sorunlarına nazaran daha az görülen bu sendrom ne kadar az görülse de aslında çözümü az olduğu için çok büyük bir sorundur. Günümüzde bu sendrom için yapılan çalışmaların başarılı olması beklenmektedir. Tümör lizis sendromunda kana karışan tümör hücrelerinin parçalanması gibi tedaviler günümüzde yapılsa da tam olarak bu hücreleri parçalamak mümkün olamamaktadır. Bu duruma bağlantılı olarak yapılan çalışmalar olumlu sonuçlandığında bu hastalığında çözümü son derece kolay olacaktır. 

Bu tedavide hücrenin parçalanması ile meydana çıkan bir metabolit vardır ki insan vücuduna son derece zarar vermektedir .Bu metabolit potasyumdur. Hücrenin parçalanması ile dolaşımda ortaya çıkan bol miktarda potasyum kişilerde son derece olumsuz durumlara neden olmaktadır. Parçalanan hücre nedeni ile ortaya çıkan potasyum kişide birçok probleme neden olarak olumsuz durumları meydana getirecektir. Bu durumlardan en belirgin olanları tabi ki kişide görülecek olan kusma ve mide bulantısı durumlarıdır. Tümör lizis sendromu devamı olarak potasyum daha da arttığında kişide karın ağrıları gibi sorunlar görülmeye başlayacaktır. Meydana gelen bu ağrılar birçok zaman kişinin iş hayatında ya da sosyal hayatında çok büyük problemlerin meydana gelmesine neden olacaktır. Bu nedenle kişinin bu durumlardan dolayı sağlık sorunlarının yanında psikolojik sağlık durumları da tehlike altına girecektir. Aslında bu durumlarda kişi zor anlar yaşamasa bile bu durumun sonucunda kalpte ritim bozuklukları gibi ciddi problemler vücutta başlayabilir. Bu nedenle kesinlikle gerekli işlemlerin yapılması ve gerekirse bu tür hücre parçalatma tedavilerinden kaçmak gerekir. 

Tümör Lizis Sendromu
Tümör lizis sendromu görülen kişilerde en öneli şey bu sorunun erken teşhisidir. Bu şekilde tespit edilen sendrom çok kolay bir şekilde ilaç tedavileri ile önlenir ya da yavaşlatılır. Erken teşhis sonrasında çok kolay bir şekilde tedaviler uygulanacak ve kişi eski yaşamına dönebilecektir. Bu nedenle erken teşhis birçok hastalıkta olduğu gibi tümör lizis sendromunda da  çok önemlidir. Tümör lizis sendromu riskini en çok kan kanseri, lösemi gibi hastalar taşımaktadır. Bu hastalarda meydana gelebilecek olan tümör lizis sendromu, yapılacak olan muayeneler sonrasında çok daha kolay bir şekilde ortaya çıkarılabilir. Bunun için sizlerde risk grubundaysanız ya da vücudunuzda herhangi bir tümör var ise sık sık muayene olarak bu durumların meydana gelmesini önleyebilirsiniz.  Doktorunuz genellikle sizlere tedavi sırasında bol sıvı verecektir. ve idrarınızı alkalileştirecektir. Bu durumda sorunların çözümü gerçekleştirilmek için çalışmalar yapacaktır. Eğer böyle bir durum yok fakat yüksek risk taşıyorsanız kemoterapi uygulamalarını yaptırabilirsiniz. Genellikle ilaç tedavisi uygulanan tümör lizis sendromunda başarı oranı yarı yarıyadır.
]]>
Beyin Sapı Tümörü https://www.tumor.gen.tr/beyin-sapi-tumoru.html Mon, 26 Nov 2018 04:17:39 +0000 Beyin Sapı Tümörü: Beyin sapı, hayati fonksiyonları kontrol etmektedir ve beynin alt kısmında bulunmaktadır. Beyin sapı tümörü, iki yarım küre ile omuriliği birbirine bağlayan bu beyin sapında oluşan, genellikle çocu Beyin Sapı Tümörü: Beyin sapı, hayati fonksiyonları kontrol etmektedir ve beynin alt kısmında bulunmaktadır. Beyin sapı tümörü, iki yarım küre ile omuriliği birbirine bağlayan bu beyin sapında oluşan, genellikle çocuklarda görülen tümörlere verilen isimdir. Nedir görülen bu beyin sapı tümörü hastalarının yalnızca dörtte biri 20 yaşın üstündedir.  Bu hastalığa yakalanan çocukların yaşı genellikle 7-9 arasında olmaktadır.

Beyin sapı tümörü, insandaki tüm hayati fonksiyonları düzenleyen beyin sapında oluşması ve yapılacak herhangi bir müdahalenin hasta üzerinde ölümcül sonuçlar doğurabilecek olmasından dolayı, oldukça tehlikeli bir hastalıktır. Beyinde oluşan bütün tümörlerin ilk tedavi yöntemi ameliyat olmaktadır, ancak bu hastalıkta ameliyat büyük risk anlamına geldiğinden ilk olarak tercih edilen bir tedavi yöntemi olmamaktadır.

Beyin Sapı Tümörü

Beyin Sapı Tümörünün Belirtileri Ve Teşhisi: Beyin sapı tümörünün belirtileri şu şekildedir;

  • Beyin sapı tümörü hastalarında yüz kaslarında kontrol kaybı görülebilmektedir.
  • Beyin sapı tümörü hastalarında çift görme durumu yaşanabilmektedir.
  • Beyin sapı tümörü hastalarında baş ağrısı ve bu ağrının kusma ile hafiflemesi görülebilmektedir.
  • Beyin sapı tümörü hastalarında kendini yorgun hissetme ve halsizlik görülebilmektedir.
  • Ara ara gelen krizler de beyin sapı tümörünün belirtilerindendir.
  • Beyin sapı tümörü hastalarında bazı denge sorunları da görülebilmektedir.

Beyin sapı tümörü hastalarında bu belirtiler direkt olarak değil de zamanla geliştiği için hastanın bu belirtileri algılaması aylar sürebilmektedir.

Beyin sapı tümörünün teşhisi ise MR ile konulmaktadır. Beyin sapı tümörü hastalarında genellikle cerrahi ya da biyopsi uygulanmamaktadır.

Beyin sapı tümörü tedavi Yöntemleri: Beyin sapı tümörü hastalarında genellikle cerrahi yöntem tercih edilmezken tercih edilen yöntemler ise genel olarak kemoterapi (ilaç tedavisi) ve radyoterapi (ışın terapisi) ya da her ikisi bir arada olmaktadır.

Çok nadir olarak görülen beyin sapı tümörünün tedavisinin uygulanmasının da detaylı bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir. Difüz tümörlerde ameliyatı beyin fonksiyonlarına, kol ya da bacak hareketinin ve göz hareketinin, yutkunma ve solumanın kaybına veya bilinç kaybına yol açabileceği için kesinlikle önerilmemektedir. Bunun yanı sıra, fokal tümörlerde hastanın uzun süre yaşamasını sağlaması bakımından tümör kısmen ameliyat ile alınabilmektedir ve ardından kemoterapi ve radyoterapi uygulanabilmektedir.

Kemoterapide kullanılan ilaçların başında radyoterapiye karşı hassasiyet oluşturan ilaçlar ile son zamanlarda başarıyla uygulanmakta olan aşı yöntemi gelmektedir. Aşı yöntemi, kemik iliği nakli esnasında kullanılan yöntemler arasındadır. Son zamanlarda beyin sapı tümörü hastalarında kullanılan yöntemlerden biri de hastanın beyin sapına doğru enjekte edilen ilaç ve ajanlar olmaktadır. Bunlar yeni tedavi yöntemi olup, hayvanlar üzerinde olumlu sonuç alındıktan sonra bazı hastalar üzerinde de denenmiş sonuçlar başarılı olmuştur. Bu ve bunun gibi beyin hastalıklarının tedavisinde kullanılmak üzere çalışmalar devam etmektedir. 

]]>
Klatskin Tümörü https://www.tumor.gen.tr/klatskin-tumoru.html Mon, 26 Nov 2018 10:37:31 +0000 Klatskin Tümörü, Safra kesesi hastalıkları, dünyada ve ülkemizde son derece yaygın olan hastalıklar arasında yer almaktadır. Yapılan tedavilerle genellikle çözülen bir sorun olan safra kesesi sorunlarından biri klatskin t Klatskin Tümörü, Safra kesesi hastalıkları, dünyada ve ülkemizde son derece yaygın olan hastalıklar arasında yer almaktadır. Yapılan tedavilerle genellikle çözülen bir sorun olan safra kesesi sorunlarından biri klatskin tümörüdür. Bu tümör aslında halk arasında direk olarak safra kesesi kanseri olarak değerlendirilmektedir. İnsan vücudunda yaptığı görevler sonradan öğrenilmiş olan safra kesesi son derece önemli görevleri üstlenerek insan yaşamını daha da iyileştirir. Bu organ bazı insanlarda farklı hastalıklar nedeni ile tam olarak alınmıştır. Günümüzde çokça karşılaşılan bir tümör olan klatskin tümörü durumunda da eğer sorun çözülemeyecek kadar büyümüşse yapılan operasyonlarla kişinin safra kesesi alınabilmektedir. Safra kesesinin iç yüzeyini oluşturan dokularda oluşum gösteren klatskin tümörü insanlarda erken teşhis edildiğinde problemlerin çözümü çok daha kolay bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Bunun yanında erken teşhis sayesinde birçok zaman cerrahi operasyonlara gere kalmadan bu gibi tümörler yapılan bıçaksız tedavi yöntemleri ve yapılan ilaç tedavileri ile çok kolay bir şekilde ortadan kaldırılabilmektedir. Fakat bunun için daha öncede söylediğimiz gibi erken teşhis çok önemlidir. Klatskin tümörü, safra yolunun bulunduğu her yerde gelişerek büyük problemlere neden olabilecek bir tümördür. Bu nedenle bu tümörün oluşma yerini sadece safra kesesi ile sınırlandırmamak gerekmektedir.

Klatskin tümörü tam olarak karaciğerden gelen safra yollarının birleşim noktasında meydana gelmektedir. Bu noktada meydana gelen tümörler klatskin tümörü olarak adlandırılmaktadır. İşte bu tümörde en çok bu bölgede oluşum göstererek belirtilerini ortaya çıkarmaktadır. Bu bölgelerde meydana gelen tümörler genellikle ilaç tedavilerini uygulamak yerine yapılan cerrahi yöntemler ile hastadan alınarak ortadan kaldırılmaktadır. Bu bölgelerde son derece agresif bir cerrahi yöntem uygulanmalıdır. Aksı durumlarda bu tümör bir süre sonra kendisini yeniden ortaya çıkaracaktır. Yapılan bu cerrahi uygulamalarla birçok zaman olumlu sonuçlar alınarak hastanın yüzü güldürülebilir. 

Klatskin Tümörü
Belirtileri:

Klatskin tümörü meydana geldiğinde kişinin safta kesesi ya da safra yolları bu durumdan son derece olumsuz bir şekilde etkilenmektedir. Bu durumda kişinin safra kesesi görevlerini tam olarak yerine getiremediği için safra kesesinden dolayıda farklı belirtiler meydana gelecektir. Bu durumlarda meydana gelen tümör nedeni ile kişide şiddetli mide bulantıları ve kusma sorunları meydana gelecektir. Meydana gelen kusma problemlerinde kişi midesindeki birçok şeyi çıkaracağı için acıkır. Faka iştahının olmaması nedeni ile hiçbir şey yemek istemez. İşte bu tür durumların sık sık görülmesi durumunda böyle bir tümörün varlığından şüphe edebilirsiniz. 

Tümörün bir diğer belirtisi ise kişide görülen ani kilo kaybı ve koyu renkli idrarın yanında açık renkli dışkı kendisini göstermektedir. Eğer bu durumda sürekli bir hal almış ise zaman kaybetmeden doktora başvurmanız ve gerekli muayeneleri yaptırmanız sizler için çok daha faydalı olacaktır. 

Tanı ve teşhis:

Klatskin tümörünün tanısı genellikle hastanın şikayetleri üzerine doktora gitmesi ile doktorun kullanacağı tıbbi görüntüleme cihazları yardımı ile anlaşılabilir. bunun yanında durumun netleşmesi açısından kişide kan ve idrar testlerinin yapılması gerekmektedir. Eğer durum hala netleştirilememiş ise ultrason, röntgen gibi tıbbi cihazlar yardımı ile sorunun ortaya çıkarılması sağlanır. Bu durumun tedavisi ise genellikle yapılan cerrahi yöntemlerle yapılmaktadır.
]]>
Karsinoid Tümör https://www.tumor.gen.tr/karsinoid-tumor.html Tue, 27 Nov 2018 02:10:23 +0000 Karsinoid tümör aslında tam olarak bir akciğer tümörüdür. Günümüzde çok az karşılaşılan bir durum olan karsinoid tümörü, az karşılaşıldığı gibi son derecede tehlikeli bir tümör türüdür. Akciğerlerde bulun Karsinoid tümör aslında tam olarak bir akciğer tümörüdür. Günümüzde çok az karşılaşılan bir durum olan karsinoid tümörü, az karşılaşıldığı gibi son derecede tehlikeli bir tümör türüdür. Akciğerlerde bulunan hava kanallarında meydan gelen bu sorun müdahale edilmedin de çok büyük problemlere neden olabilmektedir. Meydana gelen bu problemler bazen kişinin hayatını bile tehlikeye atabilmektedir. Karsinoid tümörü tam olarak 1972 yıllarında yapılan araştırmalarla tespit edilmiştir. Atipik ve tipik olarak iki grupta incelenen bu tümörler günümüze az sayıda insanda meydana gelmektedir. Her ikisi de akciğer bronşlarında oluşan tümör türleridir. 1972 yıllarına kadar iyi huylu sanılan karsinoid tümör, yapılan araştırmalarla kötü huylu da olabileceği ortaya çıkarılmıştır. Tipik karsinoid tümör, eskilerden beri insanlarda daha sık karşılaşılan iyi huylu tümördür. Bunun tam tersine atipik karsinoid tümör ise diğer tümör gibi iyi huylu olmayan ve kötü huylu olarak değerlendirilen tehlikeli bir tümördür. Karsinoid tümör günümüzde iyi huylu da olsa kötü huylu da olsa her ikisi de akciğer kanseri olarak değerlendirilmektedir. Akciğer kanseri olarak değerlendirilen bu tümörlerin her ikisinde de aynı tedaviler yapılır. Sadece eğer hastanın durumu iyi değilse bu durumda tedavilerde daha ileriye gidilir. 

Günümüzde diğer hastalıklara göre daha az görülen bir durum olan karsinoid tümör farklı belirtilerle ortaya çıkabilmektedir. Fakat bu tümör on kişide üçünde herhangi bir belirti vermeden hastalığın son evrelerine kadar varlığını sürdürerek aniden hastanın karşısına çıkmaktadır. Bu sorun geriye kalan insanlarda ise farklı belirtiler göstererek kişiyi zor durumlarda bırakır. 

Belirtiler
  • Hastalığın en büyük belirtisi tabi ki sizinde tahmin ettiğiniz gibi şiddetli öksürük durumlarıdır. Meydana gelen öksürükler kişinin akciğerinden olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda kişinin akciğerinde yanma gibi durumlar meydana gelebilir. Bu durum ile birlikte kişinin öksürmesi ile birlikte kan gelme durumları hastalar arasında sık karşılaşılan bir durumdur. Bu belirtinin bir kere bile görülmesi durumunda zaman kaybetmeden doktorunuz ile görüşmeniz tavsiye edilir.
  • Kişide görülen sık sık nefes darlıkları ve kişi özellikle yorulduğunda görülen nefes darlıklarının nedeni karsinoid tümör olabilmektedir. Bu belirtinin de görülmesi durumunda yine doktorunuza başvurmanız sizler için çok daha iyi olacaktır.
  • Bir diğer belirti ise kişinin günlük hayatında da nefes alırken hırıltıların duyulmasıdır. Bu durum birçok zaman öksürüğün meydana gelmesine de neden olacaktır. Bu nedenle hem öksürük hem hırıltı duyulabilir.
En büyük nedeni sigara gibi sağlığa zararlı maddeler olan bu durum bazen kişide meslek hastalığı nedeni ile ortaya çıkabilen bir durumdur. Karsinoid tümör en çok 30 ile 55 yaşlar arasında görülen bir durumdur. 

Karsinoid Tümör
Tedavisi:
Karsinoid tümörünün tek tedavi yöntemi ilaç tedavileri ile birlikte uygulanan cerrahi müdahalelerdir. Yapılan cerrahi müdahalelerle birlikte, oluşan tümör bölgeden alınarak hasta eski sağlığına kavuşturulur. Kişide yapılan ameliyatlar kişiye uygulanan genel anestezi altında yapılmaktadır. Kişi ameliyat sırasında uyutulduğu için herhangi bir ağrı hissetmeyecektir. Birçok zaman hastalarda açık ameliyatlar yapılmaktadır. Bu durum hasta için çok daha sağlıklı olacaktır. Çünkü yapılan açık ameliyatlarla tümör çok daha detaylı bir şekilde temizlenir. 
]]>
Dev Hücreli Tümör https://www.tumor.gen.tr/dev-hucreli-tumor.html Tue, 27 Nov 2018 17:07:04 +0000 Dev hücreli tümör, tam olarak kemiklerde görülen bir tümör türüdür. Bu tümör türü, gerekli önlemler ve müdahaleler yapılmadığında son derece tehlikeli durumları meydana getirebilmektedir. Aslında tıbbi olarak yağı Dev hücreli tümör, tam olarak kemiklerde görülen bir tümör türüdür. Bu tümör türü, gerekli önlemler ve müdahaleler yapılmadığında son derece tehlikeli durumları meydana getirebilmektedir. Aslında tıbbi olarak yağılan araştırmalara göre dev hücreli tümör son derece iyi huylu ve gerekli müdahaleler yapıldığında çok büyük problemlere neden olmadan çok kolay bir şekilde ortadan kaldırılabilen bir sorundur. Fakat bu iyi huylu tümöre gerekli müdahaleler yapılmadığında zamanla sorunlara neden olarak insanları zor durumda bırakmaktadır. Hızlı bir gelişme gösteren dev hücreli tümör, en çok yirmi ile kırk yaşları arasında görülen bir tür tümördür. Tabi ki diğer yaşlarda da bu tür tümörlerle karşılaşılabilir. Fakat dev hücreli tümörün risk grubu bu yaş aralıklarıdır. Çocuklarda ve yaşlılarda çok fazla görülmeyen bu tümör, bu avantajı ile pek çok insandan uzak bir şekilde görülmektedir. Genellikle hastaların kemiklerinin uç kısımlarında görülen bu problem en çok diz bölgelerinde ve yakın bölgelerde meydana gelmektedir. Bunun aynında el bileklerinde ve kalça gibi kemiklerde çok sık karşılaşılmaktadır. 

Dev hücreli tümör müdahale edilmediğinde ve gerekli önlemler alınmadığında kişide travmalar gözlemlenmektedir. Bunun yanında tümörün neden olduğu ağrı durumları da yine bu kişilere son derece zarar vermektedir. Bazı insanlar bu tür problemlerin yaptıkları diyet nedeni ya da çevresel faktörlerden dolayı meydana geldiğini düşünürler. Fakat bu düşünce son derece yanlıştır. Çünkü dev hücreli tümörün çevresel faktörlerle herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Genellikle dev hücreli tümör kendi kendine kemik üzerinde gelişen bir tür tümördür. 

Dev Hücreli Tümör
Belirtileri:
  • Bu sorunun en büyük belirtisi tabi ki bölgede meydana gelerek kişiye son derece zor durumlar yaşatan şiddetli ağrılardır. bu ağrılar bazen oldukça artarak kişinin iş hayatını bile olumsuz bir şekilde etkiler. Bunun yanında tümör eğer eklem bölgelerine yakın ise bu bölgelerdeki hareketin kısıtlanması durumu oldukça gözlemlenir. Ayrıca meydana gelen bu ağrılar istirahatle birlikte artış gösterir.
  • Yine dev hücreli tümör görülen bölgelerde meydana gelen şişlikler bu hastalığın bulguları arasında yer almaktadır.  
  • Son olarak dev hücreli tümör nedeni ile kişilerde mide bulantısı gibi problemlerde görülebilmektedir. 
İşte bu belirtilerle kendisini gösteren dev hücreli tümör, göstermiş olduğu belirtilere bakılarak hissedilebilecek bir problemdir. Kişi bu belirtilerin herhangi birini hissetmesi durumunda zaman kaybetmeden doktora giderek gerekli müdahalelerde bulunmalıdır. 

Tanı:
Dev hücreli tümör, genellikle kişinin şikayetleri üzerine doktor muayenesine girerek yapılan laboratuvar testleri ile ortaya çıkarılmaktadır. Bu testler sonrasında radyolojik olarak bazı incelemeler yapıldıktan sonra tümörün varlığı ve türü tespit edilebilmektedir. Eğer istenirse tomografi, röntgen gibi tıbbi görüntüleme cihazları kullanılarak bu sorun derince incelenir. 

Tedavi:
Dev hücreli tümör probleminin tedavilerden sonra kendisini yenileme durumu oldukça yüksektir. Öyle ki yüzde ellilere kadar çıkan bu ihtimal yapılan çalışmalara rağmen düşürülememektedir. Yapılan cerrahi işlemler sonrasında bu problem tamamen ortadan kaldırılabilir. Geliştirilen yöntemlerle bu sorun günümüzde tekrarlama olasılığı yüzde ona kadar düşürülerek uygulanmaktadır.
]]>
Malign Epitelyal Tümör https://www.tumor.gen.tr/malign-epitelyal-tumor.html Wed, 28 Nov 2018 00:16:25 +0000 Malign Epitelyal Tümör;Tümör genel olarak dokular da gelişen herhangi bir şişliğe ,daha sıklıkls kullanılan hali ilede iyi yada kötü huylu kitlesel neoplazi dokusunun kendisine verilen addırTümör vücuttaki tüm do Malign Epitelyal Tümör;Tümör genel olarak dokular da gelişen herhangi bir şişliğe ,daha sıklıkls kullanılan hali ilede iyi yada kötü huylu kitlesel neoplazi dokusunun kendisine verilen addırTümör vücuttaki tüm doku ve organlarda meydana gelebilir.Tümörler benign (iyi huylu) ve malign (kötü huylu) olabilirler.Malign olan tümörlere kanser adı verilir.Benign tümörler kanser değildir.Epitelyal kökenli malign tümörlere karsinoma yada kanser,mezenkimol kökenli malign tümörlere ise sarkoma denir.

Malign Epitelyal Tümörler oldukça sık görülen ve tehlikeli tümörlerdir.Karsinom terimi bu tümörlere özeldir.Yassı hücreli karsinom, bazal hücreli karsinom, adenokarsinom, değişici epitel hücreli karsinomlardır.

  • Normal dokuyu işgal ederek hasar oluşturmaları ve metestaz yapmaları nedeniyle benign epitelyal tümörlerden ayrılırlar.
  • Makroskopik ve migroskopik görünümleri benign tümörlerden farklıdır.
  • Kesit yüzeyleri hücresel elemanlarda zengin oldukları için gri-beyaz renkli düzensiz sınırlardır.
  • Normal dokuda hasar oluştururlar.
  • Pleomorfizm ve Anaplazi
  • Yüksek gelişme hızı
  • Metastaz ( genellikle lenfatik yolla)
Malign Epitelyal Tümör

Malign Epitelyal Tümörler ;

     Stroma özellikleri;

  • Nekroz ve kanama alanları
  • Desmoplazi (Oransız olarak bağ doku oluşumu)
]]>
Desmoid Tümör https://www.tumor.gen.tr/desmoid-tumor.html Wed, 28 Nov 2018 11:31:21 +0000 Desmoid Tümör, doğuştan yada çocukluk döneminde kendiliğinden görülebilir. Ayrıca erişkin çağlarda da görülür. Herhangi yaşta görülmekle birlikte 30-35 yaşlarda izlenir.Hastaların çoğu kadınlardır. En Desmoid Tümör, doğuştan yada çocukluk döneminde kendiliğinden görülebilir. Ayrıca erişkin çağlarda da görülür. Herhangi yaşta görülmekle birlikte 30-35 yaşlarda izlenir.Hastaların çoğu kadınlardır. En çok doğum yapan kadınlarda cerrahi müdahale sırasında ve sonrasında ki devrede ortaya çıkar.İyi huylu ancak agresif bir tümör türüdür. Vücudun değişik bölgelerinde görülebilir. Baş,boyun,dil, omuz, meme ve karın içinde görülebilir.Desmoid tümörü olan hastalarda aylardır yada yıllardır karın ön duvarında oluşan ağrısız bir kitle şikayeti ile başvururlar. Kitle serttir ve radyolojik işlemlerle manyetik rezonans görüntülerle kesin tanı konabilir. Tümör kitlesinin çapı 1-2 cm den, 15 cm kadar değişebilir. Klinik olarak yavaş gelişen ve büyüyen desmoid tümörler genellikle metastaz yapmadığı ve iyi bir cerrahi müdahale sonunda alındığı bildirilmektedir.
Müdahale edilmedir,aksi takdirde sıklıkla büyümeye devam eder.

Desmoid tümör tedavisi genellikle cerrahidir. Agresif bir tümör olduğu için metastaz riskine karşı normal dokuda cerrahi müdahale sırasında çıkartılmaya çalışılır. Ancak doğası gereği uzantılar oluşturmaya uygundur. Bu uzantıları ameliyat sırasında elle ve gözle saptanamadığından tümörü geniş cerrahi sınır ile çıkartmak mümkünde olmayabilir. Ameliyat sonrası tekrar etme olasılığı %50 gibi çok yüksek orandadır.Bu tekrar oluşumda ışın tedavisi uygulanarak azaltılması gerçekleşir. Etkileri çok keskin olmasada hormon ve ilaç tedaviside uygulanabilir. Desmoid tümör olan çocuklarda tekrar etme olasılığı daha sıktır.

Desmoid Tümör
Desmoid tümörlerin gelişmesi konusunda iki teori vardır.

  • Travma teorisi: Genellikle kadınlarda sık doğum yapmaya bağlı olarak karın bölgesinin sık deforme sonrası travma sonucu,ayrıca vücudun diğer bölgelerinde yine travmaya bağlı olarak desmoid tümörler çoğunlukla görülebilir.
  • Endokrinolojik teorisi: Deneysel olarak hayvanlarda yüksek doz östrojen enjeksiyonları ile desmoid tümöre benzer meydana getirilmiştir.
  • ]]>
    Malign Tümör https://www.tumor.gen.tr/malign-tumor.html Thu, 29 Nov 2018 01:44:29 +0000 Malign Tümör, Malign tümör, kötü huylu tümör yani kanser anlamına gelmektedir. Hücrelerin DNA’nın hasara uğraması sonucunda kontrol dışı ya da normal olmayan şekilde büyümesi ve çoğalmasına kanser adı verilmektedi Malign Tümör, Malign tümör, kötü huylu tümör yani kanser anlamına gelmektedir. Hücrelerin DNA’nın hasara uğraması sonucunda kontrol dışı ya da normal olmayan şekilde büyümesi ve çoğalmasına kanser adı verilmektedir. Malign yani kötü huylu tümör olan kanserin benign yani iyi huylu olan tümörlerden farklı olarak farklı dokulara sızma ve yayılma özelliği bulunmaktadır. Hasara uğramış olan hücreler, kendi civarında bulunan dokulara ulaşmakta ve kan dolaşımı, lenf sistemi veya vücut boşlukları ile yüzeyleri gibi yollar ile vücudun diğer kesimlerine yayılmasına metastaz adı verilmektedir. Kanser tek bir hastalık değildir ve kanser hastalığı vücut üzerindeki tüm doku ve organlarda gelişme gösterebilmektedir. Bunun yanı sıra, iyi huylu olan tümörler kanser olmamakla birlikte komşu dokulara yayılmamakta ve onları eritmemekte olan sınırları belirgin tümör çeşididir. Malign tümörü oluşturan hücreler artık tanınmaz hale gelmiştir.

    Kanser Neden Olur

    Kanserin sebepleri çevresel ve içsel olarak iki kısımda incelenebilmektedir. Çevresel sebepler arasında kimyasal radyasyon ve virüsleri, içsel nedenler olarak da bağışıklık bozukluklarını ve genetik nedenleri örnek olarak verebilmekteyiz.  Bunun yanı sıra, kansere sebep olan faktörleri şu şekilde de sıralamak mümkündür;

    • Radyasyon çeşitleri kanser oluşumuna zemin hazırlamaktadır.
    • Dudak ısırma, saç ile oynama, ben koparma, yara kabukları ile oynama ve aşırı tüketilen tahriş edici maddeler gibi fiziksel olarak tahriş edici maddeler kanser sebebi olabilmektedir.
    • Mutasyon potansiyeli yüksek olan bazı kimyasallar mevcuttur ve bu kimyasallara kanserojenler adı verilmektedir. Aileden gelen kalıtımsal etkenler de kişide kanser oluşumuna sebep olabilmektedir.
    • Son olarak, viral faktörlerin de kanser oluşumunda etkisi bulunmaktadır.

    Malign Tümör

    Kanserin Belirtileri Ve Tanı Koyma Yöntemleri: Kanserin belirtilerini şu şekilde sıralamak mümkündür;

    • Vücudun herhangi bir yerinde sertlik ya da şişkinlik tümörün belirtisi olabilmektedir.
    • Belli bir sebebi olmadan sürekli olarak devam eden öksürük ya da ses kısıklığı kanserin belirtisi olabilmektedir.
    • Kol ve omuzda ya da göğüste oluşan ağrı kanser belirtisi olabilmektedir.
    • Hazımsızlık ve yutkunmada güçlük çekme, kemik ağrısı gibi belirtiler kanser belirtisi olabilmektedir.
    • Aniden oluşan kilo kaybı ya da iştahsızlık kanser belirtisi olabilmektedir.
    • Baş ağrısı veya sarılık hastalığı, uzun süre iyileşme göstermeyen yaralar kanser belirtisi olabilmektedir.
    • Geçmeyen ishal ya da kabızlık sorunu kanser belirtisi olabilmektedir.
    • Vücuttan normal olmayan sıvıların veya kan gelmesi kanser belirtisi olmaktadır.

    Tüm bu sayılan belirtiler kanser belirtisi olabilmenin yanı sıra başka hastalıkların da sebebi olabilmektedir. Bu yüzden, bu belirtilerden biri ya da bir kaçı görüldüğü takdirde kişinin en kısa zamanda bir doktora görünmesinde fayda bulunmaktadır.

    Kanser tanısı konulabilmesi için muayene sonucuna göre kişiden bazı tahliller yaptırması, akciğer grafisi gibi tetkikler istenebilmekte ve bunların sonucuna göre tanı koyulabilmektedir.

    İleri kanser taraması yöntemleri ise şu şekildedir;

    • Bilgisayarlı Tomografi (BT) görüntüleme yöntemi ile hastanın dokusu farklı seviye ve kesitlerde incelenebilmektedir.
    • Endoskopi ile vücudun iç bölgeleri incelenebilmektedir.
    • Radyonükleer Tarama ise, hastaya radyoaktif bir maddenin verilmesi ile yapılan tarama yöntemidir.
    • Ultrasonografi, fiziksel muayene sonucunda ortaya çıkan ve kanser şüphesi olan bir bulgunun aydınlatılması için gerçekleştirilmektedir.
    • Manyetik Rezonans (MR), vücuttaki farklı bölgeleri daha detaylı görüntüleyebilmek]]> Tümör Ameliyatı https://www.tumor.gen.tr/tumor-ameliyati.html Thu, 29 Nov 2018 03:01:32 +0000 Tümör ameliyatı, vücudunuzun bir kısmının, kanserin teşhisi veya iyileştirilmesi amaçlı alınması veya onarılması için yapılmış olan bir ameliyat  kanser tedavisinin temelini oluşturur. Kanser ameliyatının birçok  Tümör ameliyatı, vücudunuzun bir kısmının, kanserin teşhisi veya iyileştirilmesi amaçlı alınması veya onarılması için yapılmış olan bir ameliyat  kanser tedavisinin temelini oluşturur. Kanser ameliyatının birçok amacı olabilmektedir. Kanser ameliyatının esas sebepleri şunlardır: 

      Kanserin önlenmesi: Şayet kanserin birtakım doku veya uzuvlara dağılacağı benzeri bir ihtimal varsa, doktorunuz kanser gelişmeden öncesinde bu doku veya organları almayı önerebilir. Mesela ailesel polip denilen genetik bir hastalığınız varsa, kolon kanseri geliştirme riskiniz fazla yüksek olur bunun için doktorunuz kolon ve rektumun alınması amacıyla kanser ameliyatını önerebilir. 

      Tanı: Doktorunuz kanser operasyonu ile tümörün kanserli (habis-kötü huylu) veya kansersiz (benign-iyi huylu) meydana geldiğini belirleyebilmek için mikroskobik incelenmesi amacı ile tümörün hepsini alabilir.

      Belirti veya yan etkilerin rehabilitasyonu: Bazen ameliyat, kanserin kendini tedavi edebilmesi için hayat kalitenizi tedavi amaçlı kullanılır, mesela bir sinire veya kemiğe baskı yapan veya bağırsağınızda tıkanmaya yol açan bir tümörün sebep olduğu ağrıyı kesmek amaçlı kullanılır. 
       
      Kanser ameliyatında kullanılan  yollar nelerdir 

      Kanserin ve kanser öncesi oluşumların rehabilitasyonu amaçlı kullanılan yabancı birçok fazla cerrahi yol vardır ve araştırmacılar yepyeni yollar üstünde çalışmaya devam etmektedir.  

      Kriyocerrahi: Bu ameliyat türünde doktorunuz, kanser hücrelerini veya kansere dönüşebilecek hücreleri  - mesela kadınların rahim ağzında serviks kanserine dönüşebilecek aritmik hücreleri-  dondurmak veya ortadan kaldırmak için likit nitrojen püskürtücü veya soğuk sonda benzeri çok fazla soğuk bir madde kullanır. 

      Tümör Ameliyatı
      Elektrocerrahi: Fazla yüksek frekansta cereyan akımı uygulayarak doktorunuz, mesela ağzınızdaki veya derinizin üzerindeki kanserli hücreleri öldürebilir. 

      Lazer cerrahi: Kanserli hücreleri küçültmek veya buharlaştırmak amaçlı fazla yüksek yoğunlukta ışınlar kullanan lazer cerrahi birçok fazla kanser türünün tedavisinde kullanışlıdır. Birtakım durumlarda lazerin ısısı bunu sağlar, bazılarında ise lazer daha eskiden uygulanan ve kanser hücrelerinin emdiği kimyevi maddeleri aktive edebilmek amaçlı kullanılır. Işıkla uyarıldığında kimyevi maddeler, kanser hücrelerini öldürür. 

      Mohs cerrahisi: Deri üzerindeki, göz kenarı benzeri hassas alanlardaki kanseri almak ve kanserin ne denli derine ilerlediğini belirlemek amaçlı yararlı bir yöntemdir. Bu cerrahi yöntemde, kanser bir bisturiyle katmanlar şeklinde alınır. Bir katman alındıktan daha sonra doktorunuz bunu, bir mikroskopta inceler. İşleme normal olmayan hücrelerin hepsi alınıncaya kadar veya etraftaki dokularda kanser bulgusu görünmeyene denli sürdürür . 

      Laparoskopik cerrahi: Bir operatör, kocaman kesikler açmadan vücudunuzun içini görebilmek amaçlı laparoskop kullanır. Kocaman kesikler açmak yerine birkaç minik kesik açılır ve ince bir kamerayla cerrahi araçlar, kesiklerden vücudunuzun içerisine sokulur. Kameranın vücudunuzun içerisinde kaydettiği fotoğrafları operatör bir monitörden izler. Minik kesikler iyileşmenin daha çabuk olacağı ve komplikasyon gelişim rizikosunun daha az olduğu anlamındadır. Laparoskopik cerrahi tipik genel olarak kanser teşhisinde, evrelemesinde, tedavisinde ve belirtilerin hafifletilmesinde kullanılır. 

      Robotik cerrahi: Robotik cerrahide operatör, ameliyat masasından uzakta oturarak ameliyat yapılmış olan bölgenin üç boyutlu görüntülerinin yansıtıldığı bir ekrandan operasyonu izler.  

      Doğal orifis cerrahisi: Karındak]]> Yumuşak Doku Tümörü https://www.tumor.gen.tr/yumusak-doku-tumoru.html Thu, 29 Nov 2018 21:26:11 +0000 Yumuşak doku tümörü, tıpta sarkomlar olarak adlandırılır. Yumuşak doku değişik anatomik yapıları abluka eden, yardım meydana gelen iskelet harici konnektif dokuya maruz isimdir. Bu kısmı meydana getiren beden kitlesi epid Yumuşak doku tümörü, tıpta sarkomlar olarak adlandırılır. Yumuşak doku değişik anatomik yapıları abluka eden, yardım meydana gelen iskelet harici konnektif dokuya maruz isimdir. Bu kısmı meydana getiren beden kitlesi epidermis ve parankimal organlar aralarında yerleşimlidir. Adale, tendon benzeri davranış sistemine ilgili yapılar, fibröz doku, adipoz doku, sinovial doku benzeri yardım dokuları içeren. Yumuşak doku beden ağırlığının ortalama %50 sini oluşturur. Narin doku sarkomları; konnektif dokudan orijin alan çok fazla farklı yapıdaki malign tümörleri terminolojik olarak söylem eder. Bu ad alt kısmında söylem edilmelerinin en kocaman sebebi bu yapıdaki urların patolojik, klinik görünümleri ve davranışları bakımından birbirlerine benzerlik göstermeleridir. Yumuşak doku sarkomları (YDS) orijin olarak, kocaman oranda primitif mezodermal yapılardan kaynaklanmaktadır. Primitif mezodermden hem bir de böbrekler, üreter, döl yatağı, gonisimler, kalp benzeri organlar ve hemopoetik, lenfatik, retikuloendotelyal sistemler de farklılaşmaktadır. Klinik görünümleri ve klinik davranışları, orijin aldıkları anatomik alanların benzerliği nedeniyle primitif ektodermden orijin alan periferik sinirleri döşeyen schwan hücrelerin den orijin alan malign tümörler narin doku tümörlerine dahil edilmektedir. 
        
      Yumuşak doku sarkomlarında tanı: 
      • Semptomlar 
      • Fizik kontrol  
      • Radyolojik kontrol 
      • Biopsi   
      Semptomlar: 
        
      YDS sık sık asemptomatik narin doku kitlesi olarak meydana çıkar. Meydana çıktığı alanların sık sık vital uzuvlara uzak olması nedeniyle semptomlar kocaman boyutlara ulaşıncaya kadar saklı kalabilmektedir. Semptomlar sık sık uzak olmayan sahada lokalize damar siniri ve adale dokularına bası, traksiyon sonucu olarak oluşmaktadır. Retroperitonial yerleşimli YDS hidronefroz, intestinal kopresyon, ingiunal herni, bir yada iki alt ekstremitede ödem biçimde gözlenebilir. Bu çeşit etkiler oluşturmadığı durumlarda kliinik bulugu ve fizik kontrol bulgusu oluşturmaya bilir. Yumuşak doku sarkomlarında sistemik tesirlere ilişkili iştahsızlık, kilogram kaybı, subfebril ateş benzeri nonspesifik şikayetler sık olarak gözlenmektedir. Bazen tümörün meydana çıkmasından öncesinde metastazlara ilgili klinik şikayetler meydana çıkabilmektedir. YDS ları çoğunlukla ağrı olmaksızın seyir göstermeleri nedeniyle fasiaya invaze olana denli yada beş cm den henüz kocaman çapa ulaşınca ya denli klinik belirtileri gözlenmeye bilir.  
       
      Fizik muayene:  
       
      Fizik kontrol ile persistant büyüme gösteren narin doku kitlesinin ortalama ölçüleri, yüzeyel yada derin tasarıda lokalizasyonu belirlenebilir.Lokalizasyon gösterdiği sahada ödem, adale atrofisi, davranış kısıtlılığı meydana konabiliir.Bunun yakınında fizik kontrol ile metastazları meydana konabilir, cerrahi yada radyoterapiye hastanın durumunun uygunluğu belirlenebilir.   
      Yumuşak Doku Tümörü 
      Radyolojik muayene: 
        
      Radyolojik kontrol narin doku sarkomlarının tanısında ve ayrımında mühim bir yer tutmakdadır.Radyolojik muayenede; 
      •  Narin doku radyografisi
      • kserogramı, Ultrasonografi 
      • Computerize Tomografi 
      • Magnetik titreşim 
      • Angiografi 
      • Sintigrafi kullanılmaktadır.  
      Radyografi, Tanıda yeri sınırlıdır,sinovial sarkomlarda intratümöral kalsifikasyonlar izlenebilmekdedir. birçok vakit öbür çeşit YDS kalsifiye kitle meydana getirdiği durumda lokalizasyon meydanı ile ilgili kaba biligi verebilir.YDS düşünülen hastada rutin olarak çekilecek akciğer grafisi metastaz bakımından bilgi verebilir. 
       
      Ultrasonografi, Yumuşak doku kitlelerinde ucuz, non-invazif,teşhis yöntemi olması nedeniyle öncelikle uyugulanan teşhis yöntemlerindendir.USG narin doku kitlesiinin yerleşim meydanın belirle]]> Dizde Tümör https://www.tumor.gen.tr/dizde-tumor.html Fri, 30 Nov 2018 10:01:59 +0000 Dizde tümör, Tümör, kendi kendine bölünen normalden hızlı büyüyen hücrelerin iyi huylu ise kemiğe kötü huylu ise organlara da yayılan kitle veya şişkinliktir. Genelde büyüme çağında yaygındır. Büyüyen tümör, zama Dizde tümör, Tümör, kendi kendine bölünen normalden hızlı büyüyen hücrelerin iyi huylu ise kemiğe kötü huylu ise organlara da yayılan kitle veya şişkinliktir. Genelde büyüme çağında yaygındır. Büyüyen tümör, zamanla sağlıklı olan dokulara da yayılarak sağlıklı dokuların anormal dokularla yer değiştirmesine neden olur. Buda bulunduğu kemiği zayıflatarak kırılmalara neden olur. Bu tümörlerin bazıları iyi bazıları kötü huyludur. İyi huylu tümörler hayati tehlike taşımazlar. Kötü huylu olanlar vücuda dağılıp kemiklere zarar verebilirler.

      Kötü huylu tümörlerin başında multipi miyelom adında olan bir tümördür. Bu tümör, en fazla görülen kemik kanseridir. Kemik iliğinin kötü huylu tümörüdür. 50-70 yaş arası hastalarda görülür. En sık görülen iyi huylu tümörler de, basit kemik kisti ve dev hücreli tümörler dir. Dizinde tümör olan hastalarda ağrı genellikle süreklidir fakat geceleri bu ağrı dahada hissedilir. Ağrı zayıflayan kemikte ve şişlik olan yerde hissedilir. Tümörün iyi huylu olanına selim kötü olanına habis adı verilir. Bu tümörler alındıktan sonra parçası mikroskop altında incelenerek iyi yada kötü huylu olduğu anlaşılır.Dizde Tümör Tümör bölgesinde şişlik ve röntgen sonucunda görülen anormal kemik bozuklukları ile de dizdeki tümör anlaşılabilir. Eğer şişlik şikayeti ve kemik ağrısı şikayeti var ise hemen bir hekime başvurulması gerekir. Başvurduğunuz hekim öncelikle ayrıntılı bir tıbbi öykü alıp gerekli sorular soracaktır. Dahan sonra ayrıntılı fizik muayene yapılır. Tümör yada tümör şüphesi var ise kitlenin büyüklüğü, kemiğe yapışık olup olmadığı eklemlerle ilişkili olup olmadığı araştırılır. Daha sonra gerekli görülen cerrahi müdahalelere başvurulur. Kötü huylu tümörlere acilen ameliyat gerekmektedir.

      ]]>
      Habis Tümör https://www.tumor.gen.tr/habis-tumor.html Fri, 30 Nov 2018 18:46:11 +0000 Habis TümörKötü huylu ur olarak bilinen habis tümör, kanser olarak da adlandırılır. Çevre dokuyu istila ederek, çoğalır ve diğer dokulara da sıçrar.Durdurulması çok güç olan bu hücreler, tedavi edilse de tekrarlama ri Habis Tümör
      Kötü huylu ur olarak bilinen habis tümör, kanser olarak da adlandırılır. Çevre dokuyu istila ederek, çoğalır ve diğer dokulara da sıçrar.Durdurulması çok güç olan bu hücreler, tedavi edilse de tekrarlama riski çok yüksektir. Habis tümörler kanserli dokulardır, burada ki hücreler anormal biçimde ve kontrolsüz olarak bölünür ve çoğalırlar. Sadece  bulundukları dokuya ve organa zarar vermezler, tedavi edilmediği taktirde çoğunlukla bedenin başka ve dokularına da sıçrayabilirler. Sıçradıkları bölgelere yerleşebilirler ve kanserin yayılmasına yol açarlar. Epitel dokuda oluşan habis tümörler kanser adını alır, bu tümörler yayılarak hayati önem taşıyan vücut fonksiyonlarının önlenmesine ve önemli organların yıkımına sebep olarak ölüme dahi sebep olurlar. Tedavisi sadece, habis tümörünün ameliyat ile çıkartılması ve ışınlama tedavisi günümüzde uygulanan en etkili yöntemlerdir. Fakat cerrahi işleme rağmen bu hücre yeniden doğarak çoğalıp hastalığın tedavisine sebep olabilir. Tümör hastalıklarının giderek yaygınlaşması, hastalığın ilk belirtileri konusunda bilgilenmeyi gerektirir. Çünkü ilk belirtilerinin fark edilebilmesiyle en gerekli ve etkili tedbirler alınabilir.

      Habis Tümör
      Habis Tümörler Şu Vasıfları Gösterir 
      • Durmadan gelişir ve komşu dokulara yayılır
      • Çevre dokuları yıkar
      • Yavru tümörler oluşturur, lenf ve kan damarları yoluyla ikincil odaklar yaparlar. Buralarda da büyümelerini sürdürürler.
      Habis  Kanserin Uyarıcı İşaretleri
      • Büyük abdeste ve küçük abdeste çıkma alışkanlığının değişmesi
      • İyileşmeyen yaralar
      • Göğüste veya vücudun başka bir yerinde sertleşme veya kitle
      • Hazımsızlık veya yutmada güçlük
      • Herhangi bir siğil veya bende belirgin bir değişme
      • Rahatsız edici öksürük veya ses kısıklığı

      ]]>
      Tümör https://www.tumor.gen.tr/tumor.html Sat, 01 Dec 2018 17:33:32 +0000 Tümör, Herhangi bir hücrenin veya hücre gruplarının, organizmanın kontrol mekanizmalarının tesirinden çıkıp hızlı ve anormal bir çoğalma ile ortaya çıkan, hızlı ve anormal bir şekilde çoğalma gösteren kitlelerin genel Tümör, Herhangi bir hücrenin veya hücre gruplarının, organizmanın kontrol mekanizmalarının tesirinden çıkıp hızlı ve anormal bir çoğalma ile ortaya çıkan, hızlı ve anormal bir şekilde çoğalma gösteren kitlelerin genel adı tümördür. Latincede tümör, ''şişlik'' ur anlamına gelir. Tümör, umumi bir tabir olmakla beraber, tam bir tasnifi yapılmamıştır. Çeşitli açılardan yapılan tasniflerde çeşitli güçlüklerle karşılaşılmıştır. Habis (kötü huylu) ve selim (iyi huylu) olarak tasnif oldukça eski olmasına rağmen, pratik ve anlaşılır olması, bir çok farklı özellikleri ifade etmesinden dolayı hala kullanılmaktadır. Habis tümörlerinin genel adı kanser olarak kullanılır. Tümörler, vücuttaki immunite denilen kontrol sistemine bağlı olmayan bir gelişme ve çoğalmayla ortaya çıkan büyüme ile oluşur. Organizmadaki normal hücre çoğalması, belirli bir doku veya organ şekli meydana getirmeye kadar devam eder. Tümörlerde hücre çoğalması, kontrol mekanizmasının dışına çıkmış ve düzensiz,, sınırsız bir hal almıştır. Hücreler ihtiyaç dışında çoğalarak, mitoz hızlanmıştır. bu hücreler belirli bir organ teşekkül ettirmezler.Geliştirdikleri dokunun fonksiyonlarının ifa edemezler. Tümörler, çok eski zamanlardan beri bilinmesi ile beraber, hücrelerin mikroskopla  17. yüzyılda incelenmesi tümörler arasına detaya inilmesi, tümörlerin taklit ettiği dokuları, hücrelerden yapıldığı ve hücrelerinin başka yerde yapılandığı farklı hücrelerin yayıldığı incelenmiştir. 

      Tümörlerin Genel Özellikleri

      İyi Huylu Tümörler;  yavaş büyür ve çoğalması yavaştır. Yerleştikleri doku veya yer sebebiyle erken belirti verebilir. Genellikle bağ dokusundan üremiş kapsülleri vardır. Fakat selim tümörlerinin hepsi kapsüllü değildir. Mesela rahim adalesinde görülen selim huylu ur olan bir miyom, deriden çıkan nevüs kapsül süz  tümörler dır. Selim huylu hücrelerin çoğalması durdurulabilir ve çoğalması yavaştır. uzak yerlere dağılmazlar. Metastaz denen yeni bir ur meydana getirmezler. Selim tümörler, iyi huylu özelliklerini senelerce sürdürebildikleri gibi, zaman içerisinde kötü huylu tümöre dönüşme olasılığına sahiptir. Selim huylu tümörlerin ne zaman habisleşeceğine veya habisleşmeyeceğini tahmin etmek zordur. Fakat selim tümörlerinin hangi çeşidinde habisleşme  olasılığının yüksek olduğu söylenebilir.

      Tümör
      Kötü Huylu Tümörler; Habis urları da denilen kötü huylu tümörler, hızlı büyür ve hızlı çoğalırlar. Etraflarında kapsüller yoktur. Selim ur habisleştiğinde etrafındaki kapsül yırtılır. Büyümeleri hızlı olma sebebiyle etraflarındaki kan damarları beslenmesinde anlamsız kalırlar. Sık olarak kanamalar meydana gelir. Doku için de birçok doku ölümleri meydana gelir fakat hücre kaybından çok daha fazla hücre çoğalması olduğu için hacimleri azalmaz. Habis hücreler tek tek veya gruplar halinde, kan, lenf ve vücudun tabi boşlukları ve komşuluk yoluyla çoğalarak metastaz denilen yeni tümörler meydana getirirler. Hücreleri istila ederek çoğalmaya devam ederler.

      Tümörler, mikrobik olarak olgunlaşmamış hücrelerden meydana gelir. Hatta tümörlerin hangi dokudan ortaya çıktığı ve hangi hücreleri taklit etmeye çalıştığını belirlemek oldukça zordur. Hücrelerin çapı ve şekli birbirlerine benzemez. Cerrahi olarak çıkartıldığında genellikle yeniden çoğalırlar.
      ]]>
      Rahim Tümörü https://www.tumor.gen.tr/rahim-tumoru.html Sat, 01 Dec 2018 18:54:31 +0000 Rahim tümörü, günümüzde kadınlarda rastlanılan en sık kadın hastalıklarından biridir. Bu tümörler hem rahimde hemde rahim boylarında görülebilir. Bunların kötü huylu olanına yakalanan kadınlar ciddi sağlık problemleri i Rahim tümörü, günümüzde kadınlarda rastlanılan en sık kadın hastalıklarından biridir. Bu tümörler hem rahimde hemde rahim boylarında görülebilir. Bunların kötü huylu olanına yakalanan kadınlar ciddi sağlık problemleri ile karşı karşıya kalmış demektir. Bu tümörlere yani iyi huylu olanlara ur da denilebilir. Sıklığı henüz belirli olmasa da kadınların hemen hemen yarısında değişik boyutlarda görülür. Genellikle doğum yapmamış kadınlarda daha sık görüldüğü saptanmıştır. Kendini belli ettiği en önemli etken aşırı ve uzun süren kanamalardır. Bununla birlikte kanamadan dolayı anemi ve demir eksikliği hastalığını da birlikte getirir. Diğer bir belirtisi ise aşırı ağrı ve kasıkta sancıdır. Her tümör tedavi gerektirmez. İlaçlarla tedavi edilen tümörler vardır.  Tedavi gereksinimi tümörün yol açtığı, ağrı, üreme isteği hastanın yaşı, ve yakınma şiddeti gibi faktörlere bağlıdır. Miyomun tek ve kesin tedavisi cerrahi müdahaleden geçer.

      Rahim tümörü belirtileri: Rahimdeki kan dolaşımına etki ettiğinden aşırı adet kanamaları, bir ayda üç dört kez tekrarlanan kanamalar, tümörün iç basınç yapmasından dolayı sık sık idrara çıkma, akıntı, ayak bileklerinde şişme, nadiren mide bulantısı, kasık ve bel bölgesinde sancı belirtileri arasındadır. Rahim tümörlerinden bir diğeri de fibroit adında bir tümördür. Rahimde nadiren de olsa rahim boyunda görülen iyi huylu yani selim tümörlerden dir. Aşırı adet kanaması ve cinsel ilişki sırasında ağrı yapmaktadır. Karında şişlik meydana gelir. Tümörün boyutu arttıkça diğer organları iter, ve bu da her türlü rahatsızlığa neden olmakta dır. Mesaneye bası yaparsa sık sık idrara çıkma isteği uyanır. Rahim TümörüBağırsağa baskı yapar ise kabızlığa neden olmaktadır. En önemlisi kısırlığa neden olabilir. Tümör tüpleri iterek spermin ve yumurtanın geçişini engelleyebilmektedir. Buradaki düzeni bozararak, döllenen yumurtanın rahme yerleşmesini engelleyebilir. Bu engellere takılmadan hamile kalan birey yine bir çok sorunla karşılaşacaktır.  Bebeğin yeri azaldığı için erken doğuma neden olabilir. Ve bebek daha gelişmeden dünyaya gelecektir. Doğumdan sonraki kanamalarda artış görülüp anneyi anemi hastalığına itecektir. Tümör birden fazla yada boyutu büyük ise cerrahi müdahalede gerekli görülürse rahimde alınabilir.
      ]]>
      Omurilikte Tümör https://www.tumor.gen.tr/omurilikte-tumor.html Sun, 02 Dec 2018 15:49:24 +0000 Omurilikte tümör, aslına son derece tehlikeli ve bazı insanlarda felçlik durumlarına bile neden olabilecek bir durumdur. Bu nedenle bu bölgelerde görülen tümörlere müdahale şarttır. Tümörün büyümesi ile sinirlere zarar Omurilikte tümör, aslına son derece tehlikeli ve bazı insanlarda felçlik durumlarına bile neden olabilecek bir durumdur. Bu nedenle bu bölgelerde görülen tümörlere müdahale şarttır. Tümörün büyümesi ile sinirlere zarar vermesi durumunda kişinin hiç beklemediği bir şekilde felçlik durumları ya da uyuşma problemleri meydana gelebilmektedir. Omurilikte tümör birçok zaman farklı hastalıklardan dolayı oluşan tümörlerden dolayı meydana gelmektedir. Omurilik tümörü problemi olan hastaları en büyük şikayeti tabi ki boyunda veya bel bölgesinde görülen şiddetli ağrılardır. Bu ağrılar birçok zaman insanları günlük yaşantısından kısıtlayarak kişinin gerek iş hayatı gerekse sosyal hayatında bile birçok olumsuzluklara neden olabilmektedir. Kişilerde görülen ve meydana gelen bu ağrılar sadece omurilik tümörünün başlangıcında görülen durumlardır. Bu durumlarda herhangi bir müdahale yapılmaması ve ağrıların çok fazla önemsenmemesi durumunda ileri ki zamanlarda bu tümör hastada daha birçok farklı problemlere neden olacağından bu sorun hiç bekletilmeden en kısa sürede çözülmelidir. Bunun için yapmanız gereken acilen bir doktora gitmek ve doktorunuzun tavsiyelerini dikkate almaktır. 

      Omurilik tümörü ile meydana gelen ağrılar birçok kişi tarafından geçici sanılmaktadır. Aslında bu durum kesinlikle böyle değildir. Bu ağrıları hiç bir şekilde istirahat ederek ya da yatarak geçiremezsiniz. Bunun için kesinlikle zaman kaybetmemelisiniz. Birçok zaman yaygın olarak görülen bu ağrılar nadiren bölgesel olarak ta görülebilmektedir. Omurilikte tümör var ise kişilerde ara ara bacaklarda ve kalça bölgelerinde uyuma problemleri hissizlik gibi sorunlar meydana gelebilmektedir. Bu durumda kişinin yürüyüşü, oturup kalkması ya da halı sağa gibi sosyal etkinlikleri olumsuz olarak etkilenir. Üstelik vücudun merkezi olan omurilik, tümör nedeni ile bazı organların kontrolünü gerçekleştiremez. Bu organlardan biri de bağırsaklar ve mesaneler olarak söylenebilir. Bu organların kontrolünün gerçekleştirilememesi nedeni ile kişide idrar kaçırmaları, tuvalette zorlanmalar yani dışkı kontrolünün tam olarak sağlanamaması nedeni ile çok büyük sorunlarla karşılaşabilmektedir. İşte bu gibi durumlar son derece tehlikeli ve kişiyi oldukça olumsuz bir şekilde etkileyebilmektedir. Bu kadar açık olarak gerçekleşen belirtilere bakarak sizler de omurilikte tümör probleminin olup olmadığını anlayabilirsiniz. Meydana gelen belirtiler arasında hastaların ellerinde kollarında da olmak üzere vücudun birçok bölgesinde uyuşmalar ve kontrolsüzlük durumları meydana gelmektedir. Bu sorunlar ise kişiyi son derece olumsuz olarak hem bedenen hemde psikolojik olarak etkiler.

      Omurilikte Tümör
      Tedavi:

      Omurilik tümörü tedavisi yapılırken birkaç branş bir araya gelerek kara vermektedir. Nöroloji, radyasyon onkolojisi, patoloji, beyin ve sinir cerrahisi gibi branşların alacağı kararlar ile birlikte hastaya cerrahi müdahaleler uygulanmaktadır. Oldukça zorlu ve riskli bir ameliyat olan omurilikte tümör ameliyatı, günümüzde teknolojinin gelişmesi ile son derece başarılı bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Omurilikte tümör eğer iyi huylu bit tümör ise hastada uygulanacak olan ilaç tedavileri birçok zaman olumlu bir şekilde sonuçlanmaktadır. Fakat bu tümör eğer kötü huylu ise bu tür ilaç tedavileri herhangi bir etkide bulunmayacaktır. Bazen ameliyatlardan sonra omuriliğe destekleyici özellikleri olan implant uygulamaları yapılabilmektedir. bu implantlar hastanın sağlığı için son derece önemlidir. 
      ]]>
      Mesane Tümörü https://www.tumor.gen.tr/mesane-tumoru.html Mon, 03 Dec 2018 14:54:37 +0000 Mesane tümörü, yani diğer adı ile idrar kesesi tümörü günümüzde birçok insanda görülen ve son derece tehlikeli olan bir hastalıktır. Erken teşhisi yapılmadığında ve gerekli müdahaleler yapılmadığında son derece b Mesane tümörü, yani diğer adı ile idrar kesesi tümörü günümüzde birçok insanda görülen ve son derece tehlikeli olan bir hastalıktır. Erken teşhisi yapılmadığında ve gerekli müdahaleler yapılmadığında son derece büyük sorunların meydana gelebileceği bir hastalık olan mesane tümörü her yaştan insanda görülebilen bir durumdur. Böbreklerden süzülen idrarın biriktiği yer olan mesane yani idrar kesesi, farklı durumlardan dolayı iç yüzeyde gelişen tümörler nedeni ile zarar görmektedir. Bu duruma aslında idrar kesesi kanseri ya da mesane kanseri demekte yanlış olmayacaktır.  Mesanede gelişen üç tümör çeşidi bulunmaktadır. Bu üç tümör çeşidi de son derece tehlikeli ve hemen hemen aynı belirtileri gösteren tümörlerdir. Üç tümör türünden biri  "değişici epitle hücreli karsinom" diye adlandırlılan tümör türüdür. Bu mesane tümörünün en büyük nedeni mesane iç yüzeyinde oluşan epitel hücrelerden dolayı meydana gelmesidir. Bir diğer mesane tümörü ise "Skuamöz hücreli karsinom" olarak adlandırılan mesane tümörüdür. Bu tümör ise mesane içerisinde gelişen yassı hücreler nedeni ile oluşum göstermektedir. Son olarak "Adenokarsinom" olarak adlandırılan bu tümör türü mesane içerisinde sekretuar salgı yapan hücrelerden dolayı meydana gelen bir durumdur. 

      Belirtileri:
      • Mesane tümörünün en büyük belirtilerinden bir tanesi idrar sırasında kan gelmesi durumlarıdır. Bu gibi problemlerde kişinin idrarından gelen kan kesinlikle kişide herhangi bir ağrı ya da sızı gibi problemler meydana getirmez. Kişi zaman kaybetmeden doktora gitmelidir. Çünkü idrarın kanlı gelmesi durumu, ya böbreklerde ya da bu gibi mesane bölgelerinde problemlerin olduğunun göstergesidir. 
      • Bu durumun yanı sıra mesane tümörü görülen kişilerde sık idrar çıkma ve kişinin idrarını yaptığı sırada görülen yanma durumlarıdır. Bu gibi durumlarda kişi son derece zor durumlarda kalmaktadır. Özellikle idrar sırasındaki yanmalar kişide şiddetli ağrılara neden olmaktadır. 
      • Bunun yanında kişinin kasık bölgelerinde meydana gelebilecek olan ağrı durumları da mesane tümörü nedeni ile oluşabilecek durumlar arasında yer almaktadır. Kişinin bu bölgelerinde oluşan her ağrıyı bu gibi nedenlere bağlamamak gerekmektedir. Çünkü birçok zaman bir gaz sıkışması bile bu tür ağrılara neden olabilmektedir. 
      Mesane Tümörü
      Tanısı:

      Mesane tümörünün tanısı genellikle hastanın yukarıda belirtilen rahatsızlıklardan dolayı doktora gitmesi ile doktorun yağacağı kan testleri ile ortaya çıkarılmaktadır. Tıbbi görüntüleme cihazları sayesinde kişinin bu bölgeleri detaylı olarak incelenir ve tümörün varlığı tespit edilir. İşte bu şekilde çok rahat bir şekilde mesane tümörü olup olmadığı ortaya çıkarılabilmektedir. 

      Bunun yanında tüm ülkelerde aktif olarak kullanılan bir yöntem olan sistoskopi olarak adlandırılan bir cihaz yardımı ile kişinin idrar yollarından mesaneye girilerek tam olarak görüntüyü 8 kat büyüten bir kamera ile kişinin mesanesi detaylı bir şekilde incelenmektedir. Hastalığın daha ilk zamanları ise kişiye ilaç tedavileri ya da ışın tedavileri uygulanır. fakat hastalık ilerlemiş ise kişide bazı cerrahi yöntemlere başvurmak gerekebilir.  Tüm bu yöntemlerin yanında kişide yapılan idrar testleri de kişinin idrar kesesinde bu tür tümör problemlerinin olup olmadığını bizlere gösterebilmektedir. 
      ]]>
      Kötü Huylu Tümör https://www.tumor.gen.tr/kotu-huylu-tumor.html Mon, 03 Dec 2018 23:52:30 +0000 Köyü Huylu Tümör, Herhangi bir hücrenin veya hücre gruplarının, organizmanın kontrol mekanizmalarının yönetiminden çıkıp hızlı ve anormal seviyede çoğalması ile ortaya çıkan kitleye  tümör denir Tümörün diğer adı Köyü Huylu Tümör, Herhangi bir hücrenin veya hücre gruplarının, organizmanın kontrol mekanizmalarının yönetiminden çıkıp hızlı ve anormal seviyede çoğalması ile ortaya çıkan kitleye  tümör denir Tümörün diğer adı ur diye adlandırılır. Tümör umumi bir tabir olup hala tasnifi yapılamamıştır. Habis kötü huylu ve iyi huylu olarak ikiye ayrılır. Habis kötü huylu tümerler için genel bir isim olarak kanser kelimesi kullanılır. Kanser tümörleri, vücuttaki immunite denilen kontrol sistemine bağlı olmayan, gelişme büyüme ve çoğalma sonucu meydana gelir. Organizmadaki normal hücre çoğalması, belirli bir doku veya organ oluşturmasına kadar devam eder. 

      Tümörlerde ise hücre çoğalması, kontrol sisteminin dışına çıkmış, sınırsız ve düzensiz bir hal almıştır. Hücreler ihtiyaç duyulmadığı halde çoğalırlar yani mitoz hızlı bir hal almıştır. Tümörler çok eski zamanlardan beri bilinmekle beraber, 17. yüzyılda mikroskopla incelenmesi sağlanmıştır. Kötü huylu tümörlere habis uru da denir. Habis urları çok hızlı büyür ve yayılırlar. Etraflarında kapsülleri yoktur, büyümeleri aşırı olduğundan dolayı, etraflarındaki kan damarları beslenmesinde anlamsız kalırlar. Bu sebepten tümörlerin içinde bir çok doku ölümleri olur. Hücre kaybından çok daha fazla, hücre çoğalması olduğu için hacimleri azalmaz. 

      Kötü Huylu Tümör
      Habis hücreleri, tek tek veya grup halinde, kan ve lenf gibi vücudun tabi boşluklarında komşuluk yoluyla yayılarak, metastaz denilen yeni tümörler üretirler. Hücreleri istila ederek üremeye devam ederler. Mikroskopik olarak tümörler, olgunlaşmamış hücrelerden meydana gelmiştir. Hatta tümörlerin hangi dokudan çıktığı hangi hücre guruplarını taklit ettiği hala saptanmamıştır. Hücrelerin boyu, sekli ve çapı birbirlerine benzer özellik taşımazlar. Buna pleomorfizm denir. Çekirdekle sitoplazma arasındaki nisbet bozulmuştur. Hücrelerin birbiriyle olan bağlılık ve bağlantıları bozulmuştur. Cerrahi olarak çıkartıldıkları zaman tekrardan çoğalmaya çok uygundur.
      ]]>
      Hipofiz Tümörü https://www.tumor.gen.tr/hipofiz-tumoru.html Tue, 04 Dec 2018 18:50:48 +0000 Hipofiz Tümörü, Beynin alt tarafında bulunan hipofiz bezleri insanlarda hormonların salgılanması için son derece önemli bir rol oynayan organlardan biridir. Öyle ki hipofiz bezlerinin herhangi bir nedenden dolayı görevlerini Hipofiz Tümörü, Beynin alt tarafında bulunan hipofiz bezleri insanlarda hormonların salgılanması için son derece önemli bir rol oynayan organlardan biridir. Öyle ki hipofiz bezlerinin herhangi bir nedenden dolayı görevlerini yapamaması ya da görevlerini az yapması nedeni ile insanlarda hormonal olarak bozukluklar meydana gelebilmektedir. Bu gibi durumların meydana gelmesinde birçok zaman hipofiz tümörü gibi olumsuz durumlar neden olmaktadır. Beyinde oluşan tümörlerin yüzde on beşini oluşturan hipofiz tümörleri bazı insanlarda çok büyük sorunlara neden olabilmektedir. Bazı insanlarda ise bu tür hipofiz tümörü farklı belirtilere neden olabilmektedir. Bu nedenle her hipofiz besi tümörü problemi ile karşı karşıya gelen insanda aynı belirtiler görülmeyebilir. Hemen hemen her yaşta görülebilen hipofiz bezi tümörleri bazen çocuklarda bile görülebilmektedir. Fakat en sık görülme yaşı olan 30 ile 60 yaş arası olan kişilerde son derece daha fazla görülmektedir. Toplumun yaklaşık olarak yüzde yirmi beşinde görülen bu problemler oldukça yaygın olarak görülmektedir. 

      Birçok farklı türde hipofiz tümörü ile karşılaşılabilmektedir. Öyle ki bu tümör türlerinin birçoğunda farklı belirtiler ortaya çıkarak kişinin zor durumlara düşmesine neden olabilmektedir. Bu tümörlerin türlerini tümörün tüpü ve içeriği değiştirebilmektedir. En fazla üreme dönemindeki kadınlarda görülen hipofiz tümörlerinin meydana getirdiği bir sorun cinsel durumları etkileyen hormonların salgılanmasıdır. Kimi zaman bu tip tümörler kişilerde adet kanamasının gecikmesi ya da görülmemesi gibi sorunları da meydana getirebilmektedir. Erkeklerde ise genellikle baş ağrısı baş dönmesi ve kimi zaman mide bulantısı gibi sorunlara başlıca neden olarak bazı zamanlarda kişinin cinsel istek durumunu da etkileyebilmektedir. Hormonların üretiminde salgılanmasında büyük etkileri olan bu organın üzerinde oluşan tümörlerin, organ dengesini bozması nedeni ile bu hormon seviyeleri oldukça değişecektir. bu nedenle kişinin sindirim sistemi bile bu durumda olumsuz etkilenecektir. Adeta vücut dengesinin bozulmasına neden olan hipofiz tümörü yapılan bazı işlemlerle hastadan alınarak hastanın normal yaşamına dönmesi sağlanmaktadır.

      Hipofiz Tümörü
      Tanısı

      Kişi hipofiz tümörünün meydana getirdiği belirtilerden rahatsızlık duyarak doktora gittiğinde doktorun yaptığı bazı testler sonucunda bu durumun varlığı ortaya konulmaktadır. Günümüzde gelişmiş olan tıpla birlikte tıbbi olarak kullanılan görüntüleme cihazları (Mr, ultrason, röntgen) sayesinde çok kolay bir şekilde tümör incelenir. Tümörün türü ise yapılan kan testi ile belirlenir. Kan içerisinde tümörün salgıladığı proteinlere bakılarak bu tümörün tipi ortaya çıkarılabilmektedir. 

      Tedavi

      Hipofiz tümörü tedavileri genel olarak iki farklı yöntem ile yapılmaktadır. Bu yöntemlerden hangisinin kullanılacağını ise tabi ki kişinin hipofizlerinde bulunan tümörün büyüklüğü, hastalığın şiddeti, hastalığın evresi ve gerekirse doktor belirleyecektir. Bu tümörün ortadan kaldırılması için uygulanan yöntemlerden biri cerrahi yöntemlerdir. Öyle ki kişideki tümör cerrahi operasyonlarla alınarak kişiden uzaklaştırılır. Bunun yanında bir diğer tedavi yöntemi ise radyasyon tedavisidir. Bu tedavi yönteminde ise tümör farklı şekillerde küçültülerek beraberinde ilaç tedavisi uygulanır. Fakat bu tedavi yöntemi her zaman ikinci planda olan bir yöntemdir. Alının tümörlerin tekrar büyümesi durumunda bu tedavi yöntemi kullanılır.
      ]]>
      Gözde Tümör https://www.tumor.gen.tr/gozde-tumor.html Wed, 05 Dec 2018 15:32:58 +0000 Gözde tümör, genel olarak bebeklik dönemlerinde daha çok beliren göz problemleri arasında olmaktadır. Bu gibi göz problemleri oldukça can sıkıcı bir durumdur. Tümör, kitle olarak oluşum gösteren belirtilerdendir. H

      Gözde tümör, genel olarak bebeklik dönemlerinde daha çok beliren göz problemleri arasında olmaktadır. Bu gibi göz problemleri oldukça can sıkıcı bir durumdur. Tümör, kitle olarak oluşum gösteren belirtilerdendir. Halk arasında tümör denildiğinde akla ilk gelen şey kanser olmaktadır. Fakat tümör daha geniş kapsama sahip olan bir tabir alarak iyi huylu olan kitlelerden meydana gelmektedir. Göz bölgesinde iyi huylu kitlelere sık sık rastlanmaktadır. Gözde tümör belirtilerinden bazıları kesin tanı olarak belirir bazıları da estetik durumunda ortaya çıkar. Bazı göz tümörleri ise takip altına alınır. Fakat kötü huylu bir tümör oluşum gösteriyorsa eğer estetik kaygıların ikinci plana bırakılarak tedavi planının uygulanması gerekmektedir. Gözde tümör oluşumuna bağlı olarak gerçekleşen göz kanseri tedavileri tgözde oluşan tümörün cinsine göre ve oluşan kısma göre değişiklik göstermektedir. Oluşum gösteren bazı göz tümörleri tedavi bile gerektirmez. Diğer tümörler ise tıbbi tedavi yada radyasyon tedavi olarak işlem görür. Tümör gözü tahrip edecekse cerrahi uygulama uygulanması kaçınılmaz olacaktır. 

      Gözde tümör, genel olarak çocuklarda daha sık görülür. Bebeklerde çok sık olarak görülen en önemli olarak bilinen gözde tümör Retinoblastom adıyla bilinir. Retinoblastom çocukluk döneminin en yaygın olarak görülen ve kötü huylu olarak oluşan göz tümörüdür. Genetik olarak aileden geçişi söz konusu olmaktadır. Ailevi ve sporadik olmasıyla meydana gelir. Göz bebeğinde beyaz pupilla yani lökokori adı verilen kızarıklık oluşumu gözde kayma gibi belirtilerle meydana gelebilir. Bu oluşumlar genel olarak her iki cinste görülebilir. Gözde tümör vakalarının çoğu çocuklarda üç yaşından önce belirgin hale gelir. Tümör irsi olarak yani kalıtsal bir şekilde meydana gelebilir yada kalıtsal olmayabilir. Gözde tümör meydana gelmesi belirtileri farklı belirtiler olarak ortaya çıkar. Şaşılık oluşumu şeklinde oluşabilir. Bu nedenle şaşılık şikayeti olan kişilerin vakit kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına muayene ettirilmesi gerekmektedir. İhmal edilmiş olan vakalarda göz etrafı dokularında şişme meydana gelir, gözün öne doğru şişmesi şeklinde bazı belirtiler görülebilir.

      Gözde Tümör

      Gözde tümör oluşması genel olarak iyi huylu olan ve oldukça zararlı olan cinslerde belirti göstermektedir. En önemli göz tümörleri: Retinoblastom: Bebeklik döneminde ve çocuklukta oluşan bir tümör olarak bilinir. Genellikle tek gözde veya her iki gözde göz bebeğinin beyaz görünmesi gibi belirtilerle oluşum gösterir.  Çocuğun gözünde şaşılık oluşturması bir başka belirti olarak görülür. Bu hususta oluşan gözde tümör tedavisinde kemoterapi uygulaması, enükleasyon uygulaması yani gözün ameliyatla alınması, radyoterapi yani ışın veya radyoaktif plak tedavisi, lazer tedavisi, kriyo yani dondurma tedavisi gibi tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Uveal melanoma: Genel olarak 60 yaş ve üstü kişilerde meydana gelmesi daha fazla olarak görülür. bu tümörün ortaya çıkış şekli iris üzerinde belirmesi bir leke yada bir gözde iris renginde değişiklik oluşmasıdır. Bazen rutin olarak yapılan göz muayenesinde şans eseri olarak görülür. Tedavide cerrahi ve plak radyoterapi uygulamaları gerçekleştirillir. Gözün metastatik tümörleri:  En fazla olarak rastlanan görme bozukluklarıyla  kendini gösterir. Bayanlarda meme kanseri, erkeklerde akciğer kanseri gözde tümör oluşumuna en fazla etki eden kanser türleridir.

      ]]>
      Glial Tümör https://www.tumor.gen.tr/glial-tumor.html Thu, 06 Dec 2018 01:29:10 +0000 Glial tümör, beyin ve omurilikte başlayan bir tür tümördür. Santral sinir sisteminde bulunan glial hücreler adı verilen destek hücrelerinden kaynaklandığı için glial olarak adlandırılır. Beyinde daha sık oranda görülm Glial tümör, beyin ve omurilikte başlayan bir tür tümördür. Santral sinir sisteminde bulunan glial hücreler adı verilen destek hücrelerinden kaynaklandığı için glial olarak adlandırılır. Beyinde daha sık oranda görülmesi, serebellum ve omurilikte de görülmesi anlamına gelir. Glial tümörler hücre tipine göre, histolojik özelliklerine, derecesine ve lokalizasyonlarına göre sınıflandırmak mümkün olacaktır.

      Hücre Tipine Göre Glial Tümör

      Glial tümör, histolojik olarak belli hücre gruplarından oluşurlar. Ana glial tümör tipleri:

      • Ependimom glial tümörler: Ependim glial hücrelerinden oluşurlar,
      • Astrositom glial tümörler: Astrosit denilen hücrelerden oluşurlar ve en sık görülen glial hücrelerdir.
      • Oligodendrogliom glial tümörler: Oligodendrositlerden oluşan glial hücrelerdir, 
      • Mikst gliom tümörler: Bu hücreler birkaç değişik glial hücrenin beraber olduğu glial tümörler olarak bilinir. Örnek olarak oligoastrositom glial tümörler gibi olmaktadır.

      Derecesine Göre Glial Tümörler


      Glial tümörler derecelerine göre kategoriye ayrılırlar ve bu şeklide tümörün patolojik cinsi hakkında bilgi sahibi olunmaktadır.

      • Düşük Dereceli  Glial Tümörler: Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bu tümörlerin benign olmamasına rağmen iyi prognoza sahip olduğunu belirtmektedir.
      • Yüksek Dereceli Glial Tümörler: Bu glial tümörler iyi diferansiye olmamış veya anaplastik olan türlerdir. Bu tümörler malign olup kötü prognoza sahip olmaktadır.

      En sık kullanılan derecelendirme sistemi WHO nun yaptığı sistem olarak bilinir ve tümörler en iyi olandan en kötü olana doğru derecelendirilir.

      Yerleşim Yerine Göre Glial Tümörler

      Glial tümörler serebrum ve serebellum arasındaki tentorium adı verilen her iki yapıyı farklı olarak ayıran membranın alt kısmında veya üzerinde (serebrum tarafı) olmasına göre sınıflandırılır. Bu glial tümörler;

      • Supratentorial glial tümörler: Tentoriumun üzerinde serebrumda yerleşim gösterirler çoğunlukla erişkinlerde görülürler.
      • İnfratentorial glial tümörler: Tentoriumun altında serebellumda yerleşim gösterirler çoğunlukla çocuklarda görülürler.
      • Pontin glial tümörler: Beyin sapının pons kısmında yerleşim gösterirler. Pontin glial tümör hayati öneme sahip fonksiyonları olmaktadır.

      Glial TümörHastaların Glial Tümör Semptomları 

      Glial tümörlerin semptomları hastalığın santral sinir sisteminin hangi bölümünü oluşturduğuna bağlıdır. Beyin glial tümörleri baş ağrısı belirtisiyle, bulantı olarak, kusma nöbetleriyle, kranial sinir tutulmasıyla kendini gösterir. Burada özellikle glial tümörler gibi yüksek dereceli tümörlerin ileri düzeyde ödem meydana getireceği ve buna bağlı olarak kafa içi basınç artışı oluşumları oluşturacağı iyi bilinmelidir. Nörolojik muayenede hastanın fundoskopisinde papil ödeminin olduğu, hastada sabahları olan ve bazen kusma belirtisiyle gerçekleşen baş ağrılarının meydana gelebileceği bilinen hususlardandır. Kimi optik glial tümörler gibi lokalize tümörlerde görme kaybı olarak belirti gösterir. Spinal kordta bulunan gliomlar ekstremitelerde ağrı olarak, uyuşma ve kuvvetsizlik oluşumuyla kendini göstermektedir. Gliomalar kan yoluyla yayılma gösterir ve metastaz oluşturmazlar. Fakat beyin omurilik sıvısıyla yayılım gerçekleştirerek drop metastaz adı verilen spinal korda dağılma göstermektedir. Çocuklarda özellikle alt kranial sinir paralizilerinin eşlik ettiği subakut hastalıkla birlikte uzun trakt bulguları bizlere pontin glial tümörleri belirtir.

      Glial Tümör Tedavisi


      Beyin gliomlarında tedavi lokalizasyona malignitenin dereceye göre değişim göstermekte ve bununla beraber sıklıkla kombine tedavi yaklaşımı uygulanmaktadır. Tedavinin en önemli yerini cerrahi ve cerr]]> Dilde Tümör https://www.tumor.gen.tr/dilde-tumor.html Thu, 06 Dec 2018 02:34:29 +0000 Dilde tümör, yani dil kanseri günümüzde çok sık karşılaşılmamasına rağmen görülen kişilerde birçok probleme neden olan hastalıklar arasında yer almaktadır. Sindirim sisteminin önemli parçalarından biri olan dilde g Dilde tümör, yani dil kanseri günümüzde çok sık karşılaşılmamasına rağmen görülen kişilerde birçok probleme neden olan hastalıklar arasında yer almaktadır. Sindirim sisteminin önemli parçalarından biri olan dilde görülen tümörler nedeni ile dilin görevini tam olarak yapması son derece zor bir hal almaktadır. Sindirimin yanı sıra konuşma olayını da  sağlayan dil, oldukça önemli bir organdır. İnsan vücudunda birçok organda görülen tümörler dil üzerinde de görülebilmektedir. Genellikle dilin yan taraflarında ve dilin alt taraflarında görülen tümörler kimi zaman ağrılara ve sızılara neden olabilmektedir. Dil tümörleri bazen kişinin ağzında küçük kanamalara neden olarak kişinin ağzında tat bozukluklarına neden olmaktadır. Bu durumda kişi zamanla bu sorundan şikayetçi olacaktır. Bu kanamalarla meydana gelen yaralar uzun süreler boyunca iyileşme göstermeyebilir. Aslında dil tümöründe en büyük sorun da budur. Dilde görülen yaralar nedeni ile kişi yemek yerken ya da sıcak içecek tüketirken son derece şiddetli ağrılarla karşılaştığı için kişide sürekli olarak iştahsızlık gibi problemler görülebilmektedir. 


      Özellikle orta yaşlı kişilerde ve daha sonraki yaşlarda görülen dil tümörü, gerekli müdahaleler yapılmadığında son derece tehlikeli durumlara neden olmaktadır. Öyle ki çok ilerlemiş kişilerde bu durumdan kişiyi kurtarmak için kimi zaman kişinin dilinin bir kısmı alınmaktadır. Fakat genellikle hastalık bu kadar çok ilerlemeden fark edildiği için sorun ortadan kaldırılır. 

      Nedenleri:
      • Dil tümörünün birçok nedeni bulunmaktadır. Öyle ki en büyük nedeni sigara ve alkol gibi sağlığa zararlı maddelerin sürekli ve uzun yıllar boyunca tüketilmesi nedeni ile dilde tümör oluşmaktadır. Oluşan dil tümörleri, genellikle ilk zamanlar dilde iltihaplanma gibi durumlarla görülse de daha sonradan tümör olarak karşınıza çıkabilmektedir.
      • Dil tümörüne neden olan bir diğer önemli neden ise tabi ki özellikle ülkemizde görülen uygunsuz diş protezleridir. Bu protezler kişilerde ağız içi iltihaplanmaları gibi problemlere neden olarak daha sonraki zamanlarda son derece tehlikeli olan dil tümörü gibi kanserleri beraberinde getirmektedir. 
      • Son olarak en büyük nedenlerden biri ise genellikle kişilerde ırki olarak görülen dil tümörleridir. Öyle ki anneden çocuğa ya da babadan çocuğa geçen bu tümör son derece büyük tehlikelere neden olabilmektedir. Bu nedenle oluşan dil tümörlerinin önüne geçmek son derece zordur. Sadece yapılan tedaviler ile ortadan kaldırsa da kişinin çocuğunda görülme ihtimali vardır.
      Dilde Tümör
      Teşhisi:

      Hastalığın teşhisi genellikle hastanın şikayetleri ile doktora gitmesi ile ortaya çıkmaktadır. Tümörün türü ise genellikel alına nbir parçanın patolojik olarak incelenmesi ile tam olarak ortaya konulabilir. Bu işleme başvurmadan önce ise genellikle kan testleri ile tümörün türü belirlenir. Eğer gerekirse tıbbi görüntüleme cihazları da kullanılabilir.

      Tedavisi:

      Dil tümörü ilerledikten sonra kişiden bacak arası, kalça gibi yumuşak yapılarda olan bölgelerden alınan parçalar kullanılarak dilde meydana gelen boşluklar doldurulur ve kişinin daha az konuşma bozukluğu yaşaması engellenmiş olur. Bu hastalık tedavilerinde bazen çene kemiğinin çıkarılması gibi ciddi operasyonlar yapılabilmektedir. Fakat kişide dilde tümör, erken teşhis edilmiş ise bu problem daha da büyümeden çözülür ve bu tür doku çıkarılmaları ya da kemik çıkarılmaları meydana gelmez. Bu tür dil tümörü problemlerinde çene kemiğinin çıkarılmasının nedeni ise tümörün bu bölgede görülmesidir. Bu durumdan çene kemiği son derece etkilenir.
      ]]>
      Cilt Tümörü https://www.tumor.gen.tr/cilt-tumoru.html Thu, 06 Dec 2018 19:35:30 +0000 Cilt tümörü, günümüzde oldukça yaygınlaşmış olan bir kanser türüdür. Tıbbi olarak yapılan araştırmalara göre birden fazla türü bulunmaktadır. Bu tümörler, direk olarak kişinin cildinde belirerek kendisini göster Cilt tümörü, günümüzde oldukça yaygınlaşmış olan bir kanser türüdür. Tıbbi olarak yapılan araştırmalara göre birden fazla türü bulunmaktadır. Bu tümörler, direk olarak kişinin cildinde belirerek kendisini göstermektedir. Genellikle kahverengine yakın bir renge benzeyen lekeler ile ortaya çıkarak sorun haline gelen cilt tümörü, zamanla büyüyerek kişinin cildine daha fazla sorunlara neden olabilmektedir. Cilt tümörü, bazı cilt hücrelerinin bozulması ile cilde farklı renkleri vererek ortaya çıkabilmektedir. cilt tümörü kişilerde cildin herhangi bir bölgesinde görülebilmektedir. Tümörler kesinlikle kişinin belli bir bölgesinde görülmez. Yani ciltte görülen tümörler bir kişide yüz bölgesinde görülürken diğer kişilerde sırt bölgesinde, karın bölgesinde, bacaklarda görülmek üzere farklı bölgelerde belirebilir. İnsan cildinin en dış tabakasında bulanan yassı hücrelerden dolayı meydan gelen bu tümörler günümüzde gelişen tıbba rağmen çok fazla ilerlediğinde herhangi bir tedavi yapılamamaktadır. Aslında bu durum tümörün türüne göre de değişiklikler gösterebilmektedir. Eğer tümör, tedavilere cevap veriyor ise çok kolay bir şekilde ortadan kaldırılabilir. Cilt tümörü, özellikle cildin güneş ışığına daha çok maruz kalan bölgelerinde çok fazla görülmektedir. Bu bölgelerde görülen cilt problemleri genellikle yaşı ilerlemiş olan kişilerde sıklıkla görülmektedir. 

      Bu hastalığın risk grupları

      Cilt tümörü görülme ihtimali çok daha yüksek olan bazı risk grupları bulunmaktadır. Bu risk gruplarından biride özellikle sarışın, mavi ya da yeşil gözlü olan kişilerde çilli bir cilt olanlardır. Bu kişilerde cilt tümörü görülme ihtimali normal insanlara göre çok daha fazla oranda görülmektedir. Bu nedenle bu insanlar bu risk grubuna dahil edilebilmektedir.  Bunun yanında diğer risk gruplarından biri ise önceden meydana gelen kazalardan dolayı kişinin cildinde oluşan yanık ya da herhangi bir nedenden dolayı yara izlerinin olmasıdır. Bu gibi durumlarda cilt tümörü gibi problemler kişilerde meydana gelerek çok büyük sorun haline gelmektedir. Bu kişilerde yine cilt tümörü sorununda risk grupları arasında yer almaktadır. Bir diğer risk grubu ise kişinin organ nakli gibi durumlardan dolayı bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçları sürekli olarak kullanmasıdır. Bu gibi kişilerde yine cilt tümörü risk grupları arasında yer almaktadır. Bu gibi risk grupları içerisinde yer alan insanların kesinlikle sık sık muayene olmaları sağlık açısından çok önemlidir. 

      Cilt Tümörü
      Belirtiler:

      Cilt tümörü belirtilerinden ön önemlisi ciltte görülen lekelenme durumlarıdır. En küçük lekelenmelerde bile kişilerde bu gibi problemler meydana gelebilmektedir. Özellikle küçük pembe lekelenmelerle birlikte meydan gelen kaşıntı hislerdi de cilt tümörü ile ilgili olarak meydana gelebilecek olan durumlardan biridir. 

      Bir diğer belirti ise ciltte görülen küçük, kabarık ve cilalı bir görünümü olan lezyonlardır. Bu lezyonlar yine en büyük cilt tümörü belirtileri arasında yer almaktadır.  Bazen bu tür lezyonların yanında kabuklu ve kanamalı olarak ortaya çıkan lezyonlar da  görülebilmektedir. İşte bu durumlarda yine cilt tümörü belirtilerinden sayılmaktadır. 

      Tedavisi
      • Cilt tümörünün birçok tedavi yöntemi bulunmaktadır. Kişilerde görülen cilt tümörlerinin büyük çoğunluğu yağılan tedavilerle birlikte ortadan kaldırılabilmektedir. Bu sorununun bir tedavisi tabi ki cerrahi müdahalelerdir. Bu durumda kişinin cildindeki tümör bir miktar cilt dokusu ile birlikte bölgeden alınır.
      • Bir diğer tedavi yöntemi ise lazer yöntemidir. bu yöntemle bölgeye farklı ışınlar gönderilerek sorun çözülür.
      • Fotodinamik tedavisi bu problemin çözümünde mükemmel bir yöntemdir. Bu yöntemde sorunlar lazer ışınları ve ilaçlarla ortadan kaldırılabilir.
      ]]>
      Böbrek Tümörü https://www.tumor.gen.tr/bobrek-tumoru.html Fri, 07 Dec 2018 15:08:22 +0000 Böbrek Tümörü, böbrek hastalıkları kimi zaman kişilerin hayatını tehdit ederek tehlikeli durumlara neden olabilmektedir. böbrek sorunları içerisinde dikkate alınması gereken böbrek tümörüdür. Farklı belirtiler g Böbrek Tümörü, böbrek hastalıkları kimi zaman kişilerin hayatını tehdit ederek tehlikeli durumlara neden olabilmektedir. böbrek sorunları içerisinde dikkate alınması gereken böbrek tümörüdür. Farklı belirtiler gösteren hastalığın belirtileri geç olarak ortaya çıkar. bu hastalığın görüldüğü insanlar ya çok geç fark ederler ya da bu kişiler farklı bir hastalık nedeni ile doktora gittiklerinde yapılan testlerde tesadüfen böyle bir durumun farkına varırlar. Böbrek tümörünün erken teşhisi son derece önemlidir. Bu tür sorunlarda erken teşhis yapıldığında hastalık böbrekte yayılmadan hatta diğer organlara geçmeden müdahale edilerek kişide ilaç tedavileri hatta kimi zaman cerrahi müdahaleler yapılarak sorunlar ortadan kaldırılmaya uğraşılmaktadır. 

      Böbrek tümörü riskini arttıran birçok unsur bulunmaktadır. Bu riskler günlük hayatta birçok kişinin yaşadığı durumlardır. Bu durumlardan ilki tütün ve tütün ürünlerinin tüketilmesidir. Bu gibi durumlarda genellikle sigara içen kişilerde görülen böbrek kanserleri bu zararlı maddelerden son derece etkilenerek problemler haline gelebilmektedir. Bu nedenle kesinlikle sigara içilmesi bırakılmalıdır. Aksi durumlarda sizlerde böbrek tümörü riski ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Bunun yanında bir diğer risk ise kişilerin sürekli olarak bir neden olmasa bile ağrı kesici ilaçlar kullanmasıdır. Bu tür tıbbi ilaçlar insan vücudunda son derece önemli problemleri meydana getirerek sizleri son derece zor durumlarda bırakabilmektedir. Sürekli olarak ağrı kesici ya da diğer tıbbi ilaçların kullanılması ile böbrek son derece hızlı bir şekilde çalışarak bu hapların vücuttan atılması için zorlanır. Bu durumda böbrek tümörü problemleri görülme riski daha da artar. Son olarak bir diğer risk ise kişinin ırki olarak bu sorunu yaşaması durumudur. Bazı insanlarda ırki olarak görülen bu problem genellikle anne ya da babandan çocuğa geçerek ve belli bir yaştan sonra çocukta belirtiler gösteren bir hastalıktır. 

      Böbrek Tümörü
      Böbrek tümörü belirtileri

      Böbrek tümörünün insan vücudunda çok büyük belirtileri bulunmaktadır. kişiler bu tümörün oluşturduğu belirtilerde mecburen doktora gitmek zorunda kalırlar. 
      • En büyük tümör belirtisi idrarda kan görülmesi durumudur. Bu durum direk olarak böbreklerde bir problemin olduğunun göstergesidir. Kişilerin bu gibi bir belirti ile karşılaşması durumunda hiç zaman kaybetmeden doktora gitmeleri gerekmektedir. Aksi durumlarda çok daha büyük problemler meydana gelebilmektedir. 
      • Bunun yanında eğer hastalık ilerlemişse karın bölgesinde kişinin hissedebileceği bir kitle belirmektedir. İşte buna bakılarak ta kişilerde böbrek tümörü problemlerinin varlığı tahmin edilebilmektedir.
      • Kişide iştah kayıplarına bağlı olarak hızlı zayıflama durumları da yine böbrek tümörü probleminin neden olduğu sorunlardan biridir. bu problem genellikle kişide mide bulantısı, iştahsızlık ve sık sık idrara çıkma gibi sorunlarla karşınıza çıkabilir. 
      • Son olarak kişilerde hastalığın varlığı nedeni ile arada sırada şiddetli böbrek ağrıları görülebilmektedir. Bu durumlar kişinin iş hayatında ve diğer yaşantısında çok olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Fakat bu belirtiler insanlarda çift böbrek olduğu için son derece geç olarak ortaya çıkmaktadır. Bu durumda erken teşhis son derece önemlidir. 
      ]]>
      Boyun Tümörleri https://www.tumor.gen.tr/boyun-tumorleri.html Sat, 08 Dec 2018 09:23:48 +0000 Boyun tümörleri, boyunda saptanan bir şişlik, çoğunlukla kişilerde kötü huylu bir tümör endişesini oluşturmaktadır. İyi veya kötü huylu tümörler arasında olan ayırımı yapmak her zaman kolay olmamaktadır fakat belli b Boyun tümörleri, boyunda saptanan bir şişlik, çoğunlukla kişilerde kötü huylu bir tümör endişesini oluşturmaktadır. İyi veya kötü huylu tümörler arasında olan ayırımı yapmak her zaman kolay olmamaktadır fakat belli bir sırayla yapılan muayene ve incelemelerle doğru tanıya şekilde ve tedaviyi planlamak mümkün olacaktır. Boyunda görülen bir şişliğin belirlenmesinde hastanın yaşı, şişliğin boyunda bulunan yeri ve şişliğin boyundaki büyüklüğü, ne kadar süredir bulunduğu, şişlikte farklılık olup olmadığı ve bu durumun yanı sıra başka şikayetlerin var olup olmadığı gibi bilgiler belirlenen tanıya yardımcı olur.

      Boyun tümörleri farklı nedenleri bulunmaktadır.

      • Doğuştan olan şişliklerin meydana gelmesi,
      • Enfeksiyon rahatsızlıklarının boyun bölgesinde sürekli olarak belirmesi,
      • Aktinomikozis belirtisi,
      • Toksoplazmozis belirtisi,
      • Enfeksiyöz mononüleoz meydana gelmesi,
      • Kedi tırmığı hastalığının oluşması,
      • Tüberküloz belirtisi meydana gelmesi,
      • Lenfadenit belirtisi,
      • Travmaların gerçekleşmesi,
      • İnflamatuar hastalıkları meydana gelmesi,
      • Sarkoidoz rahatsızlığı oluşumu,
      • Castleman hastalığı oluşumu, 
      • Kimura hastalığı belirmesi,
      • İnflamatuar pseudotümör gerçekleşmesi,
      İyi huylu boyun tümörleri: Lipom, hemanjiom, nörinom, fibrom tümörleri olarak bilinmektedir.

      Boyun Tümörleri
      Kötü huylu tümörler: Tiroid bezi kanserleri, tükürük bezi kanseri, lanfoma, sarkoma, ağız kanseri, gırtlak kanseri ve yutak kanserlerinin metastazları, vücudun başka bölgelerindeki kanserlerin yani karın içi organlar, akciğer metastazları kötü huylu olan boyun tümörleri olmaktadır.

      Boyun Tümörlerinde Tanı: Boyun organları ve diğer baş ve boyun bölgeleriyle uzak olan bölgelerde oluşacak olan sorunlar için kapsamlı bir muayene gerçekleşmelidir. Yapılan bu kontrolde öncelikli olarak boyun bölgesi, baş ve boyun cildinin kontrolü, ağız boşluğu, yutak, gırtlak  değerlendirilmesi yapılmaktadır. Akciğerler, karın ve diğer lenf bezi içren bölgeler de muayene yapılmalıdır. Muayeneden elde edilen bilgilere göre gerekli görüldüğünde görüntüleme yöntemlerinden yani röntgen, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme, anjiyografi gibi yöntemlerinden faydalanılır. Boyun tümörleri tanısı için bazen iğneyle alınan hücre biyopsisi ve cerrahi bir uygulamada doku biyopsisi işlemine ihtiyaç vardır. Bu işlemin bir dizi kontrolden geçirildikten sonra mikroskop altında incelenme işlemi yapılmaktadır. Bu işlem patoloji değerlendirmesi sonucunda tanıya ulaşmaktadır.

      Boyun Tümörleri Tedavisi: Boyunda en sık lenf bezlerinin enfeksiyonlara bağlı şişlikleri yani lenfadenit görülmektedir. Bunların çoğu kendiliğinden yada antibiyotik tedavisiyle düzelmektedir. Diğer inflamatuar şişlikler de de genellikle ilaç tedavisi gerçekleşmektedir. Doğuştan gelen, travmaya bağlı şişliklerin ve iyi huylu boyun tümörlerinin tedavisi genellikle cerrahi tedaviyle yapılır. Kötü huylu boyun tümörleri cerrahi olarak uygulanan radyoterapi işlemi ve kemoterapi uygulaması uygundur veya birkaçı uygun görülür.

      ]]>
      Boğaz Tümörü https://www.tumor.gen.tr/bogaz-tumoru.html Sat, 08 Dec 2018 09:43:59 +0000 Boğaz tümörü, boğaz bölgesinde meydana gelen bir tümör türü olarak bilinmektedir. Boğaz gırtlak, üst, orta ve alt bölüm olarak 3 ana kısıma ayrılan, boğaz açılıp kapandığında nefes almamızı, konuşmamızı ve yu Boğaz tümörü, boğaz bölgesinde meydana gelen bir tümör türü olarak bilinmektedir. Boğaz gırtlak, üst, orta ve alt bölüm olarak 3 ana kısıma ayrılan, boğaz açılıp kapandığında nefes almamızı, konuşmamızı ve yutkunmayı sağlayan organımızdır. Ses telleri gırtlağın orta bölümünde bulunmaktadır. Alt kısımda ise soluk borusuyla bağlantıyı sağlamaktadır. Boğaz tümörü kanser türleri arasında, görülme sıklığı açısından ilk 10 arasında yer almamakla beraber, özellikle sigara içenler arasında yaygın olarak görülür. Sigarada bulunan bazı kimyasallar, gırtlak hücrelerinin yapısını değiştirerek tümör oluşumuna zemin oluşturur. Sigarayı bıraktıktan 10-15 yıl sonra, sigara içmekten kaynaklı olarak gırtlak kanserine yakalanma riski %60-70 oranında azalır. Boğaz tümörü en çok 55-64 yaş kişiler arasında görülen bir kanser türü olmaktadır.

      Boğaz Tümörü Belirtileri:

      Boğaz tümörü genellikle ses tellerine yakın bölgelerde meydana gelir. Bu nedenle tümörün ilk belirtileri sesin değişimi olmaktadır. Örnek verecek olursak sesin normalden kısık çıkması bu belirtisi oluşturur.

      Boğaz tümörünün ses kısıklığı dışındaki diğer belirtileri şöyledir;

      • Yutkunma zorluğu oluşması ve yutkunurken ağrıların meydana gelmesi,
      • Gırtlak bölgesinde şişliklerin oluşması,
      • Sürekli olarak geçmek bilmeyen öksürük oluşumu,
      • Geçmek bilmeyen boğaz ağrıları,
      • Nefes kokusunun belirmesi,
      • Kulak ağrıları oluşması,
      • Nefes darlığı meydana gelmesi,
      • Nefes alıp verirken hırıltı oluşması,
      • Sebebi belirlenemeyen kilo kayıplarının oluşması,
      • Halsizlik oluşumu ve aşırı derecede meydana gelen yorgunluk belirti olarak görülür.

      Birkaç hafta devam eden ve nedenini tam olarak bilinmeyen ses kısıklığı için kısa sürede doktora görünmek gereklidir. Eğer boğaz tümörü ses tellerine yakın bir bölgede oluşum göstermemişse ilk belirti geçmek bilmeyen boğaz ağrısının belirmesi ve gırtlak bölgesinde şişlik olarak görülecektir.

      Boğaz Tümörü

      Boğaz tümörü diğer tümörler gibi eskiyen hücrelerin yenileriyle yer değiştirmesi aşamasında, eski hücrelerin ölmemesi ve birikmeye çalışmasıyla meydana gelir. Vücudun artık ihtiyaç duymadığı eski hücreler biriktikçe boğaz tümörleri oluşum gösterir. Bu tümörler, iyi huylu yada kanserli olabilir. İyi huylu tümörler polipler veya nodüller yani hayatı tehdit etmeyen, tedavi edildiklerinde tekrar oluşum göstermeyen, çevrelerinde bulunan dokulara zarar oluşturmayan ve vücudun diğer bölgelerine yayılma göstermeyen tümörleri olmaktadır. Fakat kanserli tümörler tedaviden sonra yine oluşum sağlayabilir, çevresinde bulunan dokuları ve organları işgal etme yönünde ilerler ve vücudun diğer bölgelerine dağılır. Bazı insanların neden boğaz tümörü belirtisi olduğu hususunda uzmanların net bir cevabı yoktur. Bilinen bir gerçek boğaz tümörü vakalarının büyük çoğunluğu sigara kullanan kişilerde oluşmasıdır. Uzmanlar, sigara kullanımının yani sıra, düzenli alkol kullanımının da boğaz tümörü riskini önemli oranda arttırdığının belirtmektedir. Boğaz tümörünün diğer farklı nedenleri arasındaysa fazla miktarda hayvansal yağ içeren besinlerin tüketilmesi, genetik nedenler ve reflü oluşumuyla yemek borusuna çıkan mide asidinin zaman içerisinde gırtlağı tahriş etmesi belirtisi olmaktadır.

      ]]>
      Beyin Tümörü Çeşitleri https://www.tumor.gen.tr/beyin-tumoru-cesitleri.html Sun, 09 Dec 2018 04:19:37 +0000 Beyin Tümörü Çeşitleri, Beyin tümörü birincil yani primary ve ikincil yani secondary olarak ikiye ayrılır. Beyinde meydana gelen birincil beyin tümörleri kötü huylu olan, kanserli tümörler veya iyi huylu kanserli olmayan t Beyin Tümörü Çeşitleri, Beyin tümörü birincil yani primary ve ikincil yani secondary olarak ikiye ayrılır. Beyinde meydana gelen birincil beyin tümörleri kötü huylu olan, kanserli tümörler veya iyi huylu kanserli olmayan tümör olmaktadır. İkincil beyin tümörleri, vücudun başka bir noktasında beliren kanserli hücrelerin beyine sıçramasıyla oluşur. Beyin tümörü her yaştan insanda oluşabilir ve bu tümörlerin neden kaynaklandığı tam olarak bilinmemektedir. Beyin tümörü belirtileri, tümörün büyüklüğüne göre ve beynin hangi kısmında olduğuna bağlı olarak değişir. En fazla görülen beyin tümörü belirtisinde baş ağrısı, bacak ve kollarda uyuşma meydana gelir, hafıza sorunları ve denge problemleri yaşanır

      Beyin Tümörü Çeşitleri:

      Normal bir işleyişte yaşlanan ve fonksiyonu yok olan beyin hücreleri ölür ve yerini yeni hücreler alır. Fakat bazen bu işleyiş değişir ve vücut ihtiyaç duymamasına rağmen yeni hücreler üretilir ve ölmesi gereken hücreler yaşamaya devam eder. Bütün bu fazla hücreler zaman içerisinde çoğalmaya başlar ve bir doku oluşturarak tümöre sebep olur. Birincil beyin tümörüne sebep olan bu hücreler habis yani kanserli beyin tümörü veya iyi huylu olmaktadır. İyi huylu beyin tümörlerinde kanserli hücre oluşmaz fakat yine de beyin gibi hassas bir bölgede bulundukları için hayati tehlike oluşturabilirler.

      • İyi Huylu Beyin Tümörleri: Kanserli olmayan beyin tümörlerinin net bir şekilde görülebilen belirgin bir sınırı olmaktadır ve genel olarak çevrelerinde bulunan dokulara dağılmaz. Cerrahi müdahale sayesinde alınan iyi huylu beyin tümörü nadiren tekrar oluşmaktadır. Vücudun diğer bölgelerine yayılma ihtimalleri olmamaktadır. Kanserli olmasa da iyi huylu beyin tümörünü tehlikeli oluşturan ksımlar belirli bir büyüklüğe ulaştığında beynin hassas bölgelerine baskı yapar ve ciddi sağlık sorunlarına neden olur. İyi huylu beyin tümörünün zaman içerisinde kanserli beyin tümörüne dönüşme riski olabilir.
      • Kötü Huylu Beyin Tümörü: Kanseri hücrelerle oluşan kötü huylu beyin tümörleri iyi huylu tümörlere göre daha hızlı büyüme gerçekleştirir ve yakınında bulunan beyin dokusuna zarar oluşturabilir. Kötü huylu beyin tümörün de bulunan kanserli hücreler tümörden ayrılarak beynin diğer kısımlarına ve omuriliğe ulaşabilir.

      Beyin Tümörü Çeşitleri

      Beyin Tümörü Çeşitleri Derecesi

      Beyin tümörleri tümöre sebep olan hücrelerin şekillerine göre derecelendirilir.

      1. Derece Beyin Tümörü: Tümör iyi huyludur ve bu tümörlerin hücre yapısı normal beyin hücresi yapısıyla aynıdır. Bu tümörler oldukça yavaş seyreder.

      2. Derece  Beyin Tümörü: Kötü huylu beyin hücreleridir. Bu hücreler normal beyin hücrelerine benzerlik gösterir.

      3. Derece  Beyin Tümörü: Kötü huylu tümörü oluşturan hücreler normal olan beyin hücrelerinden oldukça farklı bir şekle sahiptir. Bu tümör hızlı bir şekilde büyüme gerçekleştirir.

      4. Derece  Beyin Tümörü: Kötü huylu tümör hücrelerinin yapısı normal beyin hücrelerinden farklı olmaktadır. Bu tip hücrelerin oluşturduğu tümörler hızlı büyüme sağlar. Düşük dereceli bir tümör zaman içerisinde yüksek dereceli hücreleri oluşturan bir tümöre dönüşmektedir. Bu değişim beyin tümörün bulunan yetişkin kişilerde çocuklara oranla daha fazla görülür.

      ]]>
      Bağırsak Tümörü https://www.tumor.gen.tr/bagirsak-tumoru.html Sun, 09 Dec 2018 11:34:25 +0000 Bağırsak Tümörü, Sindirim sisteminin bir parçası olan bağırsak ince bağırsak ve kalın bağırsak olarak ikiye ayrılmaktadır. Bağırsaklar içerisinde en uzun olan kısmı ince bağırsak olarak adlandırılmaktadır ve in Bağırsak Tümörü, Sindirim sisteminin bir parçası olan bağırsak ince bağırsak ve kalın bağırsak olarak ikiye ayrılmaktadır. Bağırsaklar içerisinde en uzun olan kısmı ince bağırsak olarak adlandırılmaktadır ve ince bağırsak kalın bağırsağa göre daha dardır. İnce bağırsakta tümör görülmesi de kalın bağırsağa oranla çok nadirdir. Kolon ve rektumdan oluşan kalın bağırsağın çeşitli tabakalardan oluşan duvarları vardır. Bağırsak tümörü bağırsağın en iç zarı tabakası olan kalın bağırsakta başlamakta ve tedavi edilmediği zaman da kalın bağırsağın altında bulunan kas tabalarına ve zamanla da bağırsağın duvarına doğru büyümektedir.

      Bağırsak Tümörü (Kanseri) Belirtileri: Kalın bağırsak kanseri hastalarında rektumda ya da dışkıda kanama, ishal, karın bölgesi ya da rektumda yumru, kilo kaybı, yorgunluk, rektumda gerilme hissi ve karın bölgesi ya da rektumda ağrı gibi bazı belirtiler görülebilmektedir. Abdomende sancı, şişkinlik hissi, kabızlık ve kişinin kendini hasta hissetmesi ise, bağırsak kanserinin bağırsak tıkanıklığına sebep olması durumunda görülebilecek belirtilerdendir. Ancak, bu belirtiler sadece bağırsak kanserinde ortaya çıkmamakta ve başka hastalıkların belirtisi de olabilmektedir. Bu sebeple de bu belirtilerden birini ya da bir kaçını yaşayan kişinin bir doktora başvurarak nedeninin ne olduğunu öğrenmesi gerekmektedir.

      Bağırsak Tümörü

      Bağırsak Tümörü (Kanseri) Riskini Azaltmak için Yenilmesi Ve Yenilmemesi Gereken Yiyecekler

      • Genel olarak meyve, sebze ve tahıllarda bulunan lif, bağırsak kanserine karşı koruyucu görev üstlenmektedir.
      • Bol miktarda sebze ve meyve tüketen kişilerde bağırsak kanserine yakalanma riski daha düşük olmaktadır.
      • Başta işlenmiş olmak üzere sık sık kırmızı et tüketmek kişinin bağırsak kanserine yakalanması riskini daha fazla arttıracaktır. Bunun yanı sıra, bol miktarda tüketilen balık ise, bağırsak kanserine yakalanma riskini düşürmektedir.
      • Aşırı kilolu olan kişiler (özellikle erkekler) de bağırsak kanserine yakalanma riski yüksek kişilerdir.
      • İçinde bol miktarda kalsiyum olan diyetler bağırsak riskini azaltmaktadır.
      • Alkol tüketimi ve bağırsak kanseri riski doğru orantılıdır. Yani, alkol kullanımı arttıkça bağırsak riski de artmaktadır.

      Bağırsak Tümörü (Kanseri) Riskini Azaltan Diğer Faktörler

      • Spor yapmak kişinin sağlığı açısından ve stresin azaltılması bakımında çok önemlidir. Bu sebeple de düzenli olarak spor yapan kişilerde bağırsak kanseri riski düşmektedir.
      • Aspirin ve benzeri bazı ilaçlar da bağırsak ve sindirim sisteminin diğer kanser türlerine karşı koruma sağlamaktadır.
      • Bunların yanı sıra, sigara kullanmayan, D vitamini seviyesi ortalamanın üzerinde olan ve doğum kontrol hapları kullanan kişilerde de bağırsak kanseri olma riski düşmektedir.

      Bağırsak Kanseri Tedavi Yöntemleri: Kalın bağırsak kanseri tedavisinde genel olarak, cerrahi, radyasyon ve kemoterapi yöntemi uygulanmaktadır. Uygulanan bu tedavi yöntemleri tümörün yerleşim yeri ile ilerlemesinin hangi evrede olduğuna göre değişmektedir. Bu sebeple de tedavi öncesinde hasta ile ilgili bunları bilmek gerekmektedir.  

      • Cerrahi Yöntem: Kanserin karaciğer, akciğer ya da beyin gibi uzak organlara da bulaşmış olması durumunda hastaya cerrahi uygulama yapılması gerekmektedir. Cerrahi yöntem, hastanın vücudunda bulunan tümörlü kısmın etrafındaki sağlıklı doku ile birlikte çıkarılmasına dayanmaktadır.
      • Kemoterapi: Kolon kanserinin bazı evrelerinde ve vücudun başka yerine de sıçramış olması halinde kemoterapi yöntemi kullanılmaktadır. Kemoterapi bilindiği üzere ilaç tedavisidir ve kolon kanseri için vücuttaki kanserli hücreleri öldüren anti kanser ilaçları kullanılmaktadır.
      • Radyasyon Tedavisi (Radyoterapi): Radyasyo]]> Testis Tümörü https://www.tumor.gen.tr/testis-tumoru.html Sun, 09 Dec 2018 18:31:23 +0000 Testis Tümörü, Erkeklerde oldukça önemli olan ve testis olarak adlandırılan bu organ insanlarda üreme organı olarak bilinmektedir. Testislerde görülen birçok problemler arasında testis tümörü, yani testis kanseri d Testis Tümörü, Erkeklerde oldukça önemli olan ve testis olarak adlandırılan bu organ insanlarda üreme organı olarak bilinmektedir. Testislerde görülen birçok problemler arasında testis tümörü, yani testis kanseri de yer almaktadır. Bu problem dünya üzerinde birçok erkekte bulunan ve çok kötü sonuçlara neden olabilen bir problemdir. Testis tümörü olan kişilerde çok açık belirtiler meydan gelerek kişilerde birçok problem meydana gelebilmektedir. Bir yumurta şeklinde olan ve etrafı gergin bir kılıf ile kapatılmış olan testislerde farklı nedenlere bağlı olarak tümörler meydana gelebilmektedir. Bu durumda genellikle tümör kötü huylu ise durumun sonuçları bazen testislerin alınmasına kadar gidebilmektedir. Testis tümörü son derece tehlikeli ve son derece kötü bir hastalık olsa da en büyük sevindirici haberi, bu hastalığın tedavisi sonrasında başarı oranı günümüzde gelişmiş olan teknoloji ve tıp ile birlikte yüzde doksan dokuza kadar çıkarılmış olmasıdır. Bu durumda testis tümörleri için birçok tedavi uygulanır ve kişiler bu durumdan kurtarılabilir. Bu durumun yanı sıra testis tümöründe yani testis kanserinde erken teşhis birçok hastalıktan çok daha önemlidir. Bu hastalıkta yapılan erken teşhisler kişilerde tedavi süresinden hastalığın iyileşme süresine kadar çok önemli roller barındırmaktadır. Kişilerin tümör belirtileri ile erkenden doktora gitmeleri bu kişiler için son derece önemlidir.

        Testis tümörü probleminin en büyük belirtisi testislerde görülen kitle yani şişlik durumlarıdır. Genellikle ilk zamanlar çok fazla ağrı hissettirmeden ortaya çıkarak kendisini gösteren bu sorun zamanla artan şişlik ile birlikte hastalık kişinin kasık bölgelerine de yayılabilmektedir. Erkeklerin bir çoğu  bu gibi durumlarda doktora gitmeyi ihmal etmektedir. Aslında bu durum son derece önemli ve önemsenmesi gereken şeylerden biridir. Testis tümörü olan kişilerde bu hastalık kendisini yaklaşık olarak beş ay içinde ortaya koyacaktır. Bazı hastalarda bu tümör hafif bir ağrıya neden olabilmektedir. Bu durumda hastalık kendisini bu şekilde de ortaya çıkarabilir. Genellikle üroloğun yapacağı kan testleri ve ultrasonik görüntüleme cihazları ile yapılan kontroller sonucunda bu gibi problemler tam olarak ortaya çıkarılmaktadır. Bu durum ortaya çıkar çıkmaz bu tümör için gerekli tedaviler yapılarak kişide görülen bu hastalık ortadan kaldırılır. Tümör olan kişilerde kanda görülen değişimler kimi zaman bu hastalığın ortaya çıkarılması için yeterli olmaktadır. Hastalığın kana karıştırdığı bazı proteinler nedeni ile yapılan kan testlerinde bu hastalığın belirtilerine rastlanabilmektedir. Bu durumda doktorunuz gerekli müdahaleleri yapacaktır. 

        Testis Tümörü
        Testis tümörü görülen kişilerde tümörün büyüklüğüne ve hastalığın oluşum süresine bakılarak tedaviler yapılmaktadır. Bu gibi tedavilerde bazen cerrahi yöntemler ile problem çözülürken bazen de radyoterapi uygulamaları ile kişide görülen bu problemler ortadan kaldırılmaktadır. Birçok zaman yayılmış tümörün ortadan kaldırılması amacı ile kişideki tümörlü testis alınabilmektedir. Bu durumda kişinin cinsel hayatı bu durumdan kesinlikle etkilenmez. Sperm üretimini diğer testis tek başına da yaparak sperm ihtiyacını karşılayabilir. Diğer testiste ise sürekli bir muayene gerekmektedir. Çünkü görülen testis tümörü, ileri ki zamanlar da diğer testiste de görülebilmektedir. Bazı insanlar bu gibi sorunlardan kendisini muayene edebilir. Sıcak bir duş sonrasında testisler baş parmak ve diğer parmaklar arasında kaydırılır ve ele gelen herhangi bir kitlenin olup olmadığı kontrol edilir. 
        ]]>
        Rüyada Tümör Görmek https://www.tumor.gen.tr/ruyada-tumor-gormek.html Mon, 10 Dec 2018 08:25:54 +0000 Rüyada Tümör Görmek, genelde hayırlı olarak tabir edilmez. Rüyada tümör gördüğünü gören bir kişi, yakın zamanda kötü bir haberle karşılaşması ve bu haberle kötü günler geçirmesine işarettir. Rüya sahibinin çok Rüyada Tümör Görmek, genelde hayırlı olarak tabir edilmez. Rüyada tümör gördüğünü gören bir kişi, yakın zamanda kötü bir haberle karşılaşması ve bu haberle kötü günler geçirmesine işarettir. Rüya sahibinin çok üzüleceği,  aile fertlerinden bir veya bir kaç kişiyle ters düşeceğine ve gergin olaylar yaşayacağına diye de tabir edilir. Rüyada görülen tümör,  bacakta ise, uzaktan gelecek olan kötü bir haber olarak yorumlanır. Diğer bir tabire göre de,rüyayı gören kimse kötü bir haber alarak şehir dışına çıkacağına işareti olarak yorumlanır. Rüyada elde görülen tümör ise, kötü ve Hayrı olmayan bir işe başlandığını ve bu iş yüzünden kötü bir olayla karşılaşılmasına diye de yorumlanır. Başka bir tabire göre, rüyayı gören kimsinin rizkinda başkalarının gözü olduğunda işaret eder. Rüyada görülen tümör gözde ise, rüya sahibinin harama göz diktiği ve bu sebeple büyük günahlar kazandığında diye yorumlanır. İslami yoruma göre,  gözünde tümör çıkması,  kişinin zor şartlarda kazandığı paranın başkası tarafından kolayca alınacağına, kıymetinin başkaları tarafından kullanilacagina işaret eden yorumlari bulunmaktadır.  

        Rüyada Tümör Görmek

        Rüyasında kafasında tümör olduğunu gören kimse,  son günlerde çok yorulduguna ve kafasının çok karışık olduğuna,  ayrica alacagi kötü ve sıkıntılı haberle kafasinin çok meşgul olacağına delalet eder. Rüyada yüzde görülen tümör, daha önce yaptığı gizli işlerin açığa çıkarak etrafındaki kişilerce assalanacagina, kariyerinin düşeceğine,  etrafindaki kişiler tarafından yüz cevirilecegine diye tabir edilir. Rüyasında göğüs bölgesinde tümör çıktığını gören kimse,  yakin akraba veya hane içinden alacağı bir haberle cok üzüleceğine ve bu sıkıntıdan, dertten ve hüzünden uzun süre devam edeceğine diye yorumlanir. Sırtda görülen tümör, rüya sahibinin yakınları tarafından arkasindan iş cevirilecegine ve bu durumla yüzyüze geleceğine, yakınlarına karşı güvenini kaybedeceğine işarettir diye yorumlanır. Bazı tabirlere göre de rüyada görülen tümör,  zor günlerin biteceğini,  sıkıntı ve hüzünden kurtulacağının, etrafındaki kişilerden  zarar veren insanlardan kurtulacağının habercisi olarak da yorumlanır. Rüyasında tümör gören kimse, gördüğü kötülüklerle gözünün açılacağına ve kendini korumaya alacak güçlü biriyle tanışmasına delalet eder.

        ]]>
        Akciğer Tümörü https://www.tumor.gen.tr/akciger-tumoru.html Mon, 10 Dec 2018 21:14:02 +0000 Akciğer tümörü, günümüzde en çok görülen hastalıklardan biridir. Özellikle sigara içen kişilerde görülen bu problemler son derece tehlikeli ve başarı oranı son derece düşük bir hastalıktır. akciğer tümörleri tab Akciğer tümörü, günümüzde en çok görülen hastalıklardan biridir. Özellikle sigara içen kişilerde görülen bu problemler son derece tehlikeli ve başarı oranı son derece düşük bir hastalıktır. akciğer tümörleri tabi ki iyi huylu ya da kötü huylu olarak iki farklı şekilde görülebilen bir durumdur. Bu gibi durumlarda tümörün cinsi yapılan araştırmalara göre ortaya çıkarılmaktadır. İyi huylu olan akciğer tümörleri genellikle yapılan tedavilere karşılık vererek yavaş yavaş kişinin vücudundan uzaklaştırılmaktadır. Fakat  kötü huylu akciğer tümörler bu gibi tedavilere cevap vermezler. Bu nedenden dolayı ise hasta üzerinde hızlı bir ilerleme göstererek kişiyi yatağa düşürürler. Genel olarak süresi bir yıl kadar olan akciğer tümörü hastaları günümüzde henüz özellikle de ülkemizde akciğer nakillerinin yapılamaması nedeni ile net bir tedaviye kavuşturulamamıştır. Eski zamanlarda genellikle yaşlı insanlarda görülen akciğer tümörü günümüzde görülme yaşı 35 yaşına kadar düşmüştür. Akciğer tümörlerinin meydana gelmesinin birçok nedeni bulunmaktadır. Öyle ki hava kirliliğinden kişinin yaşadığı ortama kadar birçok etken bu durumun ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Akciğer tümörünün türünün tam olarak belirlenmesi için kişinin boğaz kısmından ya da akciğere en yakın bölgelerden bazı örneklerin alınması gerekebilmektedir. Bu örneklerin laboratuvar ortamında incelenmesi ile birlikte kanserin türü tam olarak belirlenebilmektedir.

        Nedenleri:
        • Akciğer kanserinin daha öncede söylediğimiz gibi birçok nedeni bulunmaktadır. Tabi ki birçok hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta da en büyün neden kişinin kullandığı tütün ve tütün ürünleridir. Kullanılan bu tür zararlı maddeler kişinin akciğerine direk olarak etki yaparak kişilerde bu tür ölümcül tehlikeleri meydana getirebilmektedir. Bunun yanında kişinin bu hastalığa yakalanması için illa sigara içmesi gerekmez. Öyle ki kişinin yaşadığı ortamda sürekli olarak sigara içiliyorsa, bu durum da kişinin akciğer kanseri gibi önemli hastalıklara yakalanmasına neden olabilecektir. 
        • Akciğer kanserinin bir başka nedeni ise bu hastalığın bazen ailede ve sülalede ırki olarak görülme durumudur. Bazı insanların dedelerinde görülen bu durum birçok zaman babadan çocuğa ya da anneden çocuğa geçerek sürekliliğini gösterebilmektedir. Öyle ki kişi üstüne birde sigara gibi zararlı maddeleri kullanıyorsa kanser ihtimali son derece artar. 
        Akciğer tümörü sorununun en büyük iki nedenini bu şekilde verebiliriz. Birde bu hastalığın insanlar üzerinde gösterdiği belirtiler bulunmaktadır. Bu belirtiler birçok zaman kişilerde aniden ortaya çıkarak kişiye akciğer tümörünün varlığını hissettirebilmektedir,

        Akciğer Tümörü
        Belirtileri:

        Akciğer tümörünün en büyük belirtilerinden biride tabi ki kişide görülen sürekli öksürüklerdir. Bu öksürükler kişide son derece şiddetli oranda görülmektedir. Öyle ki bu durumda kişinin akciğerinde yanma sorunları ve sürekli bir öksürük görülebilmektedir. Bir diğer belirti ise kişinin boğazının alt bölgelerinde sürekli olarak balgam oluşması durumudur. Kişide görülen akciğer tümörü, balgamla birlikte göğüs ağrısı, nefes darlığı, akciğer iltihabı gibi sorunları meydana getirebilmektedir. Öyle ki bu gibi sorunlar genellikle insanlarda çok şiddetli bir şekilde hissedilebilir.

        Akciğer tümörü sorununa kişide genellikle üç tedavi yöntemi uygulanmaktadır. Bu tedavi yöntemlerinden ilki tabi ki kemoterapi uygulamasıdır. Yani yapılan ilaç tedavileridir. Bir diğer tedavi yöntemi ise radyoterapi uygulamalarıdır. Bu tedavi yönteminde ise ışın tedavileri hastalarda yapılmaktadır. Son olarak kişilerde cerrahi müdahalelere başvurulabilmektedir. Bu durumda akciğer hastalarının bu gibi sorunlarından bazılarına çözümler üretilebilir. 
        ]]>